27 Eylül Seçimi’nde umut var

Geçenlerde dostum Zeynel Lüle, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde soruyordu “Almanya’da hangi Türk CDU’ya oy verir?” diye. Keşke Zeynel Lüle’nin yazdığı kadar basit olsa. Maalesef öyle değil. Elbette CDU’lu Türkler var ve demokrasi gereği herkes istediği partiyi seçme hakkına sahip. CDU’lu Türk üyeler partilerinin Türkiye Politikası’nı değiştirme şansına ve gücüne sahip değiller. CDU ise SPD ile olan koalisyon hükümeti zorunluluğundan kurtulduğu andan itibaren Almanya’nın Türkiye Politikası’nı değiştirmek niyetinde. CDU’lu Türkler ne kadar güçsüz ise CDU’da o kadar güçlü bu konuda. Müstakbel koalisyon ortağı FDP (Liberaller) bu konuda ideal ortak olmaya aday.

Henüz her şey bitmiş değil! Almanya’daki Türkler de seçmen olarak bu konuda yararlı olabilirler. Çünkü her oy önemli.

Aylardır yüzde 22 – 23 gibi rakamlara takılan SPD seçime bir kaç gün kala yüzde oranını arttırmaya başladı. SPD Başbakan adayı Dış İşleri Bakanı Steinmeier, CDU’lu Şansölye Merkel ile çıktığı televizyon programlarında daha etkileyici olan taraf olarak SPD’nin oyunu arttırmasını sağladı. Kararsız seçmenler SPD’nin koalisyon ortağı olmadığı bir Almanya’da sosyal sigortalılar için durumun daha da kötüleşebileceğinin farkına varmaya başladılar. Türkler de bu gruba dahil. Hem Türkiye kökenli işçiler hem de ülkeleri Türkiye için hiç iyi olmayacağa benzediği ortaya çıktıkça Türk seçmenler sandık başına gitmekle kalmayıp oylarını sosyal demokratlara vermenin kaçınılmaz olduğunu da görüyorlardır dilerim.

Son AP Seçimleri’nde de ortaya çıktığı gibi sağa kaymakta olan Avrupa’da Almanya’da SPD’nin muhalefet partisi olması SPD’nin geleceği açısından yararlı olabilse de Avrupa ve Türkiye Politikası açısından vahim sonuçlar doğurabilir. AB genelinde zaten Türkiye ve KKTC’nin aleyhine değişen dengeler iyice bozulabilir. Türkiye’nin AB üyeliği ile sorunlu AB çevreleri Almanya’da SPD’nin devre dışı kalmasını dört gözle beklemekteler. SPD Almanya’daki göçmenlere yönelik vaatlerini tutma konusunda övülebilecek bir konumda değil. Buna karşın Gerhard Schröder’in Türkiye Politikası’na sadık çizgisi ile Türkiye için çok önemli bir siyasi çizgi.

Bu nedenle SPD’nin at yarışlarında olduğu gibi tüm bahisçileri şaşırtarak son metrelerde depara kalkması sevindirici bir gelişme. Aslında benzeri durum son seçimde de yaşanmıştı. Kendisine hiç şans verilmeyen Gerhard Schröder son haftalarda bir atakla neredeyse birinci parti oluyordu.

27 Eylül 2009 Pazar Akşamı sandıklar açıldığında Steinmeier, Schröder gibi neredeyse birinci parti olma şansına sahip değilse de çok kişiyi şaşırtarak koalisyon ortağı parti konumunu koruyabilir.

FDP’nin beklenen oy patlamasını gerçekleştirememesi ve SPD’nin beklenenin üstünde bir sonuç sağlaması oldukça olası görünmekte. Bu da hem Avrupa hem Almanya hem de Türkiye için harika bir sonuç olur. Ben de Zeynel Lüle gibi tüm Türkiye kökenli seçmenlerin bu Pazar Günü doğru karar vermesini temenni etmekteyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.