2011 Seçim Analizleri (II)

Cumhuriyet Halk Partisi…

2011 genel seçimlerinde, AKP dışında başarısı tartışılan partilerin başında CHP geliyor.
Gerçekten CHP bu seçimde başarılı oldu mu?
Bence oldu.
Eğer “başarı”yı, “kelle hesabı”, “oy oranı” veya “milletvekili sayısı” ile yapıyorsak, bu konuda yollarımız ayrılıyor demektir.
Ben olaya sayısal-matematiksel bakmıyorum.
Ve başarılıdır diyorum.
Neden?

Bir kere “Yeni CHP” tanımına katılıyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu ve takımı, yeni bir CHP algısı yaratmak, programı ilk defa yeniden ve çağın ruhuna uygun biçimde dizayn etmekle bir çok “ilk” e imza attı.
Yurt sathında gezmedik il ve ilçe toprağı bırakmadı denebilir.
Bu bir ilk’tir.
Ki bildiğimiz CHP yöneticileri, eskiden oturdukları evin penceresinden sokağa bakarak ülkenin ve halkın ne istedikleri tespit (!) ve tayin (!) ederlerdi.

Oysa Kılıçdaroğlu bazı tabuları yıkmaya çalıştı.
“Bazı” kelimesinin altını çiziyorum, çünkü yıkılmayan daha çok tabu var hala.

CHP üst yönetimi veya kurmayları başından beri bir iktidar çıkaramayacaklarını biliyorlardı. Bunu halka sezdirmeden, seçmenine ima etmeden yola çıktılar. Hedefleri bana göre yüzde 27-28’lerin üstüydü. Başarı eşiği ise yüzde 30 olabilirdi.
Olmadı.
Bu kadar kısa zamanda 1924’den günümüze uzanan siyaset belgeselini bir ayda veya bir yılda kenara atıp başarıya ulaşmak, çok çok başarılı olmak kolay değildi.

Bence CHP’nin elde ettiği, bu küçük başarısı uzun süre tartışılacak.
Kadrolar belki yine ikiye bölünecek.
Eskiler ve yeniler arasında belki savaş dahi çıkabilir.
Atatürk ideolojisi etrafında kenetlenen ile asrın ruhunu yakalamaya çalışanlar arasında “çatlak fay” aralığı giderek derinleşebilir.

CHP eğer yenilenmeyi sil baştan yapmazsa, kısa vadede (Bu önümüzdeki 4 yıl demektir) bir yere varamaz.
Yeni parti demek, yeni ve “sil baştan” program demektir.
Yeni CHP demek, sivil bir anayasa nasıl ki “ sil baştan” yapılmak isteniyorsa, CHP programının da yeniden ve köklü reformlarla dizayn edilmesi gerekir.
Eskimiş ideolojiler kolay terk edilemez, buna bir şey diyemem.
Ama CHP bana göre reformist atağa önce “ Altı OK”tan başlamalı.
Bu 6 ok’ta çağın gerisinde kalan “umde”ler ayıklanmalı, bir kısmı terk edilmelidir.
Belki hedef, vurgulu ve vurucu biçimde üçe indirilebilir.
Belki yeniler eklenebilir.
Bilemem.
CHP 2011 seçimlerinden daha ileri gitmek istiyorsa, yoluna Kılıçdaroğlu ile devam etmeli, yarından itibaren halkın arasına karışmalı.
Lafla değil, bizzat halkın beklentilerini, hatta dört yıl sonraki beklentilerini halkın arasına girerek, yüz yüze daha şimdiden düşünebilmeli, belirlemeli, daha uzun yılları kapsayacak “umut” projeleri üretebilmelidir.

Yani bu seçimde yaptığı çok basit hatalar ( MHP’ye yüklenememek, Kürtlere laf sokuşturamamak gibi) yüzünden yüzde 26’larda değil, en azından yüzde 30’ları bulabilirdi.
Ama yine de Kılıçdaroğlu ve ekibi kısa zamanda oldukça uzun bir yol aldılar.
Sayılara bakılmazsa- bana göre bakılmamalı- başarılı da oldular.
Gelecek seçimlerde daha büyük başarılara neden imza atılmasın ki?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ten − 2 =