2005’de yeni nesil büyüyor…

 


 


Tüm dünyaya baktığımızda ekonomik değerlerin dalgalandığını; sağlık konularının hem umut verici, hem de tedirgin edici olduğunu; Orta Doğu’nun cadı kazanına döndüğünü; kasırga, deprem ve sellerle, uğradığı haksızlığa tepki veren tabiat ananın yine de bizi incitmemeye çalıştığını görüyoruz… Oysa evrimin hızlı akışıyla dünya, dünyayla birlikte bizler, hayallerimizin ötesinde yeni bir oluşuma gidiyoruz.


 


Burçların enerji akışı mevsimleri; mevsimlerin değişimi de bizleri değiştiriyor. Hatta son günlerde, yeni bir burcun varlığından söz ediliyor. Yılancı takımyıldızı olarak bilinen bu yıldız kümesi, burçlar kuşağına dahil olmak üzere… Bilincimizin yükseldiğini çok açık bir şekilde sembolize eden Yılancı takımyıldızı’nın bu hareketi, Balık ve Kova burçlarının arasından daha önce algılamadığımız bir enerji akışı oluşturuyor. Ve, 2000 yılından sonra doğan kuşağı etkiliyor. Yeni nesil diyebileceğimiz bu çocuklar, dünyanın yeni yapılanmasında önemli bir rol üstlenerek bizleri ardından sürüklemeye hazırlanıyorlar. Burçlarımız değişmiyor ama, alışık olmadığımız bir iç uyanış doğuyor bilincimizde…


Dolayısıyla evren, insanoğluyla yeni bir lisanla, “ışığın” dilini kullanarak konuşuyor. Eğer rüyalarınızda, enteresan geometrik şekiller, değişik matematik dizilim ve formülleri, fantastik simgeler görüyorsanız; hiç duymadığınız ses ve melodiler duyuyor, değişik kokular hissediyorsanız bunların yeni dilin alfabesi olduğunu bilmelisiniz. İnsanlığın kaba titreşimlere inme sürecinde, derinlere çekilen ilahi yeteneklerimizi ve tanrısal kudretimizi yeniden kazanma aşamasına geldiğimizin de belirtisidirler. İster manevi, isterse fiziki olsun, tüm  doğumlar sancılıdır. Dünyamız  bizlerle birlikte yeni bir  evren boyutunda doğmaya hazırlanırken, telaş ve tedirginliğin böylesine belirgin olması son derece doğal değil midir? Şimdi bizlere düşen, birliğin önemini kavrayarak karmalarımızı dengelemek, bozduğumuz doğal dengeleri sevgi ve şefkatle onarmaktır.


 


Bu yıl Dünyayı ve Türkiye’yi neler bekliyor…


 


Gökyüzünden yeryüzüne yansıyan enerjilerin ne türden olaylara dönüşeceğine, yani oluşan potansiyele baktığımızda, Amerika Birleşik İmparatorluğu’nun (!)duraklama, hatta  gerileme devrinde olduğunu Nisan ayında patlamaya hazır bir skandal bize gösterecek. Otoritesini diğer ülkelere kanıtlamak adına saldırgan bir tavra bürünmesi, saygınlığına gölge düşürmekte ve her geçen gün güven yitirmektedir. Ben değil, yıldızlar böyle söylüyor!


 


ABD bir yandan ekonomik sorunlarıyla mücadele ederek, yeni pazarlar oluşturmaya çabalarken; diğer yandan hala en büyük dev olduğunu kabul ettirmek adına güç kullanacak ve  Ocak ayında hırçınlaşarak Orta Doğu’yu karıştıracak gibi… Aynı nedenle, Güney Amerika üzerindeki  sert tutumunu da sürdürecektir. Bu arada, Nato ve benzeri örgütler yeniden yapılanmaya gitmek zorunda kalacaklar gibi görülüyor. Avrupa’yla olan ilişkilerinde başta Almanya ve İngiltere olmak üzere gerilimli görüşmeler yaşayacağına dair işaretler, diğer ülkelerin tedirgin olmasına neden olabilir. Bunu yakından takip eden Rusya, Çin’i ve Orta Doğu’yu destekleyerek bir tür gizli güç gösterisinde bulunabilir.


 


Yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan bir tarikat Amerika’da ve yakın bağlantıları olan ülkelerde hızla yayılabilir. Yıl sonuna doğru, Avrupa’daki önemli bir dini liderin ölümü uzun bir süre kamuoyundan saklanacağından, cemaatte huzursuzluk oluşturması bir dalgalanmaya dönebilir. Bu konularda yılın en önemli ayı Ocak  olduğundan üç semavi dinin ileri gelenleri, uzlaşma adına yoğun fikir teatilerinde bulunmak için sık sık bir araya  gelecekler. Ayrıca Ülkeler arası kültürel paslaşmalar, sanat olayları yıla damgasını vuracak, uluslar arası barışa elçilik yapacaktır.


 


Avrupa Ekonomik Topluluğu adını alan yaşlı Avrupa, aşırı genişlemenin verdiği doyumsuzlukla dağılma sürecine girdiğine dair sinyaller vermeye devam edecek. Hatırlarsanız, geçen Aralık ayında  İsveç ve Hollanda tatmin olmadıklarını açıkça ifade etmişlerdi.


 


Orta ve Uzak Doğu’da ise doğal tabiat olaylarını ortaya çıkaracak açılar mevcut. Ocak’ta yanardağ faaliyetleri, depremler olası ve hava koşullarının mevsim normlarının dışında  seyretmesi  şaşırtıcı  konulardandır.; Ancak, gerek yer sarsıntıları, gerekse su taşkınları yoğun yerleşim yerlerinin dışında oluşacak.


 


Yeni Türk lirasıyla iş hayatına taze kan pompalayan Türkiye, sağlık ve çalışma sektörünün modernleşmesine olanak vereceğinden, yeni yıla moralli başlayacak. AB sürecinin elektrikli bekleyişi geride kaldığından, halkın ihtiyaçları tüm çıplaklığıyla görünür hale gelecektir. Yaklaşık iki yıldır Satürn’ün disipline eden enerjisiyle bilgisini ve kapasitesini dürüstçe görmeye başlayan Türk halkı, ihtiyaçlarını ölçülü bir özveriyle elde ediyor. Gökyüzündeki konfigürasyon, eğitim ve işsizlik sorunlarına ise kalıcı çözümler bulunacağına işaret ediyor.


 


  Mars, Ocak’ta Uranüs ve Plüton’u tetikliyor…


 


Ayın ilk günü transit Merkür/ Venüs, Plüton’la kavuşum yaparak sağlık kurumları, kamu çalışanları, gıda ve tarım sektörlerinde dünya standartlarına uygun yeni  yasa ve sistemleri benimsemek için görüşmelere ve tasarıların gözden geçirilmesi çalışmalarına başlanacağını belirtiyor.


 


Mars/ Uranüs karesi,  yüksek öğrenim kurumları, yargı mercileri, uzak ülke ve komşularla gerilimli  konuları gündeme getiren sert bir açıdır. Deniz ve hava sahaları gündeme gelerek kalıcı bir çözüm arayışını başlatabilir.


 


10 Ocak’tan itibaren transit Jüpiter, retrograt Satürn’le kare açı oluşturarak halkın edindiği disiplinli öğretiyi en doğru şekilde görüp değerlendirmek için oldukça sağduyulu davranacağı anlamına geldiği gibi; bu sert ama verimli açı, yeni bir ruhsal disiplin ve öğretiyle yüz yüze gelineceğine de işaret ediyor. Venüs/Merkür Oğlak burcunda kavuşuyor ve ayın son haftası Satürn’le karşı karşıya geldikleri için hem zihin hem de duygusal ifade alanı kısıtlanacağından kendimizi alıngan ve kaygılı hissetmemiz olasıdır.


 


21 Ocakta  Mars/Plüton kavuşumu Türkiye’nin Ay’ına karşıt açıdan yansıyor. Gizli  örgütler, kadınların kullanılacağı entrikalara, provoke edici düşmanlıklara zemin hazırlayacak konumdadır. Oldukça yüksek potansiyelli ve trasforme edici enerjiler aldığımız bu ay, itidali elden bırakmamak gerekiyor.


 


2005’ in en önemli olayı, sanat ve kültür organizasyonlarında olacaktır. Başta Terazi, İkizler ve Kova burcu sanatçılar olmak üzere, Koç Aslan ve Yaylar da bu organizasyonların mimarları olacaktır. Onlar sayesinde bu yıl, Türkiye adını neredeyse tüm dünyaya sanatla duyuracaktır.


 


 


Ayın sözü


Sanat gemileri, arabaları bile yürütür; sevgiyi kurar.


                                                  Ovidius


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.