İNGİLTERE… AKPM’de yeniden denetime alınmak, Türkiye’nin Avrupa rotasını değiştirebilir

İNGİLTERE… AKPM’de yeniden denetime alınmak, Türkiye’nin Avrupa rotasını değiştirebilir

0
PAYLAŞ

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM)’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ilk imzayı atan kurucu üyelerinden Türkiye’yi, yıllar sonra yeniden denetim sürecine alması, son derece üzücü ama bir o kadar da sürpriz yaratmayan bir gelişme.

Avrupa Konseyi Denetim Komisyonu’nun ‘Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi” konulu karar tasarısı üzerindeki oylama, 45 red oyuna karşı 113 oyla kabul edildi.

47 üye ülkeden parlamenterlerin oluşturduğu Asamble, Türkiye’nin Avrupa Konseyi yükümlülüklerini artık yerine getirmediği sonucuna vardı.

2004 yılında kaldırılan denetime, 13 yıllık denetim sonrası süreç ardından yeniden geri dönülmesi, Avrupa Konseyi’nde ilk kez tanık olunan bir durum.

Türkiye’nin demokratik standartlarının düşüşünün, uluslararası alanda ilk resmi kabulu, aynı zamanda.

İnsan hakları ihlalleri, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin çiğnenmesi, ifade ve medya özgürlüğünün gözardı edilmesi konularında ciddi endişelerin dile getirildiği karar tasarısında, Türkiye, adalet ve insan hakları alanlarında yükümlülüklerini yerine getirmeye, hapisteki miletvekilleri ve gazetecileri salıvermeye, medya üzerindeki baskılara son vermeye çağrıldı.

Ne var ki Türkiye, yıllardır üyesi olduğu, yükümlülükler taşıdığı kurumlar da dahil, uluslararası örgütlerin eleştiri ve denetimlerine kulaklarını tıkama yolunu seçiyor.

Dışişleri Bakanlığı, ‘haksız ve taraflı’ diye nitelediği kararın, yerleşik usullerin dışında siyasi saiklerle alındığını savundu. Bakanlığın açıklamasında, ‘Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi olarak çağdaş Avrupa ideallerinin ve değerlerinin savunucusu ülkemizin, AKPM’deki maksatlı çevrelerin ayak oyunuyla denetime alınması, demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden AKPM’ye yakışmamıştır’ denildi.

Dışişleri Bakanlığı ayrıca, bu durumun Türkiye’yi, AKPM ile ilişkileri gözden geçirmeye mecbur bırakacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, AKPM’nin Türkiye ile ilgili aldığı kararı tanımadıklarını açıkladı.

Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, “şiddetle kınıyor ve reddediyoruz” dediği karara tepki olarak hükümetin atacağı her adımı sonuna kadar destekleyeceklerini ilan etti.

Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi ise çelişkili tepkiler gösterdi. Türkiye’de demokratik kurumların yıpranmasından hükümeti sorumlu tutmakla beraber, milletvekillerine, Strazburg’daki oylamada, kararın aleyhinde oy kullandırdı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin kararı, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini de olumsuz etkileyecektir.

Strazburg’daki oylamadan bir kaç gün önce, Avrupa Birliğinin genişlemeden sorumlu Komisyon üyesi Johannes Hahn, Türkiye’yle yürütülen ve giderek ‘sürdürülemez bir hal alan’ üyelik görüşmelerinin yeniden değerlendirilmesini öneriyordu.

Nitekim bu hafta, Avrupa Birliği’nin gündeminde Türkiye ile ilişkiler önemli bir yer tutacak. Önce Avrupa Parlamentosu’nda, daha sonra da Cuma günü Malta’da yapılacak gayrı resmi dışişleri bakanları toplantısında Türkiye konuşulacak.

15 Mayıs’ta biraraya gelecek olan Avrupa Birliği dışişleri bakanları toplantısında ise, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin rotası şekillenecek.

Ama eğer Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, idam cezasının geri getirilmesi konusundaki açıklamaları gözönünde tutulursa, Türkiye, şimdiden, kendi rotasını çizdiği izlenimi veriyor.

Çünkü hem Avrupa Konseyi hem de Avrupa Birliği, idam cezasının, Konsey ve Birlik üyeliği ile asla bağdaşamayacağını kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ifade ettiler.

Bu durumda, Türkiye’nin rotasını batıya çevirmeye niyetli olmadığını varsaymak herhalde yanlış olmaz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN:
http://www.firdevstalkturkey.com

BİR CEVAP BIRAK