10 Haziran Maliki hükümeti için kritik tarih

Kurulması krizi aylar süren hükümeti, zor bir haziran bekliyor desek yanlış olmaz. Hem hükümetin birkaç aydır sergilediği başarısız performans hem de Orta Doğu’da domino etkisiyle başlayan değişim süreci 10 Haziran’da başlayabilecek ayaklanmalar, hükümetin düşmesi ve yeni bir hükümetin kurulmasını doğurabilir…

Seçimden ancak 9 ay sonra hükümeti kurmayı başaran veya kurmaya zorlanan siyasetçiler, ülkedeki siyasal, toplumsal, ekonomik sorunların çözüme kavuşması yönünde ileriye dönük hiçbir adım atmamış atamamışlardı. Kısa vadeli ve bireysel siyasi çıkarları toplumsal çıkarların önünde tutan siyasetçi veya siyasi kitle liderleri aylardır, birbirileriyle didişmekten başka bir şey meydana koymamışlardı. Bu didişme sadece işsizliğin sürmesi, gelişme sürecinin gecikmesi gibi sorunlara engel olmamış güvenlik durumunun da kötüye gitmesine neden olmuştur. Bir aydır ülkede meydana gelen patlamalar onlarca vatandaşın hayatına mal olmuştur. Başbakan Maliki, liderlik ettiği “Kanun Devleti Listesi” ile “El Irakiyye Listesi” arasındaki anlaşmazlıklar sonucu hükümet, 7 aydır ne İçişleri Bakanı ne de Savunma Bakanı’nı seçebilmektedir. Bu konunun çözüme kavuşması için günümüze kadar yapılan tüm üst düzey görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Önümüzdeki Pazartesi, iki liste arasında bir toplantının yapılacağı haberi medyada dolaşmaya başladı. Bu toplantıda çıkacak olumlu veya olumsuz sonuçlar, her iki listeyi de etkilemesi aşikâr. Erbil Anlaşması’na göre El Irakiyye Listesi lideri İyat Allavi başkanlığında kurulması planlanan “Ulusal Stratejik Siyasetler Meclisi”nin kurulması ve bu meclisin yetki sınırı belirlenmesi, bu hafta ülkenin gündemindeki en önemli konu olarak öne çıkabilir. Toplantının başarısızlıkla sonuçlanma olasılığı Allavi listesinin hükümetten çekilme tehdidinde bulunmasına da neden olabilir.

Birkaç aydır ülkede popülaritesi düşmeye başlayan Başbakan Nuri El Maliki’yi çok zor bir haziran ayı beklemektedir. Zaten Orta Doğu’daki değişim süreci geçen şubat ayının üçüncü haftasından beri ülkeye sıçramış durumdadır. Yürüyüş yasağı getirip değişim için halktan “YÜZ GÜN” daha sabretmesini isteyen Maliki, şiddet dolu adımlar değil de akıllı adımlar atmak ve vatandaşın hayatını cehenneme çeviren toplumsal ve ekonomik sorunların çözülmesi yönünde yeterli derecede ilerleme kaydettiği söylenemez.

10 Haziran yaklaşıyor ama hükümet yetkilileri nutuk atmaktan başka bir işi becerememektedir. Biraz konuşmayı bırakıp da çalışmaya başlasalar ve samimi bir şekilde sorunların çözümü için seferber olsalar halkın onlara karşı çıkmaya değil de yaptıkları işten tebrik etmek için Yeşil Bölge”ye doğru yürürlerdi diye düşünüyorum! Ama bu olumsuz tablo karşısında domino etkisinin ülkede hız kazanacağını kesinleştirmektedir. Zaten şubat ayından itibaren ülkedeki ufak çaplı ayaklanmalar hiç duraksamamıştı ki! İster başkent Bağdat’ta ister güney veya kuzeyde olsun hükümet güçlerine karşı ayaklanmalar hep devam etmiştir. Bu ayaklanmaların 10 Haziran’da tüm ülkeye yayılacağı olasılığı her geçen gün kuvvetlenmektedir. Ayaklanma sonucu Maliki hükümetinin düşmesi ve yerine ulusal ortaklık temeli üzerine kurulan bir hükümetin kurulması söz konusu olacaktır.

10 Haziran’a kadar başarısız bir performans sergileyen bakanlardan güvenoyunun çekileceği ve hükümeti feshedip yeni bir hükümet kurmaya çalışacağını açıklayan Maliki, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Usame El Nuceyfi ile anayasal yetki tartışmasına girmiştir. Hükümetin feshedilmesi görevinin mecliste olduğunu savunan Nuceyfi, Maliki’nin 10 Haziran veya herhangi bir tarihte hükümeti feshedemeyeceğini söylemesi ile birlikte Maliki’nin önündeki bulunan kıt alternatiflerin sayısı düşmüştür!

Birkaç gündür ABD askerlerinin çekilmesi de ülkenin gündemine oturmuş durumdadır. Bilindiği gibi 2008 yılında Amerikan Birleşik Devletleri ile Irak Devleti arasında 2008 yılında “SOFA Anlaşması” imzalanmıştır. Anlaşmaya göre yabancı güçler, en geç 31 Aralık 2011 tarihinde Irak topraklarını terk etmiş olacaklardı. Zaten Barack Obama’nın iktidara gelişinden sonra çekilme süreci hız kazanmıştır. Ancak son günlerde Irak’taki ABD güçleri başkomutanı, Irak ordusu ve polis güçlerinin ülkenin güvenliğini sağlamak için hala hazır olmadığı, bu yüzden külli çekilme için daha erken olduğunu söylemiştir. Irak’ın Genelkurmay Başkanı da benzer bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamalara hem milletvekilleri hem de halktan tepkiler gelmeye başlamıştır. Yine bu açıklamalara karşı geçen Perşembe, Muktada El Sadr liderliğindeki “Mehdi Ordusu” Bağdat’ta geniş çaplı bir askeri yürüyüş yapmıştır. 2008 yılından beri faaliyeti dondurulan milisin, 31 Aralık’ta ABD güçlerinin çekilmediği takdirde harekete geçeceklerini açıklamışlardı…

Irak’taki sıkıntılı sürecin hacmi, dağın zirvesinden aşağıya doğru yuvarlanan kartopu gibi büyümektedir. 2003 yılından bu yana siyasetçiler, ABD baskısı ile sorunları çözmek yerine onları geçiştirmeyi yeğlemişlerdi. Maliki hükümetinin performansı sorgulanabilir ve sorgulanması gerek ancak 1921’den bu yana gelen sorunları birkaç ay içerisinde çözmek de mümkün değildir. Çünkü ülkedeki siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunların kökü cumhuriyetin kuruluş yıllarına dayanmaktadır. Her geçen gün ülkede tanık olduğum gelişmeleri analiz edince sorunların çözüme kavuşmasının yolu Birleşmiş Milletler gibi uluslararası örgütlerin Irak’ta aktif bir şekilde görev yapması ile başarılacağını düşünüyorum…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.