10’uncu Avrasya Ekonomi Zirvesi başladı

10’uncu Avrasya Ekonomi Zirvesinin “Ulusal ve Uluslararası Güvenlik” konulu oturumunda konuşan Aksu, dünyanın içinden geçtiği küresel süreç içinde terör, yasa dışı göç, insan kaçakçılığı gibi çok boyutlu ve karmaşık suç türlerinin ulusal ve uluslararası güvenlik açısından öncelikli sorun alanları olarak öne çıktığına dikkat çekti.


Aksu, mevcut güvenlik sistemlerinin terör gibi tehditleri ortadan kaldırmaya yetmediği ve bu sorunun salt güvenlik önlemleriyle çözülmesinin mümkün olmadığını belirterek, değişen tehdit algılamaları karşısında, uygulamaların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyutları kapsayacak şekilde etkin hale getirilmesinin, kamuoyundaki düşünce ve eğilimleri ile toplumsal dinamiklerin de dikkate alınmasının önem kazandığını kaydetti.


Modernleşme sürecinin tamamlanarak post-modern bir topluma geçişin yaşandığını belirten Bakan Aksu, “Modern çağın teknolojik imkanlarından yararlanarak fiziksel modernizasyonunu tamamlamış olan güvenlik sektörünün, modernizm öncesine ait değer ve yaklaşımları aşarak zihinsel modernizasyonunun tamamlaması gerektiği açıktır” diye konuştu.


Aksu, modern araçların etkin ve verimli bir şekilde, toplumun beklenti ve talepleri doğrultusunda ve toplumun yönlendirmesine açık bir şekilde kullanımının önem taşıdığını ifade ederek, güvenlik sektöründe gerçekleşmesi gereken en önemli zihinsel devrimin, hukukun üstünlüğüne inanma anlayışının benimsenmesi olduğunu kaydetti.
“Günümüz demokrasilerinin en önemli özelliği, demokratik düzenin korunması ile temel hak ve özgürlüklerin kullanımı arasındaki dengeyi sağlamış olmasıdır. Bu dengeyi sağlayamayan toplumlarda demokrasi yeterli güvenceden mahrum kalmaktadır” diyen Aksu, bu dengenin özgürlükçü ve katılımcı bir yönetim anlayışının benimsenmesine bağlı olduğunu dile getirdi.


Aksu, siyasal, ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yasal ve yapısal değişikliklere hız verilmesi gerektiğini söyleyerek, şunları kaydetti:
“Güvenlik uygulamalarının başarısında toplumun geniş kesimlerinin katılımının sağlanması ve önlemlerin öncelikle kamu vicdanında kabul görmesi çok önemlidir. Bu sebeple güvenlik hizmetlerinin sunumunda halkın katılımının ve halkla bütünleşmenin en üst düzeyde gerçekleştirilmesi büyük önem arz etmektedir.”


Aksu, çağdaş demokrasilerde, devletin “herşey insan içindir” felsefesi temelinde, vatandaşını toplumsal hayatın her alanında öne alarak, vatandaşlarını çağdaş ve evrensel değerlere kavuşturma görevi bulunduğunu dile getirerek, “Bu anlamda, özellikle güvenlik alanında, vatandaşa ve topluma güvenin esas alınması büyük önem arz etmektedir” dedi.
Kamu düzenine yönelik faaliyetlerde bir eylemin terör eylemi olarak değerlendirilmesi için şiddete yönelmesi ve bir eylem içermesinin temel ölçüt olması gerektiğini ifade eden Bakan Aksu, bununla birlikte, “Demokratik toplum düzeninin sağlanmasında herhangi bir zafiyete fırsat vermemesi için şiddet eylemlerine uygulanan yaptırımların ağırlaştırılması ihtiyacı karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.


Aksu, demokratik toplumlarda devletin en önemli görevlerinden olan vatandaşın temel hak ve özgürlüklerini koruma görevi içinde düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce açıklanmasının yanında bunları öğrenme özgürlüğünü de içerdiğini belirtti.


Farklı kültür, inanç ve değer bakımından zengin toplumlarda, uzlaşma kültürü ve tecrübesinin o toplumda geliştirilmesi ile karşılıklı güven ortamının sağlanabileceğine dikkat çeken Aksu, “Farklılıklarla birlikte yaşamanın mümkün olabileceğini gösteren bakış açısı, 21. asrı kucaklayacak ve şekillendirecektir” dedi.
Günümüzde hoşgörüye duyulan ihtiyacın arttığına işaret eden Aksu, hoşgörünün olmadığı ortamlarda bencillik ve anlaşmazlığın kaçınılmaz olduğunu kaydetti.



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.