27 Mayıs’ı anımsamak

27 Mayıs’ı anımsamak

0
PAYLAŞ

Gerçekten Türkiye halkı, 1961 Anayasası ile, demokratik hak ve özgürlüklerin ile taçlandığı dönemin özgürlükçü ortamını doyasıya, bayram yaparak yaşadı. Şimdilerde sakız gibi çiğnenen, “ileri demokrasi”, “özgürlükçü anayasa”, “demokrasi çıtasını yükseltme” palavrasını değil, gerçekten Türkiye, dünyanın en özgürlükçü anayasasına kavuşmuştu. 27 Mayıs devrimi sonrasında, halkoyuna sunulan ve büyük bir halk katılımı ile kabul edilen 1961 anayasası, dünyanın en demokratik anayasası oldu. Bayar-Menderes diktatörlüğünden, demokratik anayasal düzene geçen Türkiye halkı, diktatörlük ile demokrasi arasındaki temel farkı, kendi öz deneyimi içinde bilince çıkaran bir halk oldu. Böylesine deneyimli, demokrasi ve özgürlükleri içselleştirmiş bir halkı, diktatörlüğe razı etmek elbette olanaksız. Bu bir tarih yasadır ve unutulmaması gerekir.

Demokrasi ve özgürlükler için öncelikler nelerdir?
– Örgütlenme özgürlüğü.
– Toplantı ve gösteri yapma hakkı.
– Düşünce, bilim ve sanat yapma özgürlüğü.
– Demokratik çalışma yasası, İşçilerin örgütlenme, sendika seçme ve grev yapma özgürlüğü.
– İnanma ve inanmama özgürlüğü, yani laikliğin yeniden güncellenmesi.
– TRT ve Üniversite özerkliği ve basın özgürlüğü
– Bilimsel, halkçı ve parasız eğitim
– Planlı karma ekonomi.
– Bürokratik devlet atamalarında yandaşlığın değil, liyakat ve yeteneklerin belirleyici olduğu idari yapı.
– Parasız ve herkesi için sağlık olanakları.

1961 Anayasasının ruhunu oluşturan temel hak ve özgürlükler daha da uzatılabilir. Demokratik ve özgürlükçü bir anayasa, demokratik devlet işleyişini geliştirme pratiğini esas alır. 1961 Anayasası, devletin demokratik işleyişini sağlayabilmesi için, yasama, yürütme ve yargı denetimi üzerinde yükselen bağımsız bir anayasa mahkemesi ile, işlevsellik kazanmıştı. Bütün bu özellikleri ile, 1961 Anayasası, dünyanın en demokratik anayasaları arasında yer almayı hak etmişti.

“27 Mayıs’ı hatırlamak ve hatırlatmak son derece önemlidir”

Böylesine hak ve özgürlükleri temel alan bir anayasa unutulamaz elbette. 27 Mayıs anayasasını Tayyip Erdoğan da unutmadı. 24 Mayıs 2013 de yaptığı konuşmada, “27 Mayıs’ı hatırlamak ve hatırlatmak son derece önemlidir” dedi. Tayyip Erdoğan, özgürlük düşmanlığını körüklemek için, “27 Mayıs’ı hatırlamanın gerekliliğine dikkat çekti.

Tüm halk düşmanı, Amerikancı 12 Mart ve 12 Eylül darbecileri, 27 Mayıs Anayasal düzenini yıkmak için darbeler yaptılar. Amerikancı, BOP Eş Başkanı Tayyip Erdoğan da, Türkiye halkının demokratik ve özgürlük mirasını ortadan kaldırmak için, “27 Mayıs’ı hatırlamak ve hatırlatmak son derece önemlidir” söylemi, demokratik devrimci mirasın önemini ortaya koymaya yeter.

Sosyal bilimle uğraşan bilim insanları, karşı-devrim liderlerini olumsuz öğretmenler biçiminde tanımlar. Gerçekten de öyledir. Tayyip Erdoğan’ın “27 Mayıs’ı hatırlamak ve hatırlatmak son derece önemlidir” sözü, aradan yarım asırdan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen, 27 Mayıs devrimci eylemin toplumsal alanda yarattığı etkileri öğrenmek açısından dikkat çekici.

Kısa bir döneme damga vuran 27 Mayıs devrimci eyleminin yarattığı etkiler, emperyalizm ve gericiliğe karşı mücadeleye iyimser bakabilmek açısından da önemli. 1940’lı yıllardan itibaren başlayan gerici dalga, 27 Mayısla ciddi bir darbe yemişti. 12 Mart, 12 Eylül ve 2000’li yıllarda arka arkaya süren Amerikancı darbelere rağmen, halk içindeki etkileri sürdü. Toplumsal dönüşümler açısından bakıldığında, devrimci mirasın kalıcılığına karşın, gericiliğin kofluğu ortaya çıkar. Türkiye gibi, sınıf ilişkileri ve çelişmelerinin keskin, toplumsal yapının canlı olduğu ülkelerde, gericiliğin kalıcı etkiler sağlamasının olanaksızlığını ortaya koyar. Bu bağlamda gericiliğin kazandığı geçici üstünlük karşısında, kötümserliğe kapılmamak açısından önemli tarihsel bir derstir.

Türkiye halkının kazandığı deneyimler açısından bakıldığında, 27 Mayıs devrimi ve anayasal kazanımlar, Türk aydınlanma devriminin önemli bir halkasıdır. Devrimlere ve devrimci tarihimize karşı yoğun bir karşı-devrimci hesaplaşmanın yaşandığı bir dönemde, devrimleri ve devrimci mirası savunmak büyük bir önem taşıyor. 27 Mayıs devrimi ve 1961 anayasasının getirdiği demokratik mirası bu açıdan anımsamak, karşı-devrimle mücadele açısından özel bir önemi vardır. 27.05.13

BİR CEVAP BIRAK