AB, 301’de oyalandığı kaygısında

AB, 301’de oyalandığı kaygısında

0
PAYLAŞ

AB kaynakları, Türkiye’de 2004 yılında yeni TCK yürürlüğe girdiğinde kanundan kaynaklanan endişelerini dile getirdiklerini ve uygulamasını takip edeceklerini belirttiklerini hatırlatıyor. Kaynaklar, 301. maddenin değiştirilmesi konusunda Türkiye’ye “Şu tarihe kadar yasayı değiştirmelisiniz” demediklerini, 301. maddenin değiştirilmesinin Türkiye’nin elinde olduğunu ifade ediyor.


Türk yetkililerinin yıllardır kendilerine, “301. maddenin mahkemeler tarafından uygulanmasının zaman içinde görüleceğini, böylece bu yasadan kaynaklanan sorunların bir süre sonra ortadan kalkacağını söylediklerini” belirten AB kaynakları, “Ankara’nın bu yaklaşımından endişe duyduklarını” bildiriyor. Bunun bir “zihniyet sorunu” olduğunu ve bu zihniyetin değiştirilmesi için yıllarca beklenemeyeceğini belirten kaynaklar, öldürülen gazeteci Hrant Dink’in 301. maddeden yargılandıktan sonra mahkum edildiğine işaret ediyor.


TCK’nın 301. maddesinin değişikliği için sivil toplum örgütleriyle bir çalışma yapıldığının hatırlatılması üzerine ise AB kaynakları, bu çalışmanın “ilginç bir öneri” olduğunu söylüyor, ancak yasaları sivil toplum örgütlerinin değil, hükümetin belirlediğini vurguluyor.


 ÇİÇEK: “YAZILANLAR 301’DEN DAHA MUĞLAK”  
 
Öte yandan Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, TCK’nın 301. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili olarak “301’i muğlak bulanların yazdıkları ve konuştukları, 301’den daha muğlaktır” dedi.


Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakanlık Merkez binada açıklamalarda bulunan Çiçek, bir soru üzerine, “301’i bir süredir tartışıyoruz ya hala bu tartışma hukuki zeminde değil, siyasi zeminde söyleniyor. Gelen tekliflerin önemli bir kısmı da siyaseten değerlendirilebilecek bir konudur. Hangisini getirip ortaya koysanız, geri kalanlarla bağdaşır nitelikte değil. Yani şu ana kadar bana gelen tekliflere baktım, bohçanın 4 ucunu bir araya getirme şansımız yok” diye konuştu.


Konuya ilişkin çalışmalarının sürdüğünü belirten Çiçek,


“Temel unsurlardan vazgeçmemek kaydıyla bir düzenleme yapılabilir” dedi.


Çiçek, bir başka soru üzerine valiler kararnamesinin Bakanlar Kurulunda imzaya açılmadığını belirtti.



4 MÜZAKERE BAŞLIĞININ AÇILMASI HEDEFLENİYOR


AB kaynakları, 11 Aralık 2006 tarihinde Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alınması kararının Türkiye’de “hayal kırıklığı yarattığını” bildiklerini, ancak bu kararın Ankara anlaşması ek protokolünün uygulanmasına yönelik AB tarafından verilen “politik ve kesin” bir mesaj olarak algılanması gerektiğini belirtiyor. Kaynaklar, ayrıca “artan gerginlik ortamında 11 Aralık kararının mümkün olan en iyi sonuç olduğunu” kaydediyor.


Türkiye’nin AB ile müzakere sürecinde 2007 yılında 2006 yılına göre daha fazla ilerleme kaydedeceğini umduklarını belirten kaynaklar, Almanya’nın AB dönem başkanlığı sırasında Türkiye ile müzakerelerde 4 başlığın açılabileceğini kaydediyor ve bu başlıkları işletme ve sanayi politikaları, finansal kontrol, ekonomi ve izleme politikaları ile istatistik olarak sıralıyor.
 

BİR CEVAP BIRAK