18 gazetecinin duruşması 27 Nisan’da

Tutuklu gazetecilerin 8’i 7 Aralık günü Ezilenlerin Sosyalist Platformu’nun (ESP) Ankara’da Yeni Ceza İnfaz Kanunu’na karşı düzenlediği Meclis yürüyüşü esnasında gözaltına alınıp tutuklandığı belirtildi.


Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu açıklamasında şöyle denildi:


“Tutuklu gazetecilerden beşi Atılım Gazetesi, üçü ise işçi gazetesi Dayanışma’nın çalışanıdır. Keza, Bilim Estetik Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) bünyesinde sinema yönetmenliği yapan Serap Kervancı da kamerasıyla birlikte bu eylemi izlerken gözaltına alınıp tutuklanmıştır.


Tutuklu çalışanlarımız, Adalet Bakanı’nın basına açıkladığı anti-demokratik yaklaşımın bir ürünü olarak ‘gazeteci’ sayılmamış, tutuklanan diğer ESP’lilerle birlikte ‘terör örgütü üyesi’ gibi afakî bir suçlamayla karşı karşıya kalmışlardır. Demokratik bir sokak eylemi ‘terör eylemi’ ilan edilmiştir. Bununla da yetinilmemiş, eylemi izleyen basının içinden bazı gazeteciler seçilerek gözaltına alınmış, aynı suçlamanın parçası haline getirilmiştir. ‘Seçilen’ bu gazetecilerin devletten ve sermayeden bağımsız yayın yapan gazetelerden olması ise kuşkusuz bir rastlantı değildir.”


“27 NİSAN’DAKİ DURUŞMAYA KATILALIM”


Atılım gazetesi’nden şu açıklama yapıldı:


“7 Aralık eyleminde gözaltına alınarak tutuklanan 46 kişinin ilk duruşması 11 Mart günü görüldü. 28 kişi tahliye edilirken, hukuki durumu aynı olan 18 kişi anlaşılması güç bir keyfilikle tahliye edilmedi.


Davada yargılanan tutuklu gazetecilerden hiçbirisinin tahliye edilmemiş oluşu, bilinçli ve kasıtlı bir tutuma işaret etmektedir. Yargılanan 46 kişiden tahliye edilmeyenler, ağırlıkla, Atılım, Dayanışma, BEKSAV çalışanları ve ESP’nin Ankara ve Eskişehir temsilcileridir. ACM heyeti bu 18 kişinin ‘terör örgütleriyle bağının araştırılacağı’ gerekçesiyle tahliye edilmediğini açıkladı. Bu açıklama, komplo kokmaktadır. Yasal, meşru kurumlar ‘terörizm’e ilintilendirilmek istenmektedir.


Ezilenlere, emekçilere, muhaliflere ait kurumların, kitle örgütlerinin, siyasal partilerin ‘terör’ kavramıyla damgalanarak yasadışı ilan edilmesi, bu ülkedeki rejimin eski bir taktiğidir. Bu, muhaliflerin yasalarla engellenemediği durumda devreye sokulan bir keyfiyettir.


Gazetemizin çağrısı, dayanışmadır. Ankara cezaevlerinde tam bir keyfiyetle ve hukuksuz biçimde tutuklu tutulan gazetecilerin sesine ses katma çağrısıdır. Tutuklu gazeteciler gerçeğini kamuoyuna duyurma, 27 Nisan’da görülecek ikinci duruşmaya katılma çağrısıdır… Bu, aynı zamanda, Sincan F Tipi Cezaevi’nde tutuklu Atılım Ankara muhabiri Ufuk Han’ın, Dayanışma Yazıişleri Müdürü Ersin Sedefoğlu’nun, Dayanışma Bursa Temsilcisi Veli Görgün’ün ve Panayır bürosu çalışanı Serdar Yiğit’in; Ulucanlar Cezaevi’nde tutuklu Ankara Temsilcimiz Selver Orman’ın, Bursa Temsilcimiz Burcu Gümüş’ün, Eskişehir Temsilcimiz Nuray Kesik’in ve ıstanbul muhabirimiz Seda Aktepe’nin çağrısıdır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.