Açık Gazete
22 Ağustos 2014  Cuma 
Japon'un kankası: Kanada
MAHMUT ŞENOL  <mahmut@acikgazete>
30-07-2013, Salı
Japonya kendisine güvenilir dost aramaya kalkışınca, en yakın denizaşrı komşusu Kanada'yı tercih etti. Bu tercihi, Temmuz ayı ortalarında yapılan Senato seçimlerinde güven tazelemiş Japon Başbakanı Shinzo Abe, seçim sonuçlarının verdiği cesaretle resmen açıkladı. Zira Japonya, dünyada liderlik bir yana dursun, kan kaybına uğrayan ülke olarak belki bir süre sonra kalkınmış ülkeler-G8 kampına dahi katılamıyacak durumda kalacağını görmeye başlamıştı. Japonya'nın şimdiki umudu, ABD yerine, Kanada'ydı!

Japon Liberal Demokratik Parti'nin iktidarıyla ülkesinin 10.Başbakanı olarak görevini sürdüren Abe, bir zamanlar Japon Kalkınması diye parmakla gösterilen çizginin altına çoktan beri düşüldüğünün farkındaydı. Asya'da, Çin'in gerisinde kalınmıştı, Güney Kore dahi Japonya'yı sollamaktaydı. Kuzey Kore'nin bile bazı endüstriyel ürünler açısından pazarı yakaladığını görmek rahatsız ediyordu.

Global-küresel ekonomiden kopuşu Japonya'yı içine kapalı bir toplum yapmaya itelemiş, zaten öteden beri homofobiye açık ve dışarıya karşı düşmanlığa yatkın olduğundan, Japonlar kendilerini birden uluslararası arenada yalnız bulmaya başlamıştı. Eğitim sistemi Japon milliyetçiliğine yönelikti, her şeyi öğreniyorlar ama dil öğrenmeyi dahi fuzuli buluyorlardı. Bugün nükleer bomba yapıp çatapat gibi patlatmaya meraklı olan Kuzey Kore'nin İngilizce'ye verdiği önem sıralaması dikkate alınırsa, Japonya geride kalıyor, Çin başta olmak üzere Asyalı rakipleri İngilizceyi lingua franca olarak benimseyip bir adım öne çıkıyordu.

İşte Başbakan Abe bütün bunların farkındaydı, son seçimlerden aldığı destekle kararını açıkladı: ¨Japonya bir Batı ülkesi olmak zorundadır¨, dedi. Kendisine dost eli uzatabilecek tek ülke olarak, Doğusunda yer alan, Pasifik Okyanusu'yla aralarında sınır bulunan Kanada'ya ¨Senden daha yakın Kanka'm yok!¨ diye seslendi. Kanada bu işe zil takıp oynayacak kadar sevindi. Kanada'nın satmak istediği enerjisi vardı, ABD'de Obama XL-Pipe projesi diye anılan petrol hattına nevazilli davranınca, Başkent Ottawa zaten çalınacak kapı arıyordu. Kanada Başbakanı Stephen Harper ve kabinesi Japonya'dan gelen bu mesajı görmekte gecikmeyecek, derhal önce büyükelçiler seviyesinde bir mektup teatisi yapıp, ardından dostluk elini uzatmaya hazır olunduğunun işaretini basın aracılığıyla kamuoyuna verecekti.

Japonya Başbakanı Abe'nin kadın hakları ve toplumsal koşulları başta olmak üzere Japon'a ait ne varsa baştan sona değiştirmek, Batılılaşmak azminde olduğunu açıklaması, 1850'lerin Meici Dönemi'nden bu yana, gecikmiş bir Tanzimat çabasıdır.

Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu'nun 1839 Gülhane Hattı Hümayünu başta olmak üzere bir çok tarihî milad çabaları gibi Japonların da benzer biçimde Batılılaşma-Modernleşme çabası olagelmişti. Ancak II.Dünya Savaşı ardından ABD'nin teslim koşullarına uyup kuzu kuzu bir köşede oturan, sadece üretim yapıp Batı'ya teknoloji transfer eden akıllı teknokratlar ülkesi görünümden çıkamamış Japonya, bugün geciktiği zamanın ve harcanmış yılların farkındadır.



İşte bu noktada, ne ABD'den, ne AB'den bir hayır gelmiyeceğini bilen Japonya, öte yandan Büyük Britanya'nın ise nevbahar bir prensin kırkı çıkmadan kendisine yüz vermiyeceğinin de farkındadır. Japon Abe, dünyanın güçlerini gücendirmeden yavaş yavaş Kanada'ya yanaşmayı bu yüzden uygun bulmaktadır. Kanada açısından bakılınca da bu anlamlıdır. Zira Kanada ilk kez Japonya gibi bir Asyalı müttefikle KANKA- kan kardeşi olacağının farkındadır.

Kanada'nın uçsuz bucaksız toprakları, bu toprakların altında yer alan akla sezâ doğal kaynakları işle işle bitmeyecek gibi görünüyor. Kanada'nın hem işgücü hem teknoloji transferinde tıkandığı bir sırada Japonya'nın kendisine KANKA'lık önermesini kuşkuyla karşılamak bir yana dursun, davul zurna çalıp bağrına basması beklenmektedir. Kanada, Japonya için, bu ada ülkesini Asyalı Lilliput rakiplerinden uzağa taşıyacaktır. Asyalı Kâğıttan Kaplan ekonomilerin önlerine ne konulsa bire bir çakmasını, tel maşasını üreten ekonomiler olarak sağlıksız bir kalkınma stratejisinde ilerleyip Japonların önüne geçmesine Kanada engel olacaktır. Kanada'dan beklenen budur. Japonya'ya modernite ve sivil toplumu gösterecek olan Kanada'dır.

Kanada Japonları doğrudan doğruya Batı kültürü ve siyasetiyle kaynaştıracak tek ülke olarak dünya siyasetinde bir ufuk olarak belirmektedir. Buna dikkat edilmesi gerekiyor, yakın gelecekte Japon-Kanada ittifakı yeni dengelerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Yakın zamanda Japon-Kanada ilişkisi aile seviyesinde de belirecek görünüyor, buysa bugün Kanada'da yerleşik bulunan Çin göçmeni nüfusu şimdiden rahatsız etmiştir. Kanada'daki Çin Basını, Japonların gelişinden duyulan rahatsızlığı henüz dışa vurmamış, ancak bugüne kadar yazılıp çizilenlerden okunduğunca, pek memnun da kalmış görünmemektedir.

Asya'nın tek demokratik ülkesi Japonya'nın Kanada'ya ¨Gel seninle beraber Berberistan'da berber dükkânı açalım!¨ tekerlemesi gibi "her ne iş olsa yaparız abi" mantığında yaklaşması ciddiye alınması gereken bir olgudur. Bu işin ciddiyetini Kanada tarafı dikkate aldığı gibi Japonlar, her zamanki nezaket ve hassasiyetleriyle Kanadalı dostlarına geleneksel sert içkisi olan saki'yi geyşa elinden sunmaya hazır görünmektedir. Yeter ki Kanadalılar diz kırıp bağdaş kurarak yer sofrasına oturabilsin; yahut, geyşaların ayak masajı altında ezilmeye büyük bir memnuniyetle katlanabilsin.