100 bin kaçak Ermeni nasıl tasfiye edilir…

PAYLAŞ

Bir ülkenin Başbakanı,”Türkiye’deki kaçak 100 bin Ermeni’yi sınırdışı edebiliriz” dediğine göre,
söyledikleri blöf değildir, bunun bir fikri ve lojistik altyapısını da mutlaka hazırlamıştır.
Başbakanın bu birilerini bir yerlere gönderme takıntısı her zaman var.
Daha önceleri de yaptığı başka bir ”açılımla” Kürtlere ”Ya sev, ya terk et!” dememiş miydi?
Emin Çölaşan’a, Bekir Coşkun’a, ”Memnun değilsen ülkeyi ter et!” diyerek kapıyı göstermemiş miydi?
Kendi bakanlarını bile ”kapının önüne koymakla” tehdit etmiyor mu?
Ancak, ben, Başbakanın Ermeni sorunu gibi önemli bir dış politika konusunda blöf yapacağını sanmıyorum.

Başbakan bunları söyledikten sonra, ‘Türkiyedeki kaçak işçi pazarında hemen bir homurtu başlayacak.
Romanyalısı, Ukraynalısı, Moldavyalısı, Rusu kaçak Ermenilerden boşalan yerleri kapma hazırlığına girişecek.
Türkiyenin milyonlarca yerli işsizi, işsizliklerinin aslında satılan, özelleştirmelerden, kapatılan fabrıkalardan değil de ”kaçak işçilerden” kaynaklandığını düşünmeye başlayacak. Onlar da, başta Ermeniler olmak üzere yabancı işçilerin hepsine birden düşman kesilecekler.

Kimse çıkıp da, ”yahu kardeşim, bizim de başta Almanya olmak üzere dünyanın birçok yerinde çalışan milyonlarca kaçak işçimiz var, diplomatik bir sorunu bahane ederek ya onlar da bizimkilere yürrrrü!” derlerse ne olacak diye sormuyor.

‘Alman Dazlaklara ‘Türkler geldi, işlerimiz elimizden aldı, biz işsiz ” kaldık dedikleri için Nazi denmiyor mu?

Neyse, bunlar işin teorik kısmı.

Gelelim pratiğe.

Diyeim ki, Başbakanın öngörüsü gerçekleştirilme aşamasına geldi.

Türkiyedeki kaçak 100 bin Ermeni işçiyi nasıl tasfiye edeceğiz?

Adı üstünde adamlar ”kaçak”.
Çoğu sahte kimlikle gelmiş, pasaportları yok.
Muhtemeldir ki işyerinde de başka birinin kimliğiyle çalışıyorlar.
Bugün burada, yarın orada, beş on kişi bir odada, esir kamplarına benzer yerlerde yaşıyorlar,
doğru dürüst adresleri yok.
Kaçak Ermenileri cımbızla seçer gibi bir bir nasıl ayıklayacağız?harabe yerlerdir.
suz, sahte kimlik veya pasaportla gelmiş. Başka birinin kimliğiyle kaçak olarak çalışıyor.
beş. on kişinin aynı odada kaldığı esir kamplarına benzer harabe yerlerdir.
Cımbızla ayıklar gibi, bunların içinden Ermeni olanları nasıl ayıklayacağız?
”Diğer kaçak işçiler, aralarında Ermeni olduğundan kuşkulandıkları kişileri en yakın polis karakoluna bildirsin!” mi diyeceğiz?
Kendi pasaportlarıyla giriş yapanları saptamak için Valiliklere, Emniyet müdürlüklerine birer yazı gönderip, ” İl sınırlarınız içinde kaçan olarak çalışan Ermenileri isim adresleriyle birlikte ivedi olarak İçişleri Bakanlığına bildirin” mi diyeceğiz?
Kaçak olarak gelmişler ama, bir kısmı sahil kentlerimizde yaşayan delikanlılarımızla evlenmiş, oğulları, kızları olmuş; onları da yuvalarından, çocuklarından mı ayıracağız?
Diyelim ki Valiliklere, Emniyet Müdürlüklerine yazdık, ama verilen adreslerde bulunamıyorlar.
Bir çoğunun adresi ya boş bir arsa, ya bir bir ören yeri görünüyor. Kaçak çalışıyorlar, her an enselenme korkuları var; enayiler mi doğru adres versinler. Hele Başbakanın bu çıklamasından çoktan sırra kadem basmışlardır, ara ki bulasın. Almanya, İngiltere, İsveç gibi ülkeler bile çaresini bulamamış, siz nasıl bulup çıkaracasınız 100 bin kişiyi…
Muhtemeldir ki valiler ve emniyet müdürleri başarısız görünmemek için sınırları içindeki işyerlerine birer yazı yazarak ”Ermeni olan veya Ermeni olduğundan kuşkulanılan” kişilerin bildirilmesini isteyecekler. İşyeri sahibinin de liste hazırlayıp göndermesi için keriz olması gerekir. Çünkü kendi kendini kaçak işçi çalıştırmaktan ihbar etmiş olacak, Maliye ile sigorta ile başı derde gidecek. Tek çare kalıyor, iş giriş ve çıkışlarında kimlik konrtolu yapmak.
Kimliği belirlenemeyenleri karakola çekmek, onların içinden Ermeni olanları ayıklamak…

Saddam Hüseyin’ in , Halepçe’de kimyasal silah kullanarak yüzbinlerce Kürdü sınırımıza yığarken bir kolaylığı vardı. Kürtlerin hepsi sınır bölgelerinde yaşıyorlardı ve can güvenliklerini kormak kendileri gönüllü olarak beri tarafa geçtiler.

Diyelim ki, 100 bin değil de 80-90 bin kaçak Ermeniyi bulup yakaladınız.
Hepsini bir günde sınırdışı edemeyeceğine göre, o kadar insanı nerede, nasıl barındıracaksınız.
Stadyumlara mı toplayacaksınız.
Stadyumların ortasına yemek kazanları mı kuracaksınız.
On binlerce kişiyi Ermenistan sınırına taşımak da o kadar kolay olmayacak.
İkinci Dünya Savaşı Avrupasını andıran görüntülerle, esir sevkiyatı yapar gibi, on binlerce kişiyi gemilere, trenlere mi dolduracaksınız.
Dünya basınında, ”Türkler, yeni bir tehcir uyguluyor, on binlerce Ermeni, gemilerle, trenlerle sınırdışı ediliyor” şeklinde haberler yazılmasını, yeni romanlara, ”Sarı Gelin” türkülerine, ağıtlara, filmlere konu olmalarını önleyebilecek misiniz.
Biz, kendi durumumuzdan da biliyoruz ki, işçinin vatanı olmaz,
karnı nerede doyuyorsa vatanı orasıdır.
Bu çaresiz insanlar, Türkiye’ye zengin olmak için, köşe dönmek, gemicikler almak için değil, bir lokma ekmek için geldiler.
Kölelik koşullarında çalışarak işçilerimizin açlığına, sefaletine ortak oluyorlar.
Her zamanki gibi,
Yine filler tepiniyor,
çimenler eziliyor.
Yanarım yanarım da buna yanarım…

alinergis@yahoo.se

CEVAP VER