23 yıldır ne ÇED’tin be Türkiye!

Su Altı Araştırmaları Derneği (SAD) tarafından yürütülen ‘Türkiye Kıyılarındaki Önemli Doğa Alanlarının Korunması ve Savunulması’ projesi kapsamında İzmir’de düzenlenecek olan panelde, Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan hatalı ÇED ve bilirkişi raporları tüm paydaşların katılımıyla tartışılacak. 23 Ocak’ta gerçekleşecek olan panele, STK ve meslek odalarının temsilcileriyle, hukukçular, akademisyenler ve ilgili bakanlıklardan yetkililer katılacak.

Kısaca ÇED olarak adlandırılan Çevresel Etki Değerlendirme raporları, çevreye etkisi kaçınılmaz olan projeler için 1993 yılında çıkartılan yönetmelik kapsamında zorunlu olarak uygulanıyor. Ancak doğa üzerinde yıkıcı etkileri olabilen projelerin ÇED raporlarını onaylayan ve kontrol sorumluluğu bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yönetmelik yürürlüğe girdikten itibaren 2013 yılı verilerine göre 40 binden fazla projeye “ÇED Gerekli Değildir” kararı verdi.

ÇED VE BİLİRKİŞİ RAPORLARI DERİN YARALAR AÇTI

Sıklıkla ‘şekil’den ibaret olduğu eleştirilerine neden olan ÇED Raporları ile bu raporlara karşı açılan davalarda mahkemece atanan bilirkişilerce hazırlanan raporlar, son yıllarda Türkiye’nin doğası üzerinde derin yararın açılmasına neden oldu.

‘BİLİRKİŞİ RAPORLARINDA CİDDİ HATALAR TESPİT EDİLDİ’

Ülkede gelişen doğa koruma refleksinin kanayan yaralarından biri olan bu raporlar, Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan bir panelde İzmir’de tartışmaya açılıyor. Etkinliği düzenleyen Su Altı Araştırmaları Derneği (SAD) tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, kıyılardaki Önemli Doğa Alanları’nda mekansal ve yatırım planlarında projelere yön verilirken stratejik araçlarda olan ÇED Raporları ve bu hususla söz konusu olabilen itiraz davalarında mahkemelerce görevlendirilen bilirkişi raporlarında ciddi hatalar ve eksikliklerin yanısıra yanıltıcı ifadelerin tespit edildiğine dikkat çekildi.

‘UZMANLARIN SORUMLULUĞU OLDUKÇA BÜYÜK’
Karar vericiler ve mahkemelerin kritik kararları söz konusu olduğunda, bu tür standart dışı ve hatalı raporların yanıltıcılığı sonucunda ülkemizde habitatlar ve ekosistemler üzerine etkilerin zannedilenden çok daha yüksek boyutta olduğunun gözlemlendiği kaydedilen açıklamada, “Planlama ve yatırım kararları hassas ekosistemlere ve nadir canlılara en doğru mekansal alanda olması beklenir. Dolayısıyla ÇED ve bilirkişi raporlama süreçlerinde görev alacakların doğru uzmanlar olması gerektiği ve yaptıkları işte sorumluluklarının büyük olduğu aşikardır” denildi.

‘ÜLKENİN KANAYAN YARASI İÇİN BAŞLANGIÇ OLSUN’

ÇED ve bilirkişi raporlarında tespit edilen sorunlar, nedenleri ve çözüm önerilerinin tüm paydaşlarca ülkemizde ilk kez bir panelde tartışılacağının önemine vurgu yapılan açıklamada, “Umarız bu panel ülkemizde kanayan bir yara olan niteliksiz ÇED ve bilirkişi raporları sorunu için iyi bir başlangıç olur” ifadelerine yer verildi.

AKADEMİSYEN, HUKUKÇU VE BAKANLIK TEMSİLCİLERİ KATILACAK

Alsancak Hilton Oteli’nde düzenlenecek olan panelin moderatörlüğünü Cem Orkun Kıraç üstlenirken 9 Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğr. Üy. Yrd. Doç. Dr. Can Bizsel, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğr. Üy. Prof. Dr. Sedat Yerli, TEMA’dan Av. Ömer Aykul, çevre hukukçusu Av. Gökhan Candoğan, SAD Başkanı Nesimi Ozan Varyeri ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzleme Değerlendirme Genel Müdürlüğü’nün yanısıra Çevre Mühendisleri Odası Hukuk Müşavirliği’nden birer temsilci katılacak.

KIYILAR İÇİN 31 YIL ÖNCE ODTÜ’DE ATILAN TEMEL

Türkiye’nin iç sularıyla deniz ve kıyılardaki kültürel ve tarihi değerlerin korunması amacıyla 1994 yılında kurulan SAD’ın kökleri, 1985 yılında ODTÜ’de kurulan ülkenin ilk su altı topluluğuna dayanıyor. Geçtiğimiz yıl kıyılardaki önemli doğa alanlarının korunmasına yönelik bir proje başlatan SAD, ‘yangında ilk kurtarılacak’ bölgeler olarak da adlandırılabilecek olan kıyı alanlarını tehdit eden yasa dışı girişimleri engelleyebilmeyi ve bu alanların uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuata göre sağlıklı biçimde planlanmasını sağlamayı amaçlıyor.

20 YILDA 40 BİNDEN FAZLA ‘ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR’ KARARI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nce 2013 yılında açıklanan verilere göre, ülke genelinde 20 yılda 40 binden fazla ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verildi. Sanayi, enerji, maden, atık-kimya, tarım ve gıda, ulaşım, turizm konut gibi alanlarda verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarına, 3 bini aşkın ‘ÇED Olumlu’ kararı da eklenince ortaya çıkan tablo ürkütücü boyutlara ulaşıyor. Buna karşın verilen ÇED Olumsuz kararlarının sayısı ise 2012 rakamlarına göre yalnızca 32. 1993 yılından bu yana tam 17 kez değişiklik yapılan ÇED Yönetmeliği’nin güvenilirliği ise oldukça tartışmalı hale geldi.

_________________________

Antalya Kundu bölgesi otellere kurban edilen kumsallardan birine sahipti

Demre kıyı kumsalı turizme kurban edilen alanlardan biri oldu

Demre Sülüklü kumsalında betonlaşma

Eğirdir Gölü kıyı alanlarında yapılan dolgu gölü tehdit ediyor

Ortasından yol geçirilen Antalya Elmalı’daki Avlan Gölü

Kaş İnönü koyunda kaçak yapılaşma

ANTAYA KUMLUCA’DAKİ KUMULLAR KONUT VE TARIM ALANI AÇMAK İÇİN YOK EDİLDİ

Anyalya Konyaaltı kıyıları son yıllarda hızla betonlaşan alanlardan biri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − 7 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.