Açık Gazete
3 Eylül 2010  Cuma 
Müslümanlarla ilgili rakamlar
KADİM ÜLKER  <kadim@acikgazete.com>
22-01-2010, Cuma
İsviçre’deki minare halk oylaması ve daha önceki çeşitli olaylardan sonra Avusturya’da Müslümalarla ilgili tartışmalar, haberler ve yorumlar bitmek bilmiyor. Her gün gazetelerde yeni haberler, söyleşiler ve yorumlar yer alıyor. İmamların demokrasi anlayışları Avusturya toplumunda şok etkisi yaratmıştı. Bu konu Avusturya’da bir sarsıntı yaşattı.

Ülkede yaşayan Müslümanlar ile ilgili her alandaki olumlu, olumsuz konular Avusturya basınında enine boyuna daha sık işlenmeye başlandı. Avusturya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPÖ) dışında her parti düşünce belirtti ve belirtmeye devam etmekte. SPÖ’den ise ciddi açıklamada bulunan olmadı. Bu sene yapılacak Viyana eyalet seçiminde oy kaybetme korkusu ile konuyu içlerinde bulunan ve kendisini Müslüman olarak gören bir politikacıya havale etmekteler. Bu güne kadarki seçimsiz geçen yıllarda iftar yemeklerini belediye ve cumhurbaşkanlığı saraylarına kadar götürmede hiç bir sakınca göremediler ve görmemekteler.

Tartışmalarda en çarpıcı açıklamayı Yeşiller Partisi Senatörü ve Yeşillerin haşara çocuğu Efgani Dönmez yapmış ve “imamların eğitimsiz koyun çobanları olduğunu” söylemişti. Yapmış olduğu açıklamalarıyla şimşekleri sürekli üstüne çeken Efgani Dönmez son olarak da Avusturya’da “Burka yasaklanmalıdır” demişti. Bu açıklamayı Dönmez yaptıktan sonra kadınlardan sorumlu bakan aynı yönde düşünce belirtmişti. Efgani Dönmez’in “Burka yasaklanmalıdır” açıklaması sol liberal gazetelerden Der Standard’ın başyazısına konu olmuştu.

Der Standard Gazetesi başyazısında, Efgani Dönmez’in sıradan biri değil, Türkiye kökenli birisi olduğuna vurgu yapmaktaydı. Türk kökeninin dışında Efgani Dönmez için “Liberal anlayışlarından dolayı müslüman bile kabul edilmeyen Alevi inancındandır” belirlemesini yaptıktan sonra “Burka yasaklanmalıdır” açıklamasından dolayı “Burada tesadüfen Türk olan birisi tarafından özgür irade dile getirilmiştir” deniliyordu.

Avusturya gazeteleri aylardır aralıksız Müslümanların çeşitli gelenek, görenek, tüketim, üretim, giyim, kuşam, türban, burka, ibadet gibi çeşitli konularını düzenli olarak gündeme getirirken, Avusturya’da ne kadar Müslüman yaşadığı konusunda hiç kafa yormamıştı. Zira bilen de yoktu.

Avusturya tarafından resmen tanınan Avusturya İslam Cemaati’nin başkanı bile Avusturya’da ne kadar Müslüman yaşadığını bilmediğinden, geçenlerde “Müslümanların tespiti için nüfus sayımına gidilmeli” talebinde bulunmuştu. Sahiden Avusturya’da bu kadar tartışılan, konuşulan bir o kadar da endişe duyulan Müslümanların sayısı ne kadardır?
İşte bu sayıya Avusturya’nın sağ muhafazakar gazetesi olan Die Presse cevap aramaya çalıştı. En son 2001 yılında yapılan nüfus sayımına göre Avusturya’da 338.998 kişiyle toplam nüfusun yüzde 4,2’sinin Müslüman olduğu bilinmekteydi. 2001 yılından 2009 yılına kadar geçen süredeki nüfus artışı ve aile birleşimi ile Avusturya’ya gelenleri düşündüğümüzde, Die Presse’ye göre 400.000 Müslüman yaşamaktadır. Müslüman nüfusun en yoğun olduğu yer 121.149 kişiyle başkent Viyana olduğu belirtilirken, ikincilik ise 55.581 kişiyle Yukarı Avusturya eyaleti olduğu belirtilmekte. Yukarı Avusturya eyaletini ise Aşağı Avusturya eyaleti 48.730 kişiyle takip etmekte.
Gazetenin iddiasına göre bu sayılara müslüman çevreden gelen laik müslümanların dahil edilmediğidir. Zira yine gazetenin iddaisına göre “laik müslümanlar kendilerini kayıtlarda göstermek” istememişler.

Avusturya Bilim Akademisi (ÖAW) Demografie Enstitüsü tarafından nüfus gelişimi ile ilgili yapmış olduğu araştırmaya göre, 2051 yılında Avusturya’da yaşayan Müslümanların sayısının 1.600.000 ile genel nüfusun yüzde 14 ile 18 arasında olacağı belirtilmekte. Diğer taraftan ÖAW bu nüfus oranının yüzde 26’lara kadar da çıkmasının gerçekleşebileceğine de dikkat çekmekte.

Müslüman öğrenciler ile ilgili rakamlar ise şöyle: Avusturya’da şu anda 50.000 öğrencinin 400 din dersi öğretmeni tarafından İslam dersi aldıkları da istatistiklerde belirtilmekte. ÖAW, içinde bulunduğumuz yüzyılın ortalarında Müslüman kökenli öğrencilerin Avusturya okullarında da çoğunluğu sağlayacağından endişe duymakta.

Çok tartışılan camii sayısına gelince, Avusturya İslam Cemaati’ne (IGGiÖ) dayanarak verilen sayıya göre Avusturya’da 260 merkezde Müslümaların çalışmalar yaptıkları biçiminde. Bu merkezlerin 200’ünde ibadet edilen, namaz kılınan caminin olduğu belirtilmekte. Ayrıca bu merkezlerin genellikle eski fabrikalarda, binaların bodrum ve giriş katlarında olduğu yazılmakta.

Avusturya’nın 5 kasaba veya şehrinde minareli cami bulunmakta. Bu şehir ve kasabalar, Viyana, Telfs, Bad Vöslau, Saafelden olduğu belirtilmekte. Bad Vöslau kasabasında bulunan caminin çifte minaresi bulunduğundan, minareli cami gazete tarafından beş olarak belirtilmiş, aslında dört minareli cami olması gerekmektedir. Die Presse gazetesi her minarenin bir cami anlamına gelmeyeceğini bilmemekte.

Avusturya’nın başkenti Viyana’da ayrıca bu şehri kendisine vatan olarak kabul edenler için bir müslüman mezarlığı bulunmakta. Sadece Viyana’da bulunan Müslüman mezarlığı 2010 yılında Voralberg eyaletinde oluşturulacak müslüman mezarlığı ikiye çıkacağı belirtilmekte.

Şimdi bu rakamlara Der Standard’ın “liberal anlayışlarından dolayı bazı çevreler tarafından Müslüman bile kabul edilmediği” tespitini yaptığı Avusturya’da yaşayan Alevilerin de dahil edilmediğini düşünmüyorum. Der Standard’ın bu düşüncesi Alevilere yabancı da değil. Viyana Alevi Kültür Birliği’nin Avusturya’da Alevi İslam Cemati olarak tanınmak için yapmış olduğu başvuruyla ilgili düşüncesi sorulan Avusturya İslam Cemaati (IGGiÖ)’nin basın sözcüsü, Almanya doğumlu, Protestanlıktan 1989 yılında Müslümanlığa geçmiş Carla Amina Baghajatı’de “Aleviler için Müslüman denilmez” demişti. Zira Die Presse Gazetesi Avusturya’da yapılan nüfus sayımında “laik Müslümanlar dinlerini açık beyan etmemişlerdir” tespitini yapmıştı. Müslüman olduğunu nüfus sayımında dile getirmeyenleri ve Alevileri Müslüman sayısına katacak olursak, 2050 yılında Avusturya’da nüfusun yarısı Müslüman kökenli olduğunu iddia edebiliriz, bu iddiama katılmayan kednisi hesap yapanilir.

YAZARDAN YORUMA YANIT: Değerli Ali Zülfikar, beni kınamanıza bir anlam verebilmiş değilim. Ben Avusturya basınının ve Avusturya tarafından resmen tanınan „İslam“ çevrenin düşüncelerinden örnekler vererek Alevileri İslam içinde görmediklerinin altını çizmek istedim. Yazımın Alevilerle ilgili boyutunda bunu anlattım. Alevilerin İslam dışında olduğunu savunanlarla aynı düşüncede değilim. Bunu savunanların Türkiye’de ayrılıkları körükleyici ruh halinde olduklarını ve bunu da yanlış bulan birisiyim. Alevilerde Hz Ali ve Hz Muhammet sevgisini bilen birisiyimdir. Alevi bir aileden gelen birisi olarak babamın bana öğrettiği ilk üç şeyin Allah, Muhammet ve Ali olduğunu belirtmeme gerek var mı? Düşüncenize katılıyorum, ancak kınamanıza bir anlam veremiyorum. Saygılarımla.




YORUMLAR
Son 2 Yorum
Yardim GÜNES | 11-02-2010 18:56:42
Degerli Kadim abi, Bir Ehlibeyt asigi olarak sizi bu yazinizdan dolayi takdir ediyorum Yaptiginiz tesbitler verdiginiz cevaplar takdir edilecek cinsten Maalesef bazi kendilerini alevi zanneden kardesleri anlayamiyorum alevilkik ile islami nasil ayri tutarlar? Zaten alevilik islamin özü degilmidir? Hz Ali yi islamin disinda tutmak nasil mümkün olur ? Bu Hz Ali ye büyük bir hakaret degilmidir? 12 imamlarin hepsi islam icin sehid olmadilarmi? Saygideger abim bu güzel yazilarinin devamin
ali zülfikar | 23-01-2010 21:15:46
sizi kinarim alevileride müslümanlara katarsak ne demek alevilermi daha cok müslüman yoksa sunnilermi ehlibeyit kim?