10 yıldır babasının koltuğunda

10 yıldır babasının koltuğunda

0
PAYLAŞ

Suriye Devlet Başkanı Beşir Esad ülkesinin sorunlu ekonomisini liberalleştirmeyi başardı ancak ülkedeki siyaset için aynısı söylenemez. Devlet başkanlığı koltuğundaki 10’uncu yılını bugün dolsuran Esad’ın politikaları, ilk göreve geldiği günlere kıyasla bugün çok daha baskıcı.

Suriye’de hala muhalifler tutuklanıyor, ABD’yi ve Avrupalı müttefiklerini eleştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, bir mahkeme 79 yaşındaki avukat Haitham El Melih’e “ulusun moralini bozduğu” için üç yıl hapis cezası verdi. Melih, geçtiğimiz yıl 1963’te yürürlüğe giren ve Baas Partisi’ne karşı muhalefeti tamamen yasaklayan olağanüstü hal kanununun kaldırılmasını talep etmesi üzerine tutuklanmıştı.

Beyrut merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü direktörü Nedim Huri, “Esad insan haklarını ve siyasi reformları önemsemediği mesajını gönderiyor. Uluslararası kamuoyunun Suriye’ye bu yüzden yaptırım uygulama olasılığını ciddiye almıyor” dedi.

Şam, son 10 senede caddelerine serpilen butik oteller, şık kafeler ve alışveriş merkezlerinin yanı sıra özel bankaları ve inşaat projeleriyle farklı bir görünüme büründü. Analistler yaşanan liberalleşmenin sayıları az olan güçlü iş adamlarına fayda sağladığını ancak yolsuzluğun yayılmaya devam ettiğini belirtti. Analistler geniş çaplı siyasi ve hukuki reformlar olmadan Suriye’nin ekonomik reformları hayata geçiremeyeceğini belirtti.

GÜVENLİK HİZMETLERİNE GÜVEN

İzlenen ekonomi politikaları kamuoyunda az çok eleştirilse de genel olarak sabit bir yapıya sahip. Bunun nedeni, Esad’ın halefi ve babası Hafız Esad’dan kalan güvenlik sistemi.

Oklohoma Üniversitesi’nde Suriye uzmanı olan Joshua Landis, “Hükümet, halk üzerinde güçlü bir denetim kurarak ve kırmızı çizgiler çekerek uzun dönemde daha az sorun yaşayacağını biliyor” dedi. Joshua, Irak, Lübnan, Türkiye ve İsrail-Filistin çatışmasına işaret ederek, “Suriye uzun iç savaşlar yaşamış ve sert isyanlara sahne olmuş komşularla çevrili” dedi.

Esad, Temmuz 2000’de göreve gelmesinin ardından bazı siyasi tutukluları serbest bıraktı, demokrasi tartışmalarına ve reformlara izin verdi. Ancak bütün bu atılan adımlar “Şam baharı”nı birkaç ay içinde baltalamak içindi

Mısır’ı Lübnan’dan askerlerini çekmeye zorlayan Lübnan Başbakanı Refik Hariri’ye 2005’te düzenlenen suikast sonrası, demokrasi hareketini yeniden canlandırmak isteyen muhalif aydınlar yeni bir baskı çemberinin içinde kaldı.

Şam, Birleşmiş Milletler’in (BM) incelediği suikastta bir rolü olduğunu reddetti. Esad, ABD’nin eski Başkanı George Bush’un yoğun baskısından başı dik bir halde kurtulmayı başardı.

ESAD KOMŞULARLA İLİŞKİLERİNİ GÜÇLENDİRDİ

Son iki yıl içinde Esad İran, Türkiye ve Katar ile bağlarını güçlendirdi. Suudi Arabistan ile köprüleri bir kez daha kurdu ve Lübnan üzerindeki nüfuzunu yeniden artırarak Hizbullah ve Hamas ile bağlarını korudu.

ABD Başkanı Barack Obama, Suriye’yi gündemine aldı ve Irak’a bölgesel barış hareketlerine düzen getirilmesinde Şam’ın yardımını talep etti. ABD, Suriye’ye bir büyükelçi atamaya karar verdi ancak Kongre henüz atanacak ismin kim olduğunu belirlemedi.

Ancak Beyaz Saray’da kim olursa olsun, Esad, Suriye içinde kendisini eleştirenleri rahat bırakma konusunda acele ediyormuş gibi görünmüyor. Bu arada muhalifler de Esad’ın güçlü iktidarına karşı ciddi bir rakip değil.

Washington merkezli Ortadoğu Enstitüsü analisti Murhaf Jouejati, “Aslına bakılırsa Suriye’nin insan hakları hamlelerinin beyaz Saray’la bir alakası yok. Suriye, ‘sevilmektense korkulmayı tercih ederim’ felsefesiyle yönetiliyor. Ekonomik kalkınma insan haklarına yansımayacaktır” dedi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, Suriye, devletin internet kullanıcılarına uyguladığı baskının en yoğun olduğu ülkelerden biri. Ülkede Skype, Facebook ve YouTube yasaklı. Birçok blog sahibi ve gazeteci gözaltında. Suriye, Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre 2009 yılında 175 ülke arasında 165’inci oldu.

Landis, “Suriye yönetimi vatandaşlarına güvenlik ve istikrar sunduğunu, azınlıkların haklarını ve laik özgürlükleri diğer Arap devletlerinden daha iyi koruduğunu iddia ediyor. Bu iddiaların gerçekler temelinde mi ortaya atıldığına yoksa Esad’ın iktidarını güçlendirmek için dile getirdiği şahsi görüşleri mi olduğuna karar vermek zor” dedi.

İLGİLİ YAZI:
Antakya-HALEP-Şam gezisi (II)
– Antakya-Halep-ŞAM gezisi (III)

BİR CEVAP BIRAK