2012’i uğurlarken…

2012’i uğurlarken…

0
PAYLAŞ

Hataları-sevapları, doğruları-yanlışları, üzüntüleri- sevinçleriyle 2012 yılını geride bırakıyoruz.
Ve “2013’e merhaba” derken, On yılı aşkın süredir bu ülkeyi yönetenlerin Türkiye’nin en önemli sorunlarını ıskaladığını, bilerek veya bilmeyerek hayati önemdeki meselelerini hasıraltı ettiğini görüyoruz.
Nedir bunlar?
Ne kadar önemliydi?
Neden ıskalandı veya ertelendi?
Misal: Sivil ve yeni bir anayasa…
Geçtiğimiz yıl boyunca yeni bir anayasa yapmanın güçlüklerini aşamadık…
AKP hükümetinin elinde onlarca anayasa taslağı vardı.
Vazgeçtik ileri demokrasiden, normal demokrasiye geçebilecek düzeyde bir çok taslak el altında bekliyordu zaten.
Yılın ortalarında TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i ziyarete gitmiştim.
Çok eski arkadaşlık hukukumuza güvendiği için rahat rahat konuşmuştuk Anayasa meselesini…
“Şimdilik yazılmama” kaydı koymuştu görüşmedeki söylediklerine…
Zamanla anayasa üzerinde çokça görüş bildirdiği için bence yazmakta mahzuru yok.
Şimdi yazmak gerekirse, başkan Çiçek, bir yıl içinde taslağın ortaya çıkacağını, partiler arasında uzlaşmak için sonuna kadar direneceklerini söylemişti.
Ve Cemil Çiçek eklemişti :
“BDP’den destek geleceğini sanmıyorum. Ama CHP ve MHP’den biriyle mutabık kalsak bile yeterli. Her ikisiyle uzlaşmaya hazırız ve sürdüreceğiz. Ancak ikisi veya biriyle mutabakat sağlayamazsak dahi tek başımıza bu anayasayı çıkarmakta kararlıyız. Bu gücümüzü sonuna kadar kullanacağız.”
Ama olmadı…
Sadece 13 madde üzerinde mutabık kalındı ki, bunlar da “dikenli” maddeler değil.
Yani yıl bitti, yol bitti ama anayasa çalışmaları olumlu sonuç vermedi.
Çiçek şimdi yeni bir çıkış yolu arayışı içinde.
Anayasa dışında da halkın beklentileri vardı.
Misal: Parti liderlerine diktatörlük yetkisi bahşeden Siyasi Partiler Yasası…

Siyasi Partiler Yasası, asker yasası olmaktan çıkarılamadı.
Bu yasa hala 12 Eylül 198O Darbesi kalıntısı…
Bitmedi.
Seçim Yasası…
Bu yasa baştan sona antidemokratik maddelerle dolu.
Tabii 12 Eylülcülerin çıkardığı bir yasa.
Yasaları saymaktan yoruldum.
Peki koskoca on yılda TBMM içtüzüğü değişmez mi?
Değişmez.
Şu andaki tüzük de “askeri-faşist tüzük.
Başbakan kalkıp “Biz ileri demokrasiye geçtik” filan demesin.
Anayasa değişmeden başkanlık sistemi tartışması çıkarıldı ya, bence bu demokrasiye tüy dikecek bir davranış.
Başkanlık sistemi nere, biz nere?
Kendilerini “ süper demokrat” sınıfında sayan Fransa başta olmak üzere yarı başkanlık veya başkanlık sistemi ile yönetilen ülkelerin tümü bile sistemden mustarip…
Üstelik yarı başkanlık sistemine geçenlerin demokrasi deneyimi nerdeyse 200 yıldan fazla…
Başkanlık sistemi ile yanıp tutuşmak bence şımarıklık.
Şımarıklık değilse kendini bilmezlik.
Özetle 2012 yılı Başbakan Erdoğan’ın tayin ettiği, istediği gibi şekillendirdiği gündem oluşturmakla geçti.
Demokrasi açısından kayıp bir yıldır 2012.
“2012’yi kaybettik, hükümsüzdür” demekten başka bir şey gelmiyor elimizden.
2013’e bakalım…

BİR CEVAP BIRAK