110 milyarlık maaş isyan ettiriyor!

Ülkemizin siyaseten ve ekonomik açıdan kötüye gidişi konusunda,  kimi yazar çizerler olarak; “ne olur uyanın artık, Güneydoğu ve vatan toprakları elden gidiyor!” diye sabah akşam yazmış olsak da, kimsenin kılını kıpırdatamıyoruz. Hiç olmazsa, futbol konusunda içimizi dökelim de biraz rahatlayalım…


Önce konunun girizgahı.


Gençliğimizde amatör kümede uzun yıllar futbol oynadığımızdan, futbola düşkünlüğümüzün öbür sporlardan fazla olduğunu belirterek yazımıza başlangıç yapalım. Zaten kimin düşkünlüğü az ki diyebilirsiniz. Haklısınız, dünyada bütün ülkelerde sevilen sporların başında futbol geliyor… Bunu kimse yadsıyamaz.


Delikanlılığımızda, futbolu amötörce sevip oynadığımızdan, dönemin gençliği olarak, oynadığımız mahalli takımlara ve tutmuş olduğumuz İstanbul’un büyük takımlarından Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’a, forma aşkı için bağlanırdık..  Oyuncusu olduğumuz takımlar ya da tutmuş olduğumuz büyük takımlar yenilince, üzüntüden dünya başımıza çökerdi.


Zaman geçti köprülerin altından çok sular aktı, günümüz futbolcuları, artık geçmişte olduğu gibi,  giydikleri forma aşkından değil de, milyon dolarlara varan sözleşmelere atmış oldukları imzaların vermiş olduğu güçle sahalarda ter döker ve top peşinde koşar oldular. Ülkemizi dışarıda temsil eden az bulunur altın kramponlarımız(!) için, yaşamda ki her şey de olduğu gibi, önce para, sonra futbol geldi… Halk ağzıyla söylersek; “ne kadar ekmek o kadar köfte” işin felsefesi oldu.


Bugün, biz de yazımızda, işin bu yönü üzerinde duracağız…
İsviçre milli maçı felaketinden sonra, Fenerbahçe Milan bozgununu yaşadık…
Milli maçın üzüntüsünden, günlerdir kahrolurken, Saraçoğlu’nda anlı şanlı Fenerbahçe’nin Milan bozgunuyla sinirimiz, sevinç beklentimiz ve umutlarımız yeniden tepe taklak oldu…


Bu satırları, Maçın 80. dakikasında skor 4-0 olunca televizyonumuzu kapatıp bozguna uğramış bir ruh hali ile yazıyoruz…
Yeter artık!..  Daha fazla sessiz kalamayız!
Dışarıya karşı ne onurumuz kaldı, ne de itibarımız!


***


İsviçre maçı, yıkımımızın başlangıcı oldu. Fenerbahçe’nin farkla yenilgisi de işin tuzu biberi…


Düşünün, Fatih Terim, Milli Takımlar Teknik Direktörü olduğu tarihten bu yana 110 milyar lira aylık alıyor. Milyonlarca Türk insanının hayal bile edemeyeceği bir parayı Fatih Terim her ay bu devletin kasasından maaş olarak tıkır tıkır alıyor. Terim’e bu korkunç parayı kim ödüyor?. Yatırdığımız vergilerden tabi ki biz ödüyoruz.


Asgari ücretle çalışanın eline bir yılda net olarak toplam 4 milyar lira dolayında para geçerken, Terim’in bir ay da almış olduğu para 110 milyar lira!  İç dış borçları 400 milyar dolara  yaklaşmakta olan fakir bir ülkenin kasasından bir kişiye akıl almaz rakamda bu kadar yüksek aylık nasıl ödenebiliyor? Herkes gibi biz de anlayabilmiş değiliz!


Fatih Terim, almakta olduğu bu denli yüksek maaşın karşılığını verebildi mi?
Dünya şampiyonasına katılamadığımız gibi, dünyaya rezil olmanın yanında, alacağımız cezalar nedeniyle belki önümüzdeki şampiyonalara ülke olarak katılma hakkını dahi kaybedeceğiz.
110 milyar lira aylığın karşısında Terimin Türk halkına verdiği bu !


Fatih Terim, elan bu aylığı almaya devam ediyor.
Bize göre ve inanıyorum ki milyonlarca vatandaşımıza göre Terim artık bu maaşı almaktan vazgeçmelidir.


Derhal istifa edip yerine vicdanları isyan ettirmeyecek, makul düzeyde aylıkla çalışacak yeni bir teknik direktör atanmalıdır. Nasıl olsa yenilip ona buna kepaze olduğumuza göre, hiç olmazsa devletin parası boşa gitmesin.


Öbür yandan, Daum’a ödenen para ne kadardır bilmiyoruz ama kolay kolay tahmin edilemeyecek “felaket bir ücret” ödendiği gerçek. Onunla birlikte, takıma alırken bulunmazlığı yere göğe sığdırılmayan sahada varlığı yokluğu anlaşılmayan Anelka denilen futbolcu başta olmak üzere, yerli yabancı paraya boğulan bu futbolculara, korkunç rakamlı meblağlar peki neden ödeniyor? Çıktıkları her maçta, yabancı takımlara farklı yenilsinler diye mi?


Milan maçında, sonlara doğru Fenerbahçe’nin oynamış olduğu futboldan ve farklı skordan ötürü,  evimizde odamızda yalnızken bile, sanki yanımızda bizi alaya alan birileri varmışcasına utancımızdan televizyonumuzu kapattık.


Bundan böyle, eşek yükü para almaktan öte hiçbir maharetleri olmayan Teknik direktörlerin başında bulunduğu takımların maçlarını izlememeye kara vermiş bulunuyoruz
Ne zevkimiz kaldı ne de heyecanımız!


Özellikle milyonlarca vatandaşımız gibi vatanseverlik duygularıyla yüklü bir Türk insanı olarak. Milli maçlardaki yenilgiyi hiçbir şeklide kabullenemiyoruz. Milli takımımızın yenilgisi, özellikle ülkemize karşı AB kaynaklı yıpratıcı saldırıların artması nedeniyle milliyetçi duygularımızın yoğunlaştığı bugünlerde,
Bizi fazlasıyla sarsıyor…


Sonuç olarak;
110 milyar lira aylıklı Milli Takımlar Teknik Direktörümüz Sayın Fatih Terim’in, halkın daha fazla tepkisini çekmeden, görevinden istifa etmesinin, hem kendisi için, hem de ülke için hayırlı olacağını bir kez daha vurgulayarak yazımızı noktalıyoruz.


Söyleyeceğimizi söyledik… Gerisi Fatih Terim’in bileceği iş.


burhanaozbey@yahoo.com


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 − 10 =