2750 yıllık Urartu yazıtları vandalizm kurbanı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Van’ın Erciş ilçesinde bulunan 2750 yıllık Urartu bağları betonlaşarak yok edilirken, tarım kültürüne ilişkin tarihi belge niteliğindeki çivi yazılı yazıtlar ise vandalizm kurbanı oldu…

Urartu kralının bağına TOKİ evleri ve Sanayi sitesi kondurdular, tarihi belge niteliğindeki çivi yazılı 2750 yıllık yazıtlar ise sprey boya ile tahrip edildi. Van’ın Erciş ilçesinde bulunan Urartu Bağ Yazıtları önlem alınmazsa tamamen yok olacak. Bölge turizminin geliştirilmesi için çalışmalar yürüten Turizm Marka Uzmanı Önder Cırık, “Bu yazıtların acilen koruma altına alınıp oldukları yerde muhafaza edilmesi lazım. Bilgilendirme ve caydırıcı uyarı yazıları ile de insanlar bilinçlendirilmelidir. Her gördüğü yazıtın dibini kazıp, dinamitleyen definecilerle, sevgilisinin adını dağlara taşlara sprey boyayla yazan liseli aşıkların insafına bırakılırsa tıpkı Urartu Bağı gibi bu 2750 yıllık yazıtlar da yok olacak. Yetkili kuruluşlar acilen harekete geçip insanlığın ortak mirası olan bu yazıtları kurtarmalı. Bağ artık yok, ama yazıtları halen kurtarabiliriz” dedi.

URARTU KRALI BAĞLARINI ÇİVİ YAZISIYLA TARİHE NOT DÜŞTÜ

Van’ın Erciş ilçesinde bulunan Karataş Urartu yazıtları, Urartu Kralı II. Sarduri (M.Ö. 756 – 735) dönemine tarihleniyor. Üç panelden oluşan yazıtların ikisinde Kral II. Sarduri’nin tahta geçer geçmez bu bölgede kurdurduğu üzüm bağlarından söz ediliyor. Urartu Kralı, kurdurduğu bağlara zarar verenleri ve üzümlerini çalanları tanrıların güneşin altında kavurarak cezalandırması dileğini kayalara yazdırmış. Van Gölü’ne bakan kayalıkta bulunan yazıtlar, bölgedeki bağcılığın geçmişi hakkında tarihi bir belge niteliği taşıyor. Ancak günümüzden yaklaşık 2750 yıl öncesine tarihlenen Urartu yazıtları vandalizm yüzünden tarihten silinmek üzere.

Fotoğraflar: Özgür Oruç

KRALIN BAĞLARINDA BUGÜN SANAYİ VE TOKİ KONUTLARI VAR

Urartu Kralı II. Sarduri’nin bağlarının bulunduğu bölgeden önce karayolu geçirildi ardından ise sanayi sitesi inşa edildi. Bir kaç yıl önce de üzerinde TOKİ konutları inşa edilen tarihi tarımsal üretim bölgesi betona gömüldü. Anadolu tarım kültürü açısından son derece önemli bir üretim alanı olan bölgede böylece toprağın hafızasının bugüne aktarılmasının önü de kesilmiş oldu.

TURİZM UZMANINDAN YAZITLARI KURTARIN ÇAĞRISI

Kültürel ve doğal mirasın korunarak bölge turizminin geliştirilmesi için bir süredir Van Gölü çevresinde çalışmalar yürüten Turizm Marka Uzmanı Önder Cırık, yok edilen Urartu bağlarından arta kalan tarihi çivi yazısı yazıtların da vandalizm kurbanı olduğunu belirterek acilen önlem alınması çağrısında bulundu.

‘ARKEOBOTANİK ALAN MODERN YAPILARLA YOK EDİLMİŞ’

Erciş Sanayi Sitesi yakınlarındaki tarihi yazıtların önemine değinen Önder Cırık, “Bugün bu arkeobotanik alan modern yapılar nedeniyle tamamen yok edilmiş durumda. Bölgede halen yetiştirilen, küçük ve siyah taneli yerel bir tür olan Erciş üzümü bu bağlarda yetiştirilen meyvelerden biri olmalıydı. Dolayısıyla çekirdek ve benzeri bitki kalıntıları üzerinde yapılacak araştırmalar ile günümüz Erciş üzümü ile antik üzümleri eşleştirme çalışmaları yapmak da artık pek mümkün değil” diye konuştu.

‘YAZITLARIN HİÇ BİR KORUMA ÖNLEMİ YOK’

Yazıtların bulunduğu alanın Van-Erciş kara yolunun hemen bitişiğinde olmasından dolayı tahribata açık olduğuna dikkat çeken Cırık, Sprey boyalarla yazıtların üzeri ve çevresi çoktan boyanmış bile. Temizliği yapılacak arkeolojik değerimiz yazıt olduğundan kumlama yaparak bu sprey boyaları çıkarmak mümkün değil. Çünkü kumlama çalışması sprey boyayı çıkartacağı gibi yazıtlara da zarar verecektir. Çevrede hiçbir bilgilendirme ve uyarı yazısı yok. Yazıtlara dair hiç bir koruma önlemi yok. Yerleşim yeri içinde ve yol kenarında olduklarından zarar görme tehlikeleri çok yüksek. Herkesin kolaylıkla erişebileceği bir yerdeler ifadelerini kullandı. 

‘BAĞ ARTIK YOK AMA YAZITLARI HALEN KURTARABİLİRİZ’

Tarihi yazıtların acilen koruma altına alınması gerektiğini kaydeden Önder Cırık, uyarı levhaları ile halkın konu hakkında bilinçlendirilmesinin önemine işaret ederek, şu görüşleri dile getirdi: “Her gördüğü yazıtın dibini kazıp dinamitleyen definecilerle, sprey boya ile sevgilisinin adını dağlara taşlara yazan liseli aşıkların insafına bırakılırsa tıpkı Urartu Bağı gibi bu 2750 yıllık yazıtlar da yok olacak. Yetkili kuruluşlar acilen harekete geçip insanlığın ortak mirası olan bu yazıtları kurtarmalı. Bağ artık yok, ama yazıtları halen kurtarabiliriz. Aynı durum Van – Edremit yakınlarında bulunan ve Urartu Kralı Menua (MÖ 810-786) tarafından yazdırılan Şamram kanal yazıtları için de geçerli. Onlarla ilgili de hiçbir koruma ve bilgilendirme çalışması yok. 52 kilometrelik kanal boyunca bulunan 16 yazıttan bugün pek çoğu çeşitli yol ve inşaat çalışmaları nedeniyle zaten yok olmuş durumda. Eğer önlem alınmazsa diğerleri de yok olacağı günü bekliyor.

Fotoğraflar: Özgür Oruç

Önceki haberTota ormanlarında tepki çeken ağaç katliamı
Sonraki haberYaşamı savunan avukatlar tasfiye edildi!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 1 =