10. Uluslararası Şefika Kutluer Festivali

Ankara’da flüt sesleri. 10 yıldır süren bir etkinlik. 10. Uluslararası Şefika Kutluer Festivali başladı. Bu yıl, Tarsus’a kadar da uzanacak. Geçtiğimiz hafta başlayan bu etkinlik, soğuk Ankara günlerine, adeta bir bahar serinliğini getirdi diyebiliriz.
Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin tarihi Farabi Salonu, bu yıl Ankara’da Festival’e ev sahipliği yapıyor. Şehrin merkezinde olması, salonun akustiğininde güzel olması, Festivale katılımı olumlu etkilemişti. Havanın soğuk olmasına karşın, izleyiciler ilk etkinlikte salonu doldurmuştu.
Festivalin açılış konserinde Şefika Kutluer’in flütüne, Çek Cumhuriyeti’nden gelen konuklar, Vırtuosı di Praga / ÇEKYA eşlik etti. Orkestra ile Şefika Kutluer ilişkisi bu festival ile başlayan yeni bir birliktelik değil. Batı ile doğu buluşması gibi, geçtiğimiz yıllarda Şefika Kutluer’in Mevlana CD’sinde bir araya gelmişlerdi. Ayrıca bu birlikteliğin sürekliliğinin bir başka göstergesi de, yıl sona ermeden Festival süreci içinde, Prag’da ortak bir konser daha gerçekleştirecekler. Yolu Prag’a düşenler 17 Aralık’da Şefika Kutluer’i orada da dinleyip, izleyebilirler.
Konser salonunun inşaatını Atatürk’ün izlediği bir gerçek. Son yıllarda bazı çevrelerce, özellikle çıkartılan yanlış ve bilgiden yoksun söylencelere ve yakıştırmalara, adeta yanıt da veriliyordu. Atatürk anılarak ve İstiklal Marşı tüm izleyicilerin katılımı ile söylenerek konser başlamış oldu.
Sahnede yer alan Şefika Kutluer, konserin genel çerçevesine ilişkin bilgilendirme yaptığı gibi, eşi Refik Kutluer’de bu açıklamaları İngilizce’ye anında çeviri yaparak, yabancı izleyicilerinde bilgilenmesi sağlanmış oluyordu.
Oldrıch Vlcek’in şeflik yaptığı orkestra, keman, viyola, viyolonsel ve kontrbas’dan oluşan bir yaylılar grubu olarak sahnede yer alarak, bizlere ilk olarak, K.Stamıc’ın “Orchestral Quarted F dur” eserini seslendirdiler.
Ve sahnede Şefika Kutluer. Orkestra ile birlikde, bizlere Mozart’ın tınıları ile sesleniyorlar. “Concert for flute D Majör”. Duyarlılık dorukda, ince bir iç seslenişi gibi, ama canlılık da eksik değil. Yaylılar ve flütün ortak seslenişi, bir arayış, sevgi arayışı olarak düşünüyorum ben. Bende o an duyumsattıkları.
Eserin sonunda izleyicilerden öylesine yoğun bir alkış alınıyor ki, birinci bölümün sonunda bu alkışlara Şefika Kutluer, bis yaparak yanıt veriyor.
İkinci bölümde orkestra, adeta değişik eserleri tanıtmak için kısa kısa, bir biri peşi sıra eserleri sıralıyor. Telemann “Angloise – La Badinerie”, Boccherını “Menuetto” ve Pachelbel “Canon”.
Sonra sahnede Şefika Kutluer. Bu ikinci bölümde orkestra ile ilk olarak, Schubert’in “Ave Maria for flute” eseri seslendiriliyor. Flüt’ten nefes ile bu şarkının orkestra ile bize ulaşması, dışarının soğuğunu, bize unutturarak bir başka yolculuğa çıkarıyor.
Orkestra yine kısa kısa, üç ayrı bestecinin eserleri ile bizi biraz daha canlı bir havaya sokup, coşturuyor da diyebiliriz. Farklı ülkelerin sanatçılarından, farklı tınılarla bir renkler bileşkesi de diyebiliriz. Dvorak “Slavonic dance no.8 in G minör”, J.Strauss “Pizzicato polka” ve Schostakovıch “Waltz no.2”
Şefika Kutluer ikinci bölümde ikinci kez sahneye geldiğinde, orkestra ile programının ilk bölümde Mozart ile başlayıp, şimdi Bach ile sonlandırmak istediğini anlıyoruz. “Menuetto-Badinerie for flute”. Bach’ın notalarının, Şefika Kutluer’in nefesi ile flüt’ten bize yansıması, duyarlılığı iyice pekiştiriyor diyebiliriz.
Alkışlar o kadar yoğun ve izleyiciler o denli ısrarlı kı, orkestra ve Şefika Kutluer bis yaparak geceyi tamamlıyorlar. Konser sonrası, Şefika Kutluer son CD’lerini imzalıyarak izleycilerle diyaloğunu sürdürüyor.
Bu açılış konseri sonrasında, Festival’in diğer etkinlikler ile ilgili olarak bilgi de verelim istedim. Ankara’daki konserler hep Farabi Salonu’nda ve 19.30 da gerçekleşek. Bu konser alanı, izleyicilerin ulaşımları açısından çok güzel bir seçim doğrusu. Gelenek halini alsa da, gelecek yıllarda da, bu salonda devam etse çok iyi olur diye düşüncemizide belirtelim.
11 Aralık Çarşamba akşamı, Flüt’ün nefesi, Arp’in tellerinde çıkan tınılarla birleşerek ulaşacak. Sefika Kutluer’e Zeynep Öykü eşlik edecek. İkili olarak sahne alacaklar. Bu günün progamında farklı bir etkinlik daha var. Refik Kutluer, kültürel değerlerimize sahip çıkma konusunda, 4 yıldır sürdürdüğü, “Korumak için Tanımak Lazım” başlığı altında bu kez, Göbeklitepe üzerine bir sunum gerçekleştirecek.
Festival’in Ankara’da üçüncü etkinliği, 20 Aralık’da yine Farabi Salonu’nda. European Unıon Chamber Orkestra (Avrupa Birliği Oda Orkestrası) eşliğinde  Şefika Kutluer değişik bir programla sahne alacak. Bu konser ertesi günü yani 21 Aralık günü, bu kez Tarsus’ta St.Paul Anıt müzesi konser salonunda da gerçekleştirilecek. Tarsus’da, Refik Kutluer, “Unesco Yolunda Tarsus” başlığı altında ayrıca bir sunum da gerçekleştirecek.
Festival’in son etkinliği, yine Ankara’da. 25 Aralık günü yine Farabi Salonu’nda. Şefika Kutluer’e bu son konserde Ankara Ensemble eşlik edecek. Ve bu konser, “Yeni Yıl Konseri” olacak.
Kamu’dan bir destek almaksızın bu festivali 10 yıldır aksatmadan sürdüren, flüt sanatçımız Şefika Kutluer’e ve eşi Refik Kutluer’e sadece bir teşekkür ile yetinmemiz gerekiyor. Bu süren girişim için kutluyoruz da tabii. Ancak bu Festival’in gelenekselleşerek sürmesi konusunda ve etkinliklerin daha da artması, progamlarının gelişmesi konusunda, önümüzde ki yıllardan itibaren, hiç değilse Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın maddi ve manevi destekleinin olması, son derece yararlı olur düşüncesindeyim.
Ankara’da bu festivalin etkinliklerini izlemeyi sürdürerek, Şefika Kutluer’i nefesi ile flüt yolculuğuna katılın derim. Müzik, tınılar yaşamınızdan eksik olmasın.
__________
İsmail Bayer. 9 Aralık 2019. Ankara

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.