84 yıllık tarımsal üretim merkezi Hamidiye Vakfı’na devredildi!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’da 1934 yılından bu yana tarımsal araştırmalar yapan BATEM’in kullanımındaki 203 dönümlük Narenciye bahçesi Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Hamidiye Vakfı’na devredildi.

Antalya kent merkezinde bulunan Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM)’in kullanımındaki Hazineye ait 203 dönümlük tarım arazisi 24 Haziran seçimlerine iki hafta kala Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Hamidiye Vakfı’na devredildi. 1934 yılından bugüne bitkisel üretim alanında çalışmalar yürüten kurumun narenciye bahçeleri, fidanlıklar ve bahçe kültürleri istasyonlarını kapsayan arazinin sessiz sedasız Hamidiye Vakfı’na devredilmesi kentte tepkiyle karşılandı. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) konuyla ilgili bir açıklama yaparak “Her geçen gün ithal edilen tarımsal ürünlere yeni bir ürün eklenirken, halkımızın beslenmesi ve sağlıklı gıdaya kavuşması için tarımsal üretimimizi artırmak ve geliştirmek zorundayız. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri tarımsal araştırmalar için kullanılan tapu kayıtlarında niteliği ‘Bahçe Kültürleri İstasyonu’ olarak belirtilen BATEM’in kullanımındaki arazinin niteliğini ve kullanış amacını değiştirecek girişimlerden vazgeçilmelidir” çağrısında bulundu.

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM), Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kurumlardan biri. 1934 yılından bu yana bitkisel üretimin farklı konularında araştırmalar yürüten kuruluşun en önemli çalışması ise bölgedeki narenciye üretiminin geliştirilmesi. Bölge tarımının en önemli ürünü olan narenciyede üretimin yaygınlaşmasını sağlayan kurum, 84 yıldır kent üreticilerine destek sağlıyor.

PORTAKAL ÇİÇEĞİ BULVARINA ADINI VEREN NARENCİYE BAHÇESİ

Kentin büyümesiyle birlikte çevresi apartmanlarla dolan Demircikara Mahallesi’ndeki BATEM’in portakal ve limon ağaçlarıyla dolu büyük arazisi, bölgeye ‘Narenciye Caddesi’ ve ‘Portakal Çiçeği Bulvarı’ gibi adların verilmesine neden olmuş. Antalya kent merkezinde betonlaşmadan korunmuş az sayıdaki yeşil alandan biri olarak kalan BETEM arazisinin büyük bir kısmının, 17 Haziran 2018 tarihinde Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Hamidiye adlı vakfa devredildiği ortaya çıktı.

VAKFA DEVREDİLEN ARAZİDE BAHÇE KÜLTÜRLERİ İSTASYONU DA VAR

Hamidiye Vakfı’na devredilen 447 ada 4 parselin tapu kaydına göre üzerinde bahçe kültürleri istasyonu, 2 gübre evi, 1 fidan ambalaj evi, 4 adet depo ve 8 adet kargir ev bulunan 203 dönümlük arazide ayrıca narenciye bahçeleri ve BATEM’in idari birimleri yer alıyor. Söz konusu parselin bitişiğinde bulunan ve BATEM’in kullanımındaki 60 dönümlük arazinin mülkiyetinin de Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olduğu belirtiliyor.

AKILLARI KARIŞTIRAN ARAZİ DEVRİNDEN YETKİLİLERİN HABERİ YOK

24 Haziran genel seçimlerine iki hafta kala, 7 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen devir işlemi, geçtiğimiz hafta konuyu gündeme getiren CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı’nın açıklamasıyla ortaya çıktı. İlgili kurumların yöneticilerinin dahi bilgisinin olmadığı öne sürülen arazi devir işlemiyle ilgili bir açıklama yapan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Merkezi, BATEM’in bugüne kadar yaptığı çalışmalarla narenciye türlerinin yanı sıra avakado, pikan cevizi, Trabzon hurması, nar gibi meyvelerin ve muzun bölgedeki tarımsal faaliyetler içinde yer bulmasını ve yaygınlaşmasını sağladığını kaydetti.

ENSTİTÜ, BÖLGE ÜRETİCİLERİNİN İHTİYACINI KARŞILIYOR

Tescilli çok sayıda meyve çeşidine ev sahipliği yapan Enstitü’nün damızlık narenciye, pikan cevizi ve avakado parselleri kurarak, genetik materyallerin korunmasının sağladığına işaret edilen ZMO açıklamasında, kurumun ayrıca bölge çiftçisinin üretimini yaptığı meyvelerle ilgili aşı gözü, fidan gibi damızlık ihtiyacının uygun fiyat ve güvenle karşılanmasını başarı ile yerine getirdiği anımsatılarak, şu bilgilere yer verildi:

ANTALYA’NIN ÜNLÜ NARENCİYE REÇELLERİ BU MERKEZİN ÜRÜNÜYDÜ

“Örtü altı sebzeciliğin gelişmesi ve yaygınlaşması ile ithal hibrit tohumlar yerine yerli tohumculuğun gelişmesi için çalışmalar yürütülmekte mısır, soya, susam, yer fıstığı, sorgum ve buğday gibi bitkilerde önemli ısla BATEM, Antalya ile özdeşleşen narenciye ve farklı meyve reçellerinin ilk defa yapıldığı, tanıtıldığı merkez olma özelliği yanında öğrencilere, teknik elemanlara, çiftçilere eğitim, araştırmacılara uygulama olanağı veren önemli bir eğitim merkezidir. BATEM’in yürüttüğü çalışmaların amacına uygun olarak Antalya’nın farklı yerlerinde arazileri bulunmaktadır. Bu araziler maalesef ki, tarım dışı farklı amaçlı kullanımlar söz konusu olduğunda ilk akla gelen araziler olmaktadır. Bu yaklaşım kapsamında BATEM’in kullanımında olan arazilerden 1350 dekarlık çok büyük bir kısmı Expo Antalya için tahsis edilmişti.”

‘ARAZİNİN VAKFA DEVİR İŞLEMİ KAYGILARA NEDEN OLDU’

BATEM arazisinin kentin betonlaşmadan korunabilmiş son yeşil alanlardan biri olduğuna da değinilen ZMO açıklamasında, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yaptığı devir işleminin kent kamuoyunda kaygılara neden olduğu belirtilerek şu görüşlere yer verildi: “Vakıflar Bölge Müdürlüğü, kendi tasarrufunda olan 447 ada 3 parseli, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında, bu arazinin esas sahibi olan ve kurucuları hayatta olmadığı için kurumlarınca yönetilen Hamidiye Vakfı adına 7 Haziran 2018 tarihinde tescil ettirmiştir. Ancak tescil işlemi 3 numaralı parselle sınırlı kalmamış, BATEM kullanımındaki 4 numaralı parseli de kapsamıştır. Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada 4 numaralı parselin sahibinin de Hamidiye Vakfı olduğu belirtilmektedir.

‘ İŞLEMİN SEÇİM ÖNCESİNDE YAPILMASI MANİDAR’

Tescil tarihinin 7 Haziran 2018 olduğu, kamu bürokrasinin 24 Haziran tarihinde yapılacak genel seçimler nedeniyle neredeyse hiçbir tasarrufta bulunmadığı bir dönemde böyle bir işlemin yapılmış olması manidardır. Ancak 1934 yılından bu yana Enstitülerin kullanımında olan, bugüne kadar hiçbir şekilde Vakıflar Genel Müdürlüğünün ilgilenmediği, ilgisi olmamış bir arazinin Hamidiye Vakfına ait olduğu yeni mi anlaşılmıştır? Böyle bir işlem yapılmışsa, BATEM’in ve Bakanlığın bilgilendirilmesi gerekmez miydi?

‘FARKLI BİR TASARRUFA GİDİLMEYECEĞİNİN GARANTİSİ YOK’

Vakıflar Bölge Müdürlüğü açıklamasında, arazinin BATEM tarafından kullanımı ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılmadığı belirtilmekle birlikte, kent merkezinde kalan nadir alanlardan biri olan araziyle ilgili farklı bir tasarrufa gidilmeyeceğinin garantisi yoktur. Her geçen gün ithal edilen tarımsal ürünlere yeni bir ürün eklenirken, halkımızın beslenmesi ve sağlıklı gıdaya kavuşması için tarımsal üretimimizi artırmak ve geliştirmek zorundayız. İhtiyacımız olan üretimde verimlilik ve karlılığın artması, dışa bağımlılığın azaltılması için bilimsel araştırmalara ve bunu yapacak kurumlara daha çok destek olmak, bu kurumların çalışma alanlarını ve imkânlarını daraltmaktan kaçınmaktır.

‘ARAZİ YENİDEN BATEM’E TAHSİS EDİLMELİ’

Cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri tarımsal araştırmalar için kullanılan tapu kayıtlarında niteliği ‘Bahçe Kültürleri İstasyonu’ olarak belirtilen BATEM’in kullanımındaki arazinin niteliğini ve kullanış amacını değiştirecek girişimlerden vazgeçilmelidir. Vakıflar Genel Müdürlüğünü; arazinin BATEM’e tahsisi ile ilgili iş ve işlemleri gerçekleştirmeye, konuyla ilgili olarak kamuoyunun kuşkularını giderecek tatmin edici bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.”

VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ: ‘ARAZİNİN ESAS SAHİBİ HAMİDİYE VAKFI’

Tartışmaların odağındaki Vakıflar Bölge Müdürlüğü ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ‘Narenciye’ olarak bilinen arazinin arşiv ve tapu kayıtlarına göre esas sahibinin Hamidiye Vakfı olduğunu belirterek, taşınmazı Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce yönetilen Hamidiye Vakfı adına 7 Haziran 2018’de tescil edildiği kaydedildi.

‘OSMANLI DÖNEMİNDE KURULAN VAKIFLAR ADINA HİZMETİ SÜRDÜRÜYORUZ’

203 bin 713 metrekarelik arazinin hangi yasa maddesine göre tescil edildiğinin tapu kayıtlarının üzerine işlendiği belirtilen açıklamada, “Genel Müdürlüğümüzce, taşınmazın şu anki kullanıcısı olan Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) adına herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Bilindiği üzere Türkiye’nin en köklü ve büyük kurumlarından biri olan Vakıflar Genel Müdürlüğü, Selçuklu ve Osmanlı döneminde kurulmuş olan ve bugün yöneticileri hayatta kalmayan vakıfları temsil ve idare etmekte ve bu vakıflar adına hizmetlerini sürdürmektedir. Bu tarihi vakıfların tüzel kişiliklerini günümüzde de sürdüren Vakıflar Genel Müdürlüğü, kurucularının belirledikleri amaçlar doğrultusunda öğrencilere burs vermekte, muhtaç vatandaşlara aylık maaş ve gıda yardımı yapmakta, ayrıca yurt içi ve yurt dışındaki binlerce yıllık vakıf eserlerin onarımını gerçekleştirmektedir” ifadelerine yer verildi.

CHP ANTALYA MİLLETVEKİLİ CAVİT ARI: ‘NEDEN HAMİDİYE VAKFI?’

Narenciye bahçesinin devir işlemini gündeme taşıyan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı da Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün açıklamasının itiraf niteliğinde olduğunu savunarak, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yönetilen Hamidiye Vakfı adına 7 Haziran 2018’de tescil edilmiştir ifadesi suçun ikrarıdır. Türkiye’deki tüm Vakıflar, genel müdürlüğün kontrol ve denetimi altında faaliyet göstermektedir. Neden Hamidiye Vakfına verilmiştir. Bu vakıf tarım işi ile mi uğraşmaktadır?” açıklamasında bulundu.

‘HAMİDİYE VAKFI CEMAAT MİDİR?’

Konuyla ilgili yaptığı açıklamada kent kamuoyunun ve yetkililerin Narenciye arazisine sahip çıkmaya davet eden Arı, “Tapu kaydı ve devirde hangi amaçla kullanılacağı belirtilmediği için amacı dışında kullanım riski vardır. Antalya’nın yaklaşık üçte ikisi Vakıf malı olmasına karşın, Antalya’nın sembollerinden biri olan Narenciye adı ile ünlenen, tarımın gelişmesi için her türlü araştırma ve AR-GE çalışmasının yapıldığı, Devletin bir kurumu olan BATEM’in elindeki bu arazinin alınması niyetin de kötü olduğunu göstermektedir. Hamidiye Vakfı kimindir, cemaat midir bilmiyoruz. Bu araziyi amacına uygun kullanır mı, henüz güven vermiyor. Bu açıdan baktığımızda da BATEM’in hiçbir güvencesi yok. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın olaya müdahil olmasını, 7 Haziran 2018 tarihinden önce tapusu Hazine’ye ait olan bu arazinin yeniden hazineye devredilerek BATEM tarafından kullanımının sağlanması, Antalya’da kamu vicdanının rahatlatacaktır. Biz de bunu istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Önceki haberTürkiye’de benzeri görülmemiş doğa koruma başarısı!
Sonraki haberKimyasal atık nedeniyle dere “kırmızı ve pembe” akıyor
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two + ten =