8 bin yıllık bir dünya kenti: Tarsus

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, tarihi ve doğal güzellikleri ile dikkati çeken Tarsus, barındırdığı birçok eserle turistlerin ilgi odağı oluyor.

Gözlükule Höyüğü’nde 1930’lı yıllarda yapılan kazılarda ilk yerleşimin Neolitik dönemde olduğu belirlenen ilçe, günümüze kadar birçok dinden, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olmasının izlerini taşıyor.

Mısır’ın ünlü Kraliçesi Kleopatra’nın, M.Ö. 41 yılında Romalı General Antonius ile buluşmak için geldiği ve o zamanın limanı olan Gözlükule’de büyük bir törenle karşılandığı Tarsus’ta, Kleopatra’nın kente giriş yaptığı deniz kapısı en önemli tarihi eserlerden birini oluşturuyor.

Ünlü kraliçe ile anıldığı için ”Kleopatra kapısı” olarak adlandırılan tarihi kalıntı, birçok turistin hatıra fotoğrafları arasında ilk yerini alıyor.

İlçede ayrıca, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri St. Paul’un yaşadığı yer olan ve Vatikan’ın ”hac” yeri kabul ettiği St. Paul’un evi ve kuyusu ile St. Paul Anıt Müzesi de bulunuyor.

Papa 16. Benediktus tarafından 2008’in ”Saint Paul Yılı” ilan edilmesi ile uzun bir süre dünya gündeminde de yer alan Tarsus, her yıl çok sayıda Hristiyan tarafından ziyaret ediliyor.

Tarsus’un merkezinde, St. Paul kuyusunun güney batısında yer alan antik yol da turistlerin ilgi odağı haline gelirken, 1102 yılında St. Paul Katedrali olarak yapıldığı söylenen ve 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından onarılarak camiye çevrilen Eski Cami, görülebilecek eserler arasında yer alıyor.

Tarihi geçmişi nedeniyle birçok efsaneye de ev sahipliği yapan kentte, yılanların şahı olarak adlandırılan Şahmeran’ın öldürüldüğü hamam olarak bilinen ”Şahmeran hamamı” da bulunuyor.

Tarsus’a gelerek, ilçedeki eserleri gördükçe adeta tarihin tozlu sayfalarına yolculuk yapanlar, hediyelik eşyayı ise Ulu Cami yanında bulunan ve Ramazanoğulları’ndan Piri Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından 1579 yılında yaptırıldığı tahmin edilen Kırkkaşık Bedesteni’nden alıyor.

İSLAM DÜNYASI İÇİN ÖNEMLİ BİR MERKEZ

Hristiyanlar için ”hac” yeri olarak kabul edilen Tarsus, Danyal Peygamber’in makamının bulunduğu Makamı Şerif Camisi ve Eshab-ı Kehf veya halk arasında ”Yedi Uyurlar” olarak bilinen mağara ile de İslam dünyasından birçok kişiyi kente çekiyor.

MS 2. yüzyıl başlarında dönemin hükümdarı Dakyanus’un zulmünden kaçan Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Dekarnuş, Sazenuş, Kafetaltayuş ve köpekleri Kıtmir’in sığındıkları ve bazı kaynaklara göre 309, bazılarına göre 900 yıl uyudukları rivayet edilen Eshab-ı Kehf mağarası hakkında, diğer semavi dinlerin kitaplarında da bölümler yer alıyor.

Tarsus’un kuzeybatısında, 14 kilometre uzaklıktaki Dedeler köyünde yer alan mağara, kentin en çok turist çeken yerlerinden biri olurken, Doğu Akdeniz’e yapılan tarihi ve turistik turların da vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
Tarihi zenginliği bol, inanç turizmi açısından da önemli bir kent ve 8 bin yıllık geçmişiyle dünyanın en eski yerleşim yerlerinden birisi olan Tarsus, doğal güzellikleriyle de görenleri kendisine hayran bırakıyor.

Tarihi yerler arasında gezenler, yorgunluklarını ise Tarsus Şelalesi’nde su sesi dinleyerek atıyor. Berdan Çayı üzerinde kurulu olan Berdan Barajı da ilçeye gelen turistlerin uğrak yerleri arasında yer alırken, kent merkezi de şirin yapısıyla ayrı bir güzellik sunuyor.

YAKIN TARİHİN DE EV SAHİBİ

Tarsus, yakın tarihimizin dönüm noktalarından Çanakkale Savaşı’nın da en önemli simgelerinden birine ev sahipliği yapıyor.

Mersin Limanı’nda çürümeye terk edilmiş halde iken Tarsus Belediyesi’nin girişimleriyle ilçedeki Çanakkale Parkı’na yerleştirilen tarihi Nusrat Mayın Gemisi, yerli ve yabancı turistlerce ziyaret ediliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.