’14 ay üçlü mekanizme ile oyalandık’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”14 ay üçlü mekanizma ile oyalandık. Şimdi Amerika’ya da, Irak’a da gerekenleri söyledik. Artık kendi başımızın çaresine kendimiz bakacağız. Eğer şu bir kaç gün içerisinde o beklenen gelişmeler olmazsa” dedi. 


İngiltere Başbakanı Gordon Brown’ın davetlisi olarak İngiltere’ye gelen Erdoğan, Oxford Üniversitesi bünyesinde 100 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren düşünce kuruluşu Oxford Union’da yetkililerle birlikte bir akşam yemeği yiyerek, öğrenciler ve öğretim görevlilerinden oluşan üyelere bir konuşma yaptı. 


Irak’ın Türkiye açısından son derece önemli bir konu haline geldiğini, Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğünün korunmasına özel önem atfettiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:: 


”Irak’ın bölünmesine kesinlikle karşıyız. Siyasi birliğinin, bütünlüğünün korunmasından yanayız. 5 yıllık iktidarımız döneminde ulusal ve uluslararası platformlarda bunu sürekli seslendirdik ve bunun özellikle adeta lobisini yaptık. Bugün de aynı şekilde bakıyoruz. Bu nedenle Türkiye Irak’a elinden gelen her türlü yardımı yapmaktadır. Ancak terör örgütü PKK-kongragel’in Irak’ta faaliyetlerini sürdürerek buradan ülkemize yönelik terör eylemlerinde bulunması, ülkemizde büyük rahatsızlıklara neden olmaktadır. Halkımızın içinde bulunduğu bu ruh halinin terör saldırılarına hedef olmuş İngiliz halkı tarafından gayet iyi anlaşıldığına inanıyorum. Bu çerçevede Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında varılan anlaşma uyarınca Irak’ta terör örgütü faaliyetlerine son verilmesine yönelik somut adımlar atmasını umud ettik. Ancak bu konuda ilerleme sağlanamaması, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafa hakkını kullanmasını kaçınılmaz kılmaktadır.” 


Başbakan Erdoğan TBMM’nin Kuzey Irak bölgesine bir yıl süreyle sınır ötesi harekat konusunda gerekli yetkiyi hükümete verdiğini de hatırlatırken, alınan bu önlemin Irak’ın toprak bütünlüğünü veya halkını asla hedef almadığını vurguladı.. 


Bunun sadece terör örgütü PKK’ya yönelik olduğuna dikkat çeken Başbakan, terör örgütünün Kuzey Irak’ta açık bir destek gördüğüne işaret etti. 


Buradaki kamplarda eğitim alan teröristlerin Türkiye’ye sızarak masum halkın ve güvenlik güçlerinin hayatlarına kastettiğini de belirten başbakan, ”artık sabır taşı çatlamıştır. Türkiye gereken işbirliğini göremese de terörizmle mücadelesine azim ve kararlılıkla devam edecektir” dedi. 
     
Erdoğan, ”Türkiye’nin, Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile yakın ilişkileri olduğunu ve bu bağlamda Kuzey Irak’a yapılacak herhangi bir operasyonun bu ülkelerle ilişkileri bozup bozmayacağı” yönündeki bir soruyu şöyle yanıtladı: 


”Avrupa Birliği süreciyle, Kuzey Irak’a yönelik operasyonun birbiriyle bağlantısı yok. AB ülkelerinin tümü PKK’yı bir terör örgütü olarak ilan etmiştir. Böyle bir terör örgütünün komşu ülkeye zarar verecek şekilde, oradaki kamu düzenine zarar verecek şekilde bir girişimi olduğu takdirde, gerek NATO, gerek Birleşmiş Milletler (BM), gerekse uluslararası hukuktan kaynaklanan zaten tedbirler var. Ve bu tedbirler paketi içerisinde, uluslararası hukuku çiğnemeden terör örgütüne yönelik olarak yapılacak olan bir harekettir. Ve burada sivil hedefler kesinlikle söz konusu değildir. Irak’ın toprak bütünlüğü kesinlikle söz konusu değildir. Hedef sadece terör örgütüdür.” 


Erdoğan, ”Türk Devleti neden Kürtlerin self determinasyon haklarına karşı geliyor? Ayrı bir devlet olma haklarına neden karşı çıkıyor?” sorusuna şu yanıtı verdi: 


”Buradaki sorunu zannediyorum ki karıştırıyorsunuz. Irak’taki Kürt Devleti olayı bizim sorunumuz değil. Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduğumuzu bugüne kadar söyledik. Irak’ın kuzeyinde terör örgütünün konuşlanmasıdır. Orada eğitimlerini alıp ondan sonra da Türkiye’ye girmek suretiyle Türkiye’de halkımıza, vatandaşlarımıza, hatta hatta Kürt orijinli vatandaşlarımız da olmak üzere bunların ölümüne neden olmaktadırlar, öldürmektedirler. Acımasızca bu süreci devam ettirmektedirler. Ama Türkiye’mizin Güney Doğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi bir defa terör örgütünün Kürt vatandaşlarımızı temsil diye bir durumu ya da böyle bir hakkı veya yetkisi de söz konusu değil. Burada esas konu, terör örgütünü Kuzey Irak’ta konuşlanmasıdır. Orada eğitimini alıyor olmasıdır. Hiçbir ülke kendi ülkesinde terör örgütünü barındırarak bir komşu ülkeye onu bir tehdit unsuru olarak saklayamaz.” 


Erdoğan, ”Türkiye’nin yapacağı olası bir sınır ötesi operasyonun Irak’taki merkezi hükümeti zayıflatacağı ve teröristleri güçlendirip güçlendirmeyeceği ve bunun bir çelişki olup olmadığı” yönünde sorulan bir soruya da şu yanıtı verdi: 


”Maliki hükümetine biz gerekli desteği vermeyi her zaman söylüyoruz. Terör konusunda üçlü bir mekanizma oluşturalım dedik. Bunun içinde Türkiye, ABD ve Irak vardı. 14 ay biz bu üçlü mekanizma ile oyalandık. Ve artık oyalanmaya tahammülümüz yok. Maliki ile yaptığımız görüşmelerde ‘teröre karşı mücadelede ne yapılması gerekiyorsa, biz bunu yapmaya hazırız’ dedik. ‘Askerinizi ve polisinizi eğitmek gerekiyorsa, eğitelim’ dedik. ‘Ama ülkemizi huzursuz edecek terörist kamplarını topraklarınızda barındırmayın’ dedik. Barındırdıkları zaman bizim de artık buna tahammül etmemiz mümkün değil. 14 ay üçlü mekanizma ile oyalandık. Şimdi Amerika’ya da Irak’a da gerekenleri söyledik. Artık kendi başımızın çaresine kendimiz bakacağız. Eğer şu bir kaç gün içerisinde o beklenen gelişmeler olmazsa.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen − 4 =