2011 Seçim Analizleri ( I )

Adalet ve kalkınma Partisi

12 Haziran 2011 genel seçim sonuçları belli olduğunda en çok sevinecek ve en çok üzülecek partiler daha önceden belliydi.
Bunu bilmek için kahin olmaya neden yok.
Ama aldıkları oy çokluğu açısından en çok şaşırtan yine AKP oldu.
Çünkü üçüncü kez sandığa giden bir iktidar partisinin oylarında genel kabule göre düşme beklenir.
Bu sadece demokrasiyi deneyen ülkelerin geri kalmış veya az gelişmiş ülkelerin değil, en kalkınmış ülkenin de kabul edilen bir gerçeği.
Çünkü iktidarda fazla kalan partilere karşı kullanılan “bıktık yahu” “gına geldi” veya “sıktım sıyrıldı” cümleleri kullanılır öteden beri.
Ve bu hissiyat sandığa yansıması negatif olur.
Yani bu partinin oyları azalır.
Hatta anamuhalefet değil, muhalefete düşen parti gibi olabilir.

Ne var ki, 1950’den beri yapıla gelen genel seçimlerde bir “ilk” gerçekleşti ve AKP üçüncü defa ve ülkedeki seçmenlerin iki kişiden birinin oyunu aldı.

Peki AKP ne yaptı da bu başarıya imza attı?

Adalet ve Kalkınma Partisi parti programına koyduğu vaatlerin hepsi olmasa da çoğunluğunu hayata geçirdi.

Ulaşım- haberleşme- iletişim alanlarında ileri adımlar atmaya çalıştı.
Bu alanda bazı konuları yüzüne gözüne bulaştırmadı değil.
Karayollarındaki duble yol çalışmaları hariç, hızlı tren ve iletişimde beklenmedik hatalar yapıldı.
Bu hizmetler belediyelerde sıkı takip edildi ve olumlu sonuçlar alınmaya çalışıldı.

Sağlık hizmetleri bence hizmet katarının ilk vagonuydu.
Onu eğitim izledi.

Bu hizmetlerin somut olması, doğrudan halka yansıması çok ama çok etkileyici rol oynadı bu partiye güvenme açısından.
Zamanın ihtiyaçlarından en önemlisi ise konut olduğu için fakir-fukara-gureba denilen kesimlerin ev edinmesi ise TOKİ sayesinde hayata geçirilince başarı zinciri tamamlanmıştı artık.

Dış politika ve dünyada itibar kazanma da belki etkileyiciydi ama bunlar hayatın içinde ve doğrudan insana yansıyan konular olmadığı için bana göre “tali” kalıyordu başarının analizinde.

Zafere ulaşan yolu AKP baştan çizmiş olmalıydı ki, 9 yıla yakın süre içinde gerek devlette ve gerekse partide yapılmış hatalar hiçbir zaman halka (basına) yansımadı.
Kim bilir ne çok hatalar yapıldı.
Kim bilir ülkeyi sarsacak nice yanlışlar oldu.
Ama bunların hiç birini duymadık, duyamadık.
Bu “ağır disiplin” uygulaması bugüne kadar hiçbir partide rastlanmadı.
İşte partinin yıpranmamasının en önemli nedeni buydu.
Buna ekonomik disiplin (bütçe uygulamaları) eklenince parti lideri RTE görülmemiş bir başarıya imza atmış oldu.

Tabii cihet-i askeriyede…
Tabii Kürt açılımında…
Tabii ki özgürlüklerde kısıtlı ve sınırlı da olsa…
Bu sahaların, hiç basılmamış çimleri üzerinde top çeviren ve zaman zaman çimleri ezme bahasına değişik zaman ve yerlerde hamle yapan AKP halkın gözünde “ gözü pek parti” imajı bıraktı.
Kasımpaşalı AKP Genel Başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın imajı ise üçüncü kez kazanmanın “cila”sından başka bir şey değildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − eight =