Açık Gazete
23 Mayıs 2012  Çarşamba 
Muhtelif muhalefet arızaları
İRFAN TAŞTEMUR  <irfan@acikgazete.com>
31-01-2012, Salı
"Bugün yarın Fransa’ya gitsem, biri Hrant Dink cinayetinde devletin ve yargının tutumunu sorsa, verecek cevap bulamayacağım.
Allah rızası için, bana cevap konusunda yardım edecek kimse var mı?"
Gazeteci Ali Sirmen 28 Ocak 2012 tarıhınde Cumhuriyet gazetesinde yukarıdaki satırları yazdı.

***

DİSK'in Genel Başkanlığını yapan CHP milletvekili Süleyman Çelebi de bir süre önce İngiltere'de katıldığı bir panel öncesinde görüştüğü bir İşçi Partisi milletvekilinin, Andy Love'ın Türkiye'de insan hakları ve demokrasi sorununu nasıl da görmezden geldiğine şaşırıp şunları söylüyordu:
"Biz ısrarla AKP iktidarının Türkiye'de nasıl gerici bir rejim kurmaya çalıştığını anlatırken, adamın derdinin Kıbrıs olmasına doğrusu çok şaşırdım."

***

Ergenekon adlı faşist tertiple 4 yıldır hapishanede yatırılan ve özgürlüğünden mahrum bırakılan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in vekili Hasan Basri Özbey de Londra ziyareti sırasında onuruna verilen bir yemekte yaptığı konuşmada, CHP'nin 6 Ok ilkelerini savunmanın İşçi Partililerin sırtına kaldığından yakınıp, "CHP bir an önce kendi işine bakıp 6 Ok'a sahip çıksın ki biz de sosyalizm mücadelemize bakalım" diyordu.

***

Devrimci Yol'un liderlerinden Birgün gazetesi yazarı Melih Pekdemir ise partilerinin Ufuk Uras'lı "Aşk ve Devrim" macerasından sonra üzerindeki şaşkınlığı atıp yapılan işin resmen psikolojik savaş olduğunu tespit ediyor ve siyasi terbiyeyi bir kenara bırakıp şu satırları yazıyordu:
"Bize düşen, içinde debelendiğiniz bataklığı kurutmak, sizlerle değil kölesi olduğunuz efendilerinizle hesaplaşmak. Vıraklasınız da ciyaklasanız da çapınız belli; hepi topu birer “pediculidae” yavrularısınız. Bilmiyorsanız bunu da benden öğrenin: Pediculidae yavrusu “Yavşak” demektir!"

Kendilerini bütün yaşamları boyunca solda, Aydınlanma'dan, barıştan ve emekten yana gören bir gazetecinin, Kemalist bir parti yöneticisinin, devrimci sendika liderliği yapmış bir politikacının ve devrimci bir örgüt liderinin bu şaşkınlıklarının üzerinde durmakta yarar var. Her biri politika ve gündem belirleyen ve üreten bu insanlar mütemadiyen neden ve neye şaşırıyorlar?

İlk örneğimizde Ali Sirmen'i ele alalım. Fransa'ya Hrant Dink cinayeti davasında devletin ve yargının rolünü açıkça anlatmak varken yazar Sirmen'in neye şaşırdığını bile anlayamıyoruz.

CHP milletvekili Süleyman Çelebi ise İngiltere Parlamentosu milletvekillerini yeni tanıyor anlaşılan. İngiltere'de bir milletvekili hangi partiden olursa olsun önce devletinin, ardından partisinin ve sonunda da kendisinden oy isteyeceği seçmenlerinin çıkarlarını düşünür. İngiltere İşçi Partisi milletvekili Andy Love'a oy verenlerin çoğu da Kıbrıs kökenlidir ve İngiltere'deki Kıbrıs kökenli seçmenler de milletvekilleri de Rum lobisinin etkisi altındadır. Öte yandan ne Andy Love'ın ne de partisinin Türkiye'deki baskıcı rejimin son bulması gibi bir derdi yoktur ve İngiltere'nin Türkiye'deki işleri iyi olduğu, Kıbrıs'taki iki askeri üssüne kimse dokunmadığı sürece bir derdi de olmayacaktır. Eski sendika önderi Çelebi, bir süre daha şaşırmaya devam edecektir.

İşçi Partisi önderliği ise yer yer bölgesel ve küresel anlamda haklı ve öncül öngörülerde bulunmalarına rağmen sınıf örgütlenmesi ve tezlerinden hızla uzaklaşan ve bu haliyle de orta sınıf kentli ve askere çengel atan yapısıyla bir ilerleme sağlayamayıp artık iyice dar bir yayın grubuna dönüşmüştür. Bu haliyle İşçi Partisi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun önderliğindeki CHP'nin hareket etmesini ve uyuyan ordunun uyanmasını beklemektedir. Böyle olmayınca CHP tabanı gibi onlar da şaşırmaktadırlar.

12 Mart sonrasında eski Dev-Genç sempatisini faşizme ve gericiliğe karşı muazzam bir direniş örgütüne dönüştüren Devrimci Yol'un liderlerinden Melih Pekdemirlerin ise 70'li yıllardaki gibi arkalarına alacakları hazır bir rüzgar esmemektedir.

Onlar da farkında olmalıdır ki artık yaratılacak ve muhalefetteki her kesimi kucaklayacak yeni bir rüzgara ihtiyaç vardır.

Laikliği, özgür düşünceyi ve bilimsel aklı savunanların yaratacağı bu ortak rüzgar içimizdeki şaşkınlığı olduğu kadar, nazı ve kibiri de silip süpürecektir.







YORUMLAR
Son 1 Yorum
sener köksümer | 02-02-2012 12:48:48
Naz ve kibir iki kelimeyle sorunun ta kendisi, tebrikler yoldaş.