000Kitap, ‘Dokunan Yanar’ Antalya’da tanıtıldı

Etkinlikte konuşan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Bünyamin Tokmak, Başbakan’ın cezaevindeki gazetecileri ‘terörist’, Ahmet Şık’ın basılmadan toplatılan kitabını ‘bomba’ imalatı malzemesi olarak değerlendirdiğini belirterek, “söz konusu kişilerin tümü gazetecidir ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanmaktalar, cezalandırılmaktalar” dedi.

‘AHMET ÇIKACAK, YİNE YAZACAK’
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), DİSK, KESK Antalya Şubeler Platformu, Antalya 78’liler, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), ve Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB)’nin düzenlediği eylem, Üçkapılar’da başladı. Ahmet Şık’ın annesi Fatma Şık ve ağabeyi Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık’ın da aralarında bulunduğu üç yüz kadar kişi “Özgür basın susturulamaz”, “Ahmet çıkacak, yine yazacak”, “Özgür basın demokratik Türkiye” sloganları atarak Kalekapısı Meydanı’na yürüdü. Burada yapılan basın açıklamasında düşüncesini ifade ettiği için tutuklananların serbest bırakılmasını talep eden bir basın açıklaması yapıldı. Grup adına basın açıklamasını okuyan ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Bünyamin Tokmak, 10 Aralık’ın İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabulünün 63. Yıldönümü olduğunu hatırlatarak “Ne yazık ki, Evrensel Bildirge’de yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzen hala kurulamamıştır” dedi.

BAŞBAKAN, GAZETECİLERİ TERÖRİST, KİTAPLARI BOMBA GÖRÜYOR
İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 2011 yılı raporuna göre Türkiye’de yaşanan en önemli hak ihlalleri düşünce ve ifade ile örgütlenme özgürlüğünü kullanmak isteyen kişilere yönelik gerçekleştiğini hatırlatan Bünyamin Tokmak şöyle devam etti: “2011 yılında ifade özgürlüğü kapsamında 322 kişiye 673 yıl 3 ay 20 gün hapis cezası verilmiş, 57 kişi ise 225 bin 196 TL tutarında para cezasına mahkûm edilmiştir. Basın Özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller de 2011’de daha da artmıştır. Halen tutuklu olan gazeteci sayısı 71’dir. Yayını durdurulan gazete ve dergi sayısı ise 7’dir. Erişime engellenen web sitesi ise sayısı 15506’dır. Gazeteciler hakkında açılmış 3 bin kadar dava mahkemelerde devam ediyor.”

“Türkiye adeta bir “açık hava cezaevi”ne dönüşüyor” diyen ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Tokmak, AKP politikalarına karşı çıkan herkes “terörist” olarak damgalanıp tutuklanma endişesi yaşadığını belirterek şunları söyledi: “Hükümet ve Başbakan için Türkiye’de bu konuda hiçbir sorun yok. Başbakan cezaevindeki gazetecileri “terörist”, Ahmet Şık’ın basılmadan toplatılan kitabını “bomba” imalatı malzemesi olarak değerlendiriyor. Bu doğru değildir, söz konusu kişilerin tümü gazetecidir ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanmaktalar, cezalandırılmaktalar.”

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE EN BÜYÜK ENGEL ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER’
Türkiye’de düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki en büyük engelin özel yetkili mahkemelerin ve Terörle Mücadele Yasası olduğuna dikkat çeken Bünyamin Tokmak, “düşüncelerini “ifade etmek” istediği için tutuklanan gazeteci, yazar ve düşünce suçlularının özgür bırakılmalarını istedi.

ŞIK’IN GÖZALTINA ALINDIĞI GÜN
Yürüyüşün ardından gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, Antalya Sanatçılar Derneği’nde (ANSAN) OOO Kitap Söyleşisi’ne katıldı. Ertuğrul Mavioğlu, Şık’ın gözaltına alındığı günü şöyle anlattı: “Ahmet Şık’la birlikte çok görev yaptık. Bir sabah saat 7’de Ahmet beni cep telefonumdan aradı. Ve bana “Memur beyler geldiler, avukatlara ulaşamadım. Sen ulaşır mısın” dedi ve telefonu kapattı. Telefonu kapatır kapatmaz hemen avukatlara haber verdim bir yandan da Ahmet’in evine doğru gittim. Evinin önüne ulaştığımda bir sürü polis ve gazeteci vardı. Avukat arkadaşlar bana Ahmet’in Ergenekon terör örgütüyle ilişkisi olduğu gerekçesiyle gözaltına alındığını söylediler. Ahmet Şık sosyalist olabilirdi ama Ergenekon’la ya da derin devletle kol kola olduğunun iddia edilmesi beni çok şaşırttı. Adeta şok oldum. Ahmet Şık adı bunlarla asla ama asla yan yana gelmez.”

‘DOKUNAN YANAR’I OKUYACAKSINIZ
Mavioğlu, Ahmet Şık’ın kitabının hazırlanış sürecini de katılımcılarla paylaştı. Mavioğlu, “Başbakan Erdoğan bir gezisinde gazetecilere (Bazı kitaplar bombadan daha tesirli) demişti. Demek ki ortaya çıkan OOO Kitap da bomba olarak değerlendirilebilir. Günümüzde şu anda şuraya karaladığımız bir not ya da bu konuşmalarımız ya da hazırlığınızı yaptığımız bir kitap, bomba yapımında kullanılan bir malzeme olarak nitelendirilebilir. Bu kitabın içinde Ahmet’in gözaltına alınırken söylediği ve bu kitabın ikinci alt başlığını oluşturan ‘Dokunan Yanar’ın ne anlama geldiği ve ‘nelere dokunursanız yanarsınızı’ okuyacaksınız” şeklinde konuştu.

‘CESARET GÖSTERİSİ YAPILMAMALI’
Son olarak günümüzde gazetecilik anlayışını anlatan Mavioğlu, “Gazetecilik için iki şeye ihtiyaç vardır. Bunlardan birincisi merak. Bu Ahmet’te fazlasıyla vardı. İkincisi de cesaret. Bu da Ahmet’te vardı. Ancak insanların haber alma özgürlüğü için gazetecilerin cesaret gösterişi yapmasına gerek olmamalıdır. Yani bütün gazeteciler gerçekleri kamuoyuna duyurabilmek adına gazetecilik görevlerini yapmalıdırlar. İnsanlara haberi sunabilmek için gazetecilerin cesur olması gerekmemelidir. Ama günümüzde maalesef bu durum böyle değildir” diyerek sözlerini tamamladı.

FOTOĞRAF: Başbakan gazetecileri terörist, basılmamış kitabı bomba malzemesi olarak görüyor…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × 5 =