8 – 21 Mart mücadele ve dayanışma günleri

8 – 21 Mart mücadele ve dayanışma günleri

0
PAYLAŞ

sosyalistler sınıf perspektifiyle 8 Mart ve 21 Mart’ı Dayanışma ve Mücadelenin yeni aydınlık günlere yelken açmanın yıldönümleri olarak algılanmaktadırlar.
8Mart da 121 yıl önce New York’ lu dokuma işçisi kadınların eşit işe eşit ücret 8 saatlik iş günü talepleriyle başlattıkları onurlu mücadele ateşi ardılları Türkiye ve Dünya emekçileri tarafından kutlanmaktadır.


Bu mücadele günü sanki tarihe iz düşen başlangıcında ödenen bedellerle önemini korumamış, Enternasyonal de Clara Zetkin tarafından önerilerek Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilan edilmemiş, sanki burjuva bir gün kutlaması, kapitalizmin sevgiyi de sömürdüğü sevgililer günü vs . soygun günleri gibi, çiçek alıp verme gösterisi olarak değerlendirilmektedir  İdarei maslahatçı günü kurtarma, yasak savma anlayışı ile içeriği sendikalar tarafından da boşaltılan bir gün haline getirilmektedir.
Büyükşehir Belediyesinin Reklam Panoların da her kesim ve yöreden kadın resimleri sergilenerek kadın olan herkesin günü olarak lanse edilmekte hat da medya aracılığıyla bilinç yanılsaması oluşturarak ödenen bedellerle oluşturulan o günün önemi yatsınmaktadır. Büyük alış veriş merkezlerinin tanıtım broşürlerinde ‘’Kadınlar Çiçektir’’ söylemi ile kadını cinselliği ve görselliği ile öne çıkaran gerici düzenlerini korumak için bu durumu kabul ettirme çabası içerisine giriyorlar.
Kadının bedenini köleleştirmeye karşı bir isyan bayrağı olarak 8 Mart yol göstermeye devam edecektir.


21 Mart Newroz mücadele tarihi de sulandırılarak sistemin savunucuları ve bu devrimci mirasının gözlerden ırak tutulmaya,efsanesi bulandırılmaya çalışılmaktadır.Amaç bellidir; zulme karşı isyanı temsil eden Newroz’u sıradanlaştırmak düzene karşı duruşu manipile etmektir. Zalim Asurluların egemenliğine,Dehak’ın zorbalığına Devrimci Demirci Kawa nın isyan ateşidir. Newroz; Dehak’ın yenilgisiyle yeni bir güne evrilişin,mazlumların, ezilenlerin, sömürülenlerin, Dünyanın neresinde olursa olsun Enternasyonal bayramıdır.
Aradan geçen asırlarda Krallar imparatorluklara, İmparatorlar yerini otoriter devlet yapılarına bıraktı .Dünyada yaşanan haksızlıklar, zulümler günümüz dehaklarını yarattı ve biz bunu Irak da ABD –AB Emperyalistlerinin nezdinde her gün 70-80 kişinin öldürüldüğü Irak da görüyoruz. 1988’de Halepçe’de 5000 Kürt’ün katledildiği Saddam tarafından emri verilen katliamda görüyoruz. (Kendisi de bir zaman lar uşaklık yaptığı ABD tarafından idam edilmiştir.)


Tarih ezilen halklara, uluslara, zalim dehak’ların ardıllarına suç ortaklığı yapmayı değil Kawa nın yoldaşları olmayı zalimlerin zulmune baş eğmemeyi mücadele etmeyi emrediyor.
Yıl 1980 12 Eylül de Askeri Cunta yönetime el koydu. Yıl 2007 daha önceki yıl cuntanın lideri Muğla Üniversitesinde Abbasc Güçlünün yaptığı programda 12 Eylül sonrası apolitik,bilinçleri yok edilmiş gençlerin karşısında meydan okuyor’’Darbe yaptım bugün yine yaparım’’ Bu meydan okumaya devam eden Evren’i bugünde meşrulaştıran bir anlayışla söyleşi düzenleyenler utanma ,sıkılma duymayan aynı sistemden beslenenlerdir.İsminin Üniversite olması hiç önemli değil.


Meydan okuma kime? İşçi ve emekçilere,yoksul köylülere,sendikalara,kitle örgütlerine, partilere en önemlisi de bu uğurda mücadele arkadaşlarını kaybeden devrimcilere.
Şimdi buradan sesleniyorum: Türkiye’de bu uğurda bedel ödeyen şu anda köşesine çekilip,kulağının üstüne yatan arkadaşlar tarihimizle hesaplaşma diye bir sorununuz sizindemi kalmadı?Yukarıda saydığımız düzen partilerinin,sendikaları vb. (ABD ve AB Patentli)sorununun olmaması çok doğal.Bir zamanlar ezilen,sömürülen sınıfın mücadelesini veren bu mücadelenin öznesi olmuş sizlerin yapabileceği şey mutlaka vardır.Bize atalet yakışmaz.,bir yanımız hep boş kalacaktır(Eğer bir atımlık barutumuzu koruyor ve sol memenin altındaki cevheri karatmamışsak)


Türkiye’nin her tarafında dernek ve girişim şeklinde örgütlenen 78’liler 12Eylül ün devam eden hukukunu teşhir ediyor,darbeciler in yargılanmasını kamuoyu gündemine çeşitli etkinliklerle taşıyor,yaşanmışlıkların boşuna olmadığını her fırsatta dosta düşmana gösteriyor.
Tarihle ve kendimizle hesaplaşmanın zamanı geldi de geçti bile .hesaplaşmayı yapmadığımız sürece geleceği kuramayız.


Bizi hizaya getirmek isteyenlerin bugün başarısız kaldığını ispat etme günüdür.8 Mart ve 21 Mart vesilesiyle bu çağrımı yineliyor, Devrimci –Demokrat Kamuoyunu BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA Şiarıyla selamlıyorum.      


 

BİR CEVAP BIRAK