"Türkiyeliler Almanya'da ayrı yaşıyor"
The Guardian; Almanlar ile Türk ve Kürt göçmen topluluklarının yıllardır bir düzeyde ayrı yaşamayı tercih ettiklerini belirterek, "Almanlar sıcak yaklaşmıyor; Türk ve Kürt göçmenler ise entegrasyonla pek ilgilenmiyorlar" diye yazdı.
06-09-2010, Pazartesi
Guardian gazetesi, Almanya'daki göçmenlerin entegrasyonu konusunu başyazılarından birine taşıdı.
Almanlar ile Türk ve Kürt göçmen topluluklarının yıllardır bir düzeyde ayrı yaşamayı tercih ettiklerini belirten gazete, "Almanlar sıcak yaklaşmıyor; Türk ve Kürt göçmenler ise entegrasyonla pek ilgilenmiyorlar" diye yazdı.
Gazete, yazdığı kitapta göçmenlere karşı ırkçılık yapmakla suçlanan Alman merkez bankası yönetim kurulu üyesi Thilo Sarrazin'in kendisinin de göçmen kökenli olduğunu aktardı.
The Guardian ayrıca, Sarrazin'in genetik ve medeniyetle ilgili özellikler üzerine temellendirdiği görüşleriyle, tarihsel bağlamı dışarıda bırakmasının ve sosyal sorunlara, sanki bu sorunlar Müslümanların özellikle ve bilinçli bir şekilde yaptıkları seçimlerden kaynaklanıyormuş gibi yaklaşıp, her iki tarafın da paylaşması gereken sorumlulukları göçmenlerin üzerine yıkmasının problemli bir yaklaşım olduğunu öne sürdü.
Tartışmalı niteliğine ve argümanlarındaki sorunlara rağmen çok satanlar listesine giren kitaba, önemli sayıda Alman'ın, kendi görüşlerini yansıtıyormuş gibi yaklaştığını da belirten gazete, siyaset yelpazesinin merkezinde politika yapan figürlerin, hem göçmen karşıtlığına oynadıklarını hem de bu karşıtlığı kınadıkları değerlendirmesini yaptı.
Almanlar ile Türk ve Kürt göçmen topluluklarının yıllardır bir düzeyde ayrı yaşamayı tercih ettiklerini belirten gazete, "Almanlar sıcak yaklaşmıyor; Türk ve Kürt göçmenler ise entegrasyonla pek ilgilenmiyorlar" diye yazdı.
Gazete, yazdığı kitapta göçmenlere karşı ırkçılık yapmakla suçlanan Alman merkez bankası yönetim kurulu üyesi Thilo Sarrazin'in kendisinin de göçmen kökenli olduğunu aktardı.
The Guardian ayrıca, Sarrazin'in genetik ve medeniyetle ilgili özellikler üzerine temellendirdiği görüşleriyle, tarihsel bağlamı dışarıda bırakmasının ve sosyal sorunlara, sanki bu sorunlar Müslümanların özellikle ve bilinçli bir şekilde yaptıkları seçimlerden kaynaklanıyormuş gibi yaklaşıp, her iki tarafın da paylaşması gereken sorumlulukları göçmenlerin üzerine yıkmasının problemli bir yaklaşım olduğunu öne sürdü.
Tartışmalı niteliğine ve argümanlarındaki sorunlara rağmen çok satanlar listesine giren kitaba, önemli sayıda Alman'ın, kendi görüşlerini yansıtıyormuş gibi yaklaştığını da belirten gazete, siyaset yelpazesinin merkezinde politika yapan figürlerin, hem göçmen karşıtlığına oynadıklarını hem de bu karşıtlığı kınadıkları değerlendirmesini yaptı.

