ABD Yahudi lobisi Rum Kesimi'ne göz kırptı
Rum yönetiminin ABD’deki Yahudi Lobisi ile ilişkilerinin yeni bir zemine girdiği, lobinin Kıbrıs sorununda Rum yönetimine yardımcı olmaya hazır ve kararlı olduğu haber verildi.
28-08-2010, Cumartesi
Fileleftheros haberi; “ABD’de Kıbrıs Sorununa İlişkin Rol Oynamaya Hazırlar... Lefkoşa-Yahudi Lobisi İlişkileri Yeni Bir Zemine Giriyor... David Harris Başkan Hristofyas ve Markos Kiprianu’yla Görüştü... Temaslarına Eylül Ayında New York’ta Devam Etmeyi Kararlaştırdılar” başlık ve spotlarıyla aktardı.
Gazete, Rum tarafına yönelik bu desteğin; “Türkiye’nin gerek İsrail’le gerek Ortadoğu’daki ve Arap dünyasıyla ilişkilerindeki davranışları nedeniyle ABD’deki Yahudi örgütlerinde duyulan hoşnutsuzluğu gösterdiği” yorumunda bulundu.
Habere göre, Amerikan Yahudi Komitesi’nin, Yürütme Müdürü David Harris başkanlığındaki 11 kişilik heyeti, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ve Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu ile gerçekleştirdiği temaslarda, niyetlerine ilişkin işaretler verdi.
Gazete edindiği bilgilere dayanarak Harris’in, Rum Dışişleri Bakanı’yla görüşmesi sırasında; Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki ilişkilerin hararetlenmesine ilgi gösterdiklerini, Kıbrıs sorununda ise Yahudi Lobisi’nin Rum yönetiminin harcadığı çabalara yardım edeceğini söylediğine dikkat çekti, özetle şöyle devam etti:
“Markos Kiprianu ve David Harris; Dışişleri Bakanı’nın BM Genel Kurul çalışmaları için Eylül ayının ikinci yarısında gideceği New York’ta yeni bir görüşme yapmaya da karar verdi.
Kiprianu, Harris’le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada; Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri, Türkiye’nin AB üyelik sürecini, Kıbrıs’ın bölgedeki rolünü ve Amerikan hükümetiyle ilişkileri ele aldıklarını söyledi.
‘Türkiye’nin gerek bölgedeki rolü gerek AB üyelik süreciyle ilgili görüşlerimi aktarma fırsatı buldum’ diyen Kiprianu, ‘Türkiye yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunları uygulamaya koymaya başlamazsa yalnız nihai üyeliği açısından değil; üyelik süreci açısından da bedelle karşılaşacak’ dedi.
Hükümetin ana politikasının Kıbrıs’ı, bölgede önemli bir oyuncu haline getirmek olduğunu da anlatan Kiprianu; ‘AB üyesiyiz ancak bölge ülkeleriyle de; onları ilgilendirecek meseleleri daya iyi anlayabilecek, çeşitli konulara daha iyi yaklaşabilecek ve Avrupa ile bu ülkeler arasında arabuluculuk yapabilecek kadar yakınız’ dedi, şunları ekledi:
‘Türkiye-İsrail ilişkilerindeki krizden sonra Kıbrıs şu anda; bölgedeki bütün ülkelerle iyi ilişkileri, teması ve açık samimi diyaloğu olan tek ülkedir; bunun uluslararası camia ve elbette Avrupa Birliği tarafından değerlendirilebileceğine inanıyoruz.’”
II. HRİSOSTOMOS: “YAHUDİLERLE YILLAR ÖNCE İYİ İLİŞKİLER KURMAMIZ GEREKİRDİ”
Simerini; “Yahudileri Ne Zaman Kullanacağız?.. Başpiskopos: Yıllar Önce İyi İlişkiler Kurmamız Gerekirdi” başlığıyla verdiği haberinde, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos’un dün “Kıbrıs Arap dünyasıyla ilişkilerini bozmadan, Yahudi lobisini yıllar öncesinden kullanmalıydı. Geç kaldığımıza inanıyorum” dediğini yazdı.
Habere göre Dış Rumlar Konferansı’na katılmak üzere Rum tarafında bulunan 11 kişilik ABD Yahudi Lobisi heyetiyle dün görüşen II. Hrisostomos devamla şunları söyledi:
“Yahudi ve Yunan lobileri arasında işbirliği olsaydı bunun milli davamıza yardımı olabilirdi. Araplar dostumuzdur ancak Yahudilerle iyi bir işbirliği içerisinde olmakla onlara düşman olmayacağımızı, böyle bir şeyin dostluğumuzu etkilemeyeceğini anlamamız gerekir. İnsanlar kabul ediyor, Araplarla dostane ilişkilerimiz var diye üzülmüyorlar.
Kıbrıs; Yahudiler için bir çıkıştır, onlar bize biz onlara yardım edelim. İstesek de istemesek de Yahudi devleti Ortadoğu’da bir süper güçtür ve Türkler’le anlaşmazlıkları var ise bu Türkiye’nin, büyük bir ülke olarak; bugün İsrail’in denetiminde olan bölgeyi jeopolitik açıdan denetimi altın almak istemesindendir. Biz bu olguyu çok önceleri kullanmalıydık.
Önceki Başpiskopos, İsrail’i ziyaret ettiğinde heyetinde ben de vardım. Yahudi siyasi liderliği dostluğumuz karşılığında Kıbrıs’a pek çok alanda yardım teklif etti. Araplarla dostluğumuzu zedelemeden böyle bir dostluk geliştirmemizin bize zararı olacağını zannetmiyorum. Yahudiler bizi anlıyor.
Cumhurbaşkanı Abbas, Kıbrıs’ı ziyaret ettiğinde gelip bizimle de görüştü. Kendisine; Kilise olarak emirlerine amade olduğumuzu, görüşmelerine Kıbrıs Kilisesi’nin ev sahipliği yaparak tarafsız bölge oluşturabileceğini önerdim. Bu öneriyi İsrail Dışişleri Bakanı’na da ilettim. Zannederim her ikisi de büyük bir mutlulukla dinledi. Ne biri ne öteki protesto etmedi.”
Gazete, Rum tarafına yönelik bu desteğin; “Türkiye’nin gerek İsrail’le gerek Ortadoğu’daki ve Arap dünyasıyla ilişkilerindeki davranışları nedeniyle ABD’deki Yahudi örgütlerinde duyulan hoşnutsuzluğu gösterdiği” yorumunda bulundu.
Habere göre, Amerikan Yahudi Komitesi’nin, Yürütme Müdürü David Harris başkanlığındaki 11 kişilik heyeti, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ve Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu ile gerçekleştirdiği temaslarda, niyetlerine ilişkin işaretler verdi.
Gazete edindiği bilgilere dayanarak Harris’in, Rum Dışişleri Bakanı’yla görüşmesi sırasında; Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki ilişkilerin hararetlenmesine ilgi gösterdiklerini, Kıbrıs sorununda ise Yahudi Lobisi’nin Rum yönetiminin harcadığı çabalara yardım edeceğini söylediğine dikkat çekti, özetle şöyle devam etti:
“Markos Kiprianu ve David Harris; Dışişleri Bakanı’nın BM Genel Kurul çalışmaları için Eylül ayının ikinci yarısında gideceği New York’ta yeni bir görüşme yapmaya da karar verdi.
Kiprianu, Harris’le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada; Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri, Türkiye’nin AB üyelik sürecini, Kıbrıs’ın bölgedeki rolünü ve Amerikan hükümetiyle ilişkileri ele aldıklarını söyledi.
‘Türkiye’nin gerek bölgedeki rolü gerek AB üyelik süreciyle ilgili görüşlerimi aktarma fırsatı buldum’ diyen Kiprianu, ‘Türkiye yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunları uygulamaya koymaya başlamazsa yalnız nihai üyeliği açısından değil; üyelik süreci açısından da bedelle karşılaşacak’ dedi.
Hükümetin ana politikasının Kıbrıs’ı, bölgede önemli bir oyuncu haline getirmek olduğunu da anlatan Kiprianu; ‘AB üyesiyiz ancak bölge ülkeleriyle de; onları ilgilendirecek meseleleri daya iyi anlayabilecek, çeşitli konulara daha iyi yaklaşabilecek ve Avrupa ile bu ülkeler arasında arabuluculuk yapabilecek kadar yakınız’ dedi, şunları ekledi:
‘Türkiye-İsrail ilişkilerindeki krizden sonra Kıbrıs şu anda; bölgedeki bütün ülkelerle iyi ilişkileri, teması ve açık samimi diyaloğu olan tek ülkedir; bunun uluslararası camia ve elbette Avrupa Birliği tarafından değerlendirilebileceğine inanıyoruz.’”
II. HRİSOSTOMOS: “YAHUDİLERLE YILLAR ÖNCE İYİ İLİŞKİLER KURMAMIZ GEREKİRDİ”
Simerini; “Yahudileri Ne Zaman Kullanacağız?.. Başpiskopos: Yıllar Önce İyi İlişkiler Kurmamız Gerekirdi” başlığıyla verdiği haberinde, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos’un dün “Kıbrıs Arap dünyasıyla ilişkilerini bozmadan, Yahudi lobisini yıllar öncesinden kullanmalıydı. Geç kaldığımıza inanıyorum” dediğini yazdı.
Habere göre Dış Rumlar Konferansı’na katılmak üzere Rum tarafında bulunan 11 kişilik ABD Yahudi Lobisi heyetiyle dün görüşen II. Hrisostomos devamla şunları söyledi:
“Yahudi ve Yunan lobileri arasında işbirliği olsaydı bunun milli davamıza yardımı olabilirdi. Araplar dostumuzdur ancak Yahudilerle iyi bir işbirliği içerisinde olmakla onlara düşman olmayacağımızı, böyle bir şeyin dostluğumuzu etkilemeyeceğini anlamamız gerekir. İnsanlar kabul ediyor, Araplarla dostane ilişkilerimiz var diye üzülmüyorlar.
Kıbrıs; Yahudiler için bir çıkıştır, onlar bize biz onlara yardım edelim. İstesek de istemesek de Yahudi devleti Ortadoğu’da bir süper güçtür ve Türkler’le anlaşmazlıkları var ise bu Türkiye’nin, büyük bir ülke olarak; bugün İsrail’in denetiminde olan bölgeyi jeopolitik açıdan denetimi altın almak istemesindendir. Biz bu olguyu çok önceleri kullanmalıydık.
Önceki Başpiskopos, İsrail’i ziyaret ettiğinde heyetinde ben de vardım. Yahudi siyasi liderliği dostluğumuz karşılığında Kıbrıs’a pek çok alanda yardım teklif etti. Araplarla dostluğumuzu zedelemeden böyle bir dostluk geliştirmemizin bize zararı olacağını zannetmiyorum. Yahudiler bizi anlıyor.
Cumhurbaşkanı Abbas, Kıbrıs’ı ziyaret ettiğinde gelip bizimle de görüştü. Kendisine; Kilise olarak emirlerine amade olduğumuzu, görüşmelerine Kıbrıs Kilisesi’nin ev sahipliği yaparak tarafsız bölge oluşturabileceğini önerdim. Bu öneriyi İsrail Dışişleri Bakanı’na da ilettim. Zannederim her ikisi de büyük bir mutlulukla dinledi. Ne biri ne öteki protesto etmedi.”

