7 milyon insanın kirlettiği suyu İstanbul’a içirdiler!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – İstanbul’un su sorununu 2071 yılına kadar çözeceği iddia edilen Melen Barajı’nı tamamlayamayan AKP hükümeti, 2014 yılında Sakarya Nehri’nden aldığı kirli suları İstanbul halkına içirmeye başladı. İSKİ’ye göre halen Sakarya Nehri’nden İstanbul’a su temin ediliyor!
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, İstanbul için gelen haberlerin hayra alamet olmadığına işaret ederek, “İstanbul’da 3 ay gibi bir süre sonra, havalar böyle giderse, İstanbul susuzluğa doğru yürüyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri, kendisinin Belediye Başkanlığı döneminde kentin su ve kanalizasyon idaresi İSKİ’nin teslim edildiği eski Bakan Veysel Eroğlu’nun, 2071 yılına kadar İstanbul’un su sorununu çözdükleri yönündeki açıklamalarını akıllara getirdi. İstanbul’un su sorununu çözeceği iddiasıyla inşaatına başlanan ancak projedeki hatalar nedeniyle inşaatı bir türlü tamamlanamayan Melen Barajı gecikince eski Bakan Eroğlu, ‘B planım’ dediği projeyi devreye sokarak 2014 yılından itibaren TÜBİTAK’ın 3. Sınıf kirli su olarak nitelendirdiği kimyasal atıklarla dolu Sakarya Nehri’nin sularını İstanbullulara içirdi. İSKİ’nin kurumsal web sayfasında İstanbul’a su temin edilen kaynaklar arasında halen Sakarya Nehri’nin de yer alması dikkat çekiyor.

CUMHURBALKANI ERDOĞAN: ‘İSTANBUL’U SUSUZLĞA DOĞRU YÜRÜYOR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada , CHP yönetiminden 2,5 milyar dolar borçla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönetimini devraldığını belirterek, İstanbul’u suya kavuşturduklarını, Sakarya’dan İstanbul’a, Anadolu Yakasından Avrupa’ya suyu taşıdıklarını dile getirdi. “Bunları yapmamış olsaydık, şu anda herhangi bir sıkıntıda İstanbul yine susuzluğu yaşardı. Ama şu anda yok” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat gelen haberler çok hayra alamet değil. İstanbul’da 3 ay gibi bir süre sonra, havalar böyle giderse, İstanbul susuzluğa doğru yürüyor. Benzer şey Ankara için de geçerli. Yapacaksın arkadaş, çözeceksin bu sorunu” diye konuştu.

AKP’Lİ BAKAN, ‘2071’E KADAR SU SORUNUNU ÇÖZDÜK’ DEMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’un üç ay sonra susuzluk sorunuyla karşı karşıya kalacağı yönündeki uyarıları, Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminden beri yol arkadaşı olan Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun 2071 yılına kadar İstanbul’un su sorununu çözdükleri şeklindeki açıklamalarını akılara getirdi. 29 Ocak 2017’de Anadolu Ajansı’nda yer alan açıklamasında, muhalefetin her sular bitiyor dediğinde Allah’ın yağış verdiğini dile getiren eski Bakan Veysel Eroğlu, “En son bakanlık bütçesi görüşülürken ‘Kuraklık var, sular bitiyor. Ne yapacaksınız?’ dediler. Allah hemen kar gönderdi. Barajlar dolu. Bir problem yok” ifadelerini kullanmıştı.

‘ERDOĞAN BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLİNCE SU SORUNU SONA ERDİ’

Açıklamasında, İstanbul’un su sorununun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyükşehir belediye başkanı seçilmesiyle sona erdiğini öne süren Eroğlu, İstanbul’da 100 yıllık su meselesinin kökünden bittiğini ve kentin su sorununu 2071 yılına kadar çözdüklerini dile getirmişti.

MELEN BARAJI İÇİN DAKİKASINA KADAR AÇILIŞ TARİHİ VERDİ

Eski Bakan Veysel Eroğlu 9 Ocak 2015 günü İstanbul Valiliği’ni ziyaretinin ardından yaptığı basın toplantısında ise 28 Aralık 2015’te temeli atılan Melen Barajı’nın açılacağı tarihi dakikasına kadar açıklayarak, “7 Aralık 2016 saat 14.59’da Melen Barajı bitiyor” ifadelerini kullanmıştı.

EROĞLU’NUN VERDİĞİ TARİHİN ÜZERİNDEN ÜÇ YIL GEÇTİ HALA BİTMEDİ

Ancak İstanbul’un su sorununu çözmesi beklenen Melen Barajı, inşaatındaki hatalar yüzünden Eroğlu’nun açıkladığı sürenin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine karşın halen bitirilemedi. Proje için yer seçiminin yanlış olduğu öne sürülen Melen Barajı’nın fay hattı ve yumuşak zemin üzerinde inşa edildiği iddiaları gündeme geldi. Buna göre zemini betonla kaplanan barajda oluşan büyük çatlaklar yüzünden su tutulamıyor. AKP hükümeti tarafından “Dünyanın en büyük içme suyu barajı” olarak duyurulan ancak açılışı defalarca ertelenen kamu yatırımlarından biri olan Melen Barajı’nda su tutulması durumunda bir felaket yaşanabileceği öne sürülüyor.

EKREM İMAMOĞLU GEÇTİĞİMİZ AY MELEN BARAJINDA İNCELEME YAPTI

İktidarın bilimden uzak ve popülizme yaslanan beton projelerinden biri olan Melen Barajı’ndaki hataların faturası şimdi susuzluk riskiyle karşı karşıya kalan İstanbul’a kesilmek isteniyor. 19 Ekim 2019’da Melen Barajı’nı ziyaret ederek iddiaların odağındaki projeyi yerinde inceleyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, DSİ yetkililerinden bilgi almasının ardından burada yaptığı açıklamada, “Melen Barajı DSİ ile İBB arasında yapılan bir anlaşma ile İstanbulluların yıllardır takip ettiği bir proje. 2012 yılında başlayan bir baraj yapısı var ama şu anda bazı ilave işler gerektiği konusunda fizibiliteler bize ulaştı. Özellikle yapının bir takım takviyelere, güçlendirmelere ihtiyacı olduğu konusunda bilgiler oluşmuştu. Onun için yerinde incelemek istedik” diye konuştu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ifadeleri, Melen Barajıyla ilgili iddiaları doğrular nitelikte. DSİ yetkilisinin bilgi verdiği İmamoğlu’nun inceleme sırasında kaygılı olduğu da dikkat çekiyor.

SKANDAL YATIRIM İSTANBULLU’YA SEÇİM YENİLGİSİ CEZASI MI OLACAK?

İstanbul’un su sorununu çözmesi beklenen Melen Barajı, hatalı yer seçimi ve projedeki diğer teknik yanlışlıklar nedeniyle AKP hükümetinin ve doğrudan eski Bakan Veysel Eroğlu’nun neden olduğu bir skandal olarak tanımlanabilir. Ancak bunun neden olabileceği sorunu AKP bugün seçimde kaybettiği kenti cezalandırmak için kullanma eğiliminde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’u üç ay içinde su sorununun beklediği yönündeki ifadeleri, kamu kaynakları ve olanaklarının siyaset aracı olarak nasıl kullanılabildiğinin de bir göstergesi.

MELEN BARAJI BİTMEYİNCE SAKARYA NEHRİNİN KİRLİ SULARI TAŞINDI

Ancak gündemdeki İstanbul’un su sorunuyla ilgili tartışılmayan bir başka konu da İstanbul’un 2014 yılından bu yana Türkiye’nin en kirli nehirlerinden biri olan Sakarya Nehrinin sularını kullanması. Melen Barajında yaşanan gecikmeler, dönemin Bakanı Veysel Eroğlu’nun “B planım” dediği bir çözüme gidilmesine yol açtı. Buna göre 5 kentin sınırlarından geçen ve birçok evsel ve sanayi atığının yanı sıra tarımsal kaynaklı nitrat kirliliğine de maruz kalan Sakarya Nehri’nin suları, Karasu’da nehrin denize döküldüğü bölgede inşa edilen su alma yapısıyla İstanbul’daki Ömerli Barajına taşındı.

VEYSEL EROĞLU SAKARYA’NIN SULARINI NASIL TAŞIDIKLARINI PAYLAŞTI

Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 15 Temmuz 2014 tarihinde yaptığı bir açıklamada bu gerçeği doğrulayarak İstanbul’a Istrancalar’daki 7 barajın yanı sıra Melen Çayı, Sakarya Nehri ve Yeşilçay projesinden de su verildiğini dile getirmişti. Bakan Eroğlu, aynı dönemde yaptığı bir sosyal medya paylaşımında ise Sakarya Nehrinden İstanbul’a nasıl su taşındığına ilişkin bir haritalı grafik de paylaşmıştı.

ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI SAKARYA’NIN KİRLİLİĞİNİ BELGELEDİ

2015 yılına gelindiğinde İstanbul’da kuraklık ve su sorunu tartışmaları bir kez daha gündeme geldi. İstanbul’un barajlarındaki su seviyesi yüzde 20’lere düşünce ortaya çıkan tartışma, İSKİ tarafından Sakarya Nehrinden kente taşınan suyun ağır metaller içerdiği yönündeki eleştirileri de beraberinde getirdi. Bu eleştirilerin haklılığı Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin 2014 yılında Sakarya Nehri’yle ilgili hazırladığı bir raporla da belgelenmişti.

‘BİLİMDEN VE GERÇEKLİKTEN UZAK MELEN PROJESİ 2014’TE İFLAS ETTİ’

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Temmuz 2014’den itibaren İstanbul’a su alımı yapılan Sakarya Nehri’nde inceleme yaptı. 30 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleştirilen incelemede, Sakarya Nehri’nin suları mercek altına alındı. Bu incelemenin ardından hazırlanan raporda ise özetle şu görüşlere yer verildi: “Sakarya Havzası Türkiye’de endüstriyel faaliyetin en yoğun olduğu havzalardan biridir. Ankara, Eskişehir ve Sakarya illeri başta olmak üzere havzanın neredeyse tamamında birçok farklı sektörden sanayi kuruluşu faaliyet göstermektedir. Melen Projesi’nin İstanbul’un su ihtiyacını 2071 yılına kadar karşılayacağı öngörüsü ile Melen’e büyük ümitler bağlanmış ve böylesine pahalı bir proje uygulamaya konulmuştur. Desteğini bilimsel verilerden ve gerçeklerden almayan öngörüler ile yapılan planlar 2014 Haziran ayında iflas etmiştir.

‘TEMMUZ 2014’DEN İTİBAREN SAKARYA NEHRİNDEN İSTANBUL’A SU TAŞINDI’

Melen Projesi ile Melen’den hedeflenen su teminin sağlanamaması üzerine, Sakarya Nehri’nden İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak amacı ile Melen-İstanbul basınçlı hattına kurulan pompa istasyonundan giriş yapılarak Sakarya Nehri’nden İstanbul’a günlük 700.000 m3 su taşınmaya başlandı. Şubat-Mart 2014’te inşasına başlanıp Temmuz 2014’tdevreyesokulan terfi istasyonu aracılığıyla Sakarya Nehri’nin suları Melen-İstanbul basınçlı hattına alınmakta ve Ömerli Barajı’na iletilmektedir.

‘ANKARA, ESKİŞEHİR VE MUDURNU’NUN ATIKSULARI NEHRE BOŞALTILIYOR’

Sakarya Nehri’nin kollarından biri olan Ankara Çayı, Ankara Merkezi Atık Su Arıtma Tesisi’nin arıtılmış sularının (2013 verileri göre 373.230.587 m3 ) deşarj edildiği bir çaydır. Sakarya  Nehri’nin kollarından Porsuk Çayı, Eskişehir Atık Su Arıtma Tesisi’nin (152.400 m3/gün atıksu) deşarj edildiği bir çaydır. Sakarya Nehri’nin kollarından Mudurnu Çayı’nı incelersek, çayın kenarında bir vahşi depolama alanı bulunmakta ve çay süzüntü suyu tehlikesi ile karşı karşıyadır. Mudurnu Çayı daha önce de çayın kenarında bulunan sanayi kuruluşlarının çayı kirletmelerinden dolayı kuruluşlara kesilen yüksek meblağda cezalar ile gündeme gelmiştir.

NEHİR, HAT BOYUNCA YAŞAYAN 7 MİLYON İNSANIN BASKISI ALTINDA

Sakarya Nehri’nin kollarından Çark Çayı, Adapazarı Merkez, Arifiye, Serdivan, Yazlık, Güneşler, Hanlı, Nehirkent, Sapanca, Kırkpınar, Kurtköy ile Kocaeli’ye bağlı Maşukiye ve Hikmetiye’nin atık sularının arıtıldığı, kuru havalarda 198.800 m3/gün, yağışlı havalarda 271.941 m3/gün’lük kapasiteye sahip olan Sakarya Merkez Atıksu Arıtma Tesisi çıkış suyunun deşarj edildiği bir çaydır. Sakarya Nehri, 824 km’lik hat boyunca-civarda yaşayan/çalışan yedi milyon  insanın faaliyetlerinden kaynaklanan-çeşitli baskı unsurlarının tehdidi altındadır. Arıtılmayan/kısmen arıtılan evsel atıksu deşarjları, arıtılmayan endüstriyel atıksu deşarjları, tarımsal/hayvancılık faaliyetlerden gelmesi muhtemel kirleticiler, nehir yatağından kum, çakıl vb. malzeme alımı, kirlilik kaynakları olarak tespit edilmiştir.

‘KİMYEVİ GÜBRELER YER ALTI VE YÜZEY SULARINA KARIŞIYOR’

Sakarya Havzası’nda endüstrileşmenin yanı sıra 840.000 hektarlık alanda tarımsal faaliyet de sürmektedir. Bu tarımsal faaliyetler sırasında kullanılan kimyevi gübre toprakta birikerek toprakların tuzlanmasına sebep olmakta, suyla temas ettiğinde iyonlarına ayrışarak çözünen gübreler, akışla birlikte yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarına karışmaktadır.”

HEM BAKANLIK HEM DE TÜBİTAK KİRLİ OLDUĞUNU AÇIKLADI

Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, 15 Ocak 2010 tarihinde yanıtladığı bir soru önergesinde, Sakarya Nehrinin sularının organik maddeler ve ağır metaller bakımından 3. Sınıf kirli su özelliği taşıdığını belirttiğine işaret edilen raporda, TÜBİTAK tarafından da kirliliği açıklanan kaynaktan su alımına ilişkin çekinceler ve soru işaretleri de sıralandı.*

İSKİ’YE GÖRE BUGÜN HALA SAKARYA NEHRİNDEN SU ALIMI YAPILIYOR

İstanbul’un su sorunun bu kez iktidar tarafından gündeme getirildiği bu günlerde Sakarya Nehrinin kirli sularının halen kente taşınıp taşınmadığı sorusu akıllara geldi. İSKİ’nin resmi web sayfasındaki kayıtlara göre İstanbul’a su temin edilen kaynaklar arasında halen Sakarya Nehri’nin de adı geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ yetkililerinin Sakarya Nehrin’den su alınıp alınmadığı, alınıyorsa nasıl bir arıtma işlemlerinden geçirilerek halkın kullanımına sunulduğu konusunda bir açıklama yapması bekleniyor.

*TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin hazırladığı 30 Ağustos 2014 tarihli “İstanbul’un Yeni Su Kaynağı Sakarya Nehri ve Su Alma Yapısı Teknik Tespit Görüşü” başlıklı rapor.

Önceki haberMerkel: Türkiye zor bir partner olsa da NATO içinde tutulmalı
Sonraki haberTek adamın çılgın projesi İstanbul’u susuz bırakacak!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.