16 Mart Davası…

16 Mart 1978 günü İstanbul Üniversitesi’nden çıkmakta olan devrimci öğrencilere  bombalı ve silahlı saldırı yapıldı. Saldırıda Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek,Hamit akıl, Murat Kurt  isimli yedi öğrenci yaşamını yitirirken, 41 öğrenci yaralandı.

Bu olayla ilgili 12 Eylül’den sonra İst.Sky. Mahkemesinde açılan dava 82’de beraat ile sonuçlandı. Kanlı olayların üstüne gitmek için  darbe yapanlar, darbeye gerekçe olan en önemli katliamlardan birinin soruşturulmasını  engellediler. Sanıklar aklanınca dosya kapandı.

Toplumsal vicdanı  derinden yaralayan bazı olaylar  hiç  unutulmuyordu. Gün geliyor, devran dönüyor, toplumsal hatırlama bilinci ve tarihi adalet  hükmünü yürütüyor, unutulduğunu sandığımız şeyler önümüze çıkıyordu.

Olaydan 19 yıl sonra dava yeniden açıldı.

1997’de İst. Barosu Susurluk Komisyonu dava ile ilgili yeni belgeler bulunca, ölenlerin dönem arkadaşı avukatlar bir araya geldiler. Dava dosyalarını tozlu raflardan indirdiler. 1997’de dava yeniden açıldı.

Saldırının olacağını bildikleri halde hiçbir güvenlik tedbiri almadıkları gibi gerçekleşmesini kolaylaştıranlar, saldırganların yakalanmasını engelleyenler, saldırıyı gerçekleştirenler ve  türlü kirli bağlantı bir bir açığa çıkarılıp mahkemeye çağrıldı. Önemli bir kısmı mahkemeye gelmedi. Mahkeme de bu konuda caydırıcı davranmadı.

Olayda kullanılan Amerikan yapımı  TNT kalıplarının kaynağı İst. 3.Kolordu Komutanlığıydı.   Patlayıcıları Abdullah Çatlı’ya getiren Yüzbaşı Mehmet Ali Çeviker’ de aynı komutanlık bünyesindeydi. Maraş yolunda aynı patlayıcı ve silahlarla yakalanacaktı. Olayı gerçekleştirenlerin  anında yakalanmasını engelleyen Kom. Reşat Altaylı, bütün 80’li 90’lı yılların Yargısız infaz  ve işkence davalarının vazgeçilmez aktörlerindendi. Hep yükselirken Çatlı’nın yakın mesai arkadaşı oldu. En son Hrant Dink’in ölümünün hazırlandığı ilin Emniyet Müdürüydü. Mahkeme süreci Denizlerin idamcılarından Savcı Baki Tuğ’un aynı teşkilat yapısı içinde olduğunu ortaya çıkardı. Olayın dış bağlantıları da kısmen ifşa oldu. Planlayıcılardan Nasibullah Türker,  olaydan sonra Almanya’ya Eski Nazi, yeni CIA ajanı Razi Nazer’in yanına dönüyor. İlginç olan onu güvenli i dönmesi için Ecevit’in uçağına yerleştirilmesiydi…

Bu doğrudan bir  Gladio davasıydı. Alanında açılan tek davaydı. Devlet çekirdeğini yöneten güçlerde buna uygun davrandılar. Temel  bilgi ve ilişkiler,  MİT’e, Emniyet’e ve Askere uzanıyordu. Her üç kurumda bu konuda  son derece ketum davrandı. Hiçbir bilgi vermedikleri gibi bu yollu en küçük çatlağı süratle kapattılar.

***

16 Mart  katliamı davası  30. yılını dolduruyor. Katliam, soykırım gibi insanlık suçları için “zaman aşımı” geçerli değil, ama Türk hukuk sistemi bu gibi konularda problemli.

 12 Eylül darbecileri, Erdal Eren’i 17 ‘sinde  darağacına gönderirken, devamcıları  zaman aşımı oyunu ile 16 Mart katliamcılarını  sorgudan bile geçirmeden davayı toptan bitirmek istiyorlar.

 16 Mart,  12 Eylül darbesine giden  planlanmış yolda  katliamlar aşamasını açan olaydı.

 Türkiye,  5000 gencinin katledilmesi pahasına gerçekleştirilen 12 Eylül darbesiyle  henüz yüzleşmedi, hesaplaşmadı.

 Bu  yapılamadığı içindir ki, ağır bir militarist kültürün ve en küçük demokratik hareketlenmede  galeyana gelen atmosferin etkisinden kurtulamıyoruz. Son derece kuralsız, karanlık ve kirli ilişkiler üzerinden iktidar ilişkilerinin yürütüldüğü bir ülkede yaşıyoruz.

Soruyoruz:  MİT adına Abdi İpekçi davasının soruşturmasını yürüten Metin G.’nin  Abdullah Çatlı ekibiyle ilişki yürüten, ülkeye dönüşünde onu karşılayan kişi olmasından veya  ” bin operasyoncu”  Mehmet Ağar’ın Adalet Bakanı olmasından daha trajik ne olabilir…

“Devleti koruma ve kollama” adına böylesine ağır suçları işlendiği  bir ülkede elbette Ağar gibileri “altından bir tuğlayı çekersen koca bir duvar çöker” diyecekti ve elbette “ketum” davranacaklardı…

İşte yüzleşmemiz gereken karanlık tablo bu!

Toplum olarak ‘Tuğlayı  çekmemiz’,  gerçekle yüzleşmemiz  ve adaleti sağlamamız gerekiyor.

Yeni zamanlarda, çağdaş demokratik bir topluma ve aydınlık bir Türkiye’ye ulaşmanın bilinen başka bir yolu yok!

_______________________

* 78liler Girişimi Sözcüsü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.