ABD, Chavez’e baskısını artırıyor

Venezuella Dışişleri Bakanı Ali Rodriguez, tarafların sorunları çözmek üzere ortak çalışma yapma konusunda uzlaştıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Chavez de, ABD’ye petrol satmaya devam etmek istediklerini belirten ılımlı bir açıklama yaptı.

“Venezuela’nın Castro”su dile bilinen Chavez’e 2002’de ABD destekli  darbe yapılmış, ancak Chavez taraftarlarının sokaklara dökülmesi sonucu yapılan referandumla 22 eyaletin 20’sinde zafer kazanarak 2004’te görevine dönmüştü.

ABD NE İSTİYOR?

ABD, arka bahçesi sayılan Venezuela’daki sol yönetimin diğer Latin Amerika ülkelerindeki  muhalefete destek ve örnek olmasından son derece rahatsız. Vanezuela’nın dünyanın 5’nci büyük petrol üreticisi olması, dünya petrol fiyatlarında ABD kontrolu dışında oynamasına da yol açıyor. Bütün Orta Doğu politikasını petrol üzerine kuran ABD’ye karşı, Vanezuela’nın lideri Chavez “Ucuz petrol dönemi bitti” açıklamaları yaptı.

Venezuella, ham petrol üretiminin yüzde 60’ını ABD’ye ihraç etmesi ikili ilişkileri bir denge üzerinde tutuyor. Washington, Chavez yönetiminin Çin ve Hindistan başta olmak üzere yeni pazar arayışlarından da kaygı duyuyor… ABD’nin bir diğer kaygısı da; Chavez’in, Rusya’dan satın almaya hazırlandığı silahların Kolombiya’daki isyancılara vermesi…

Chavez ise bu iddialara karşılık, ABD’ye petrol satışını sürdürme yanlısı olduklarını vurgulayarak bölgede izlediği siyasetin uluslararası hukuğa uygun olduğu söyledi. Chavez, bölgedeki asıl istikrarsızlığın ABD’nin politikasından kaynaklandığını dile getirmekten çekinmedi.

HUGO CHAVEZ?

1992’de daha 38 yaşındayken bir darbe girişimine liderlik eden Hugo Chavez, daha sonra tutuklanmış ancak 1994 yılında affedilerek cezaevinden çıkarılmıştı. 1998 yılında “Beşinci Cumhuriyet Hareketi” adıyla seçimlere katılan Chavez, en yakın rakibine yüzde 56 fark atarak Devlet Başkanı seçildi. 2000 yılındaki ikinci seçiminden de Chavez, yüzde 60 oyla galip çıktı. Ülkenin petrol bölgeleri ile sınırlı tutulan refah düzeyini kırsal kesimlere taşımak için vergi düzenlemeleri yaptı.

Sosyal politikalara önem veren Chavez, ABD ile yakın ilişkilerini askıya alarak Küba, Arjantin ve Şili gibi ülkelerle ilişkilere dayalı bir dış politika izledi. ABD’nin ihtiyacı olan petrolün yüzde 15’ini karşılayan ülkenin değişen politikası Washington yönetiminin tepkisini çekmekte gecikmedi.

ABD ve çokuluslu şirketlerin, içerdeki “büyük sermaye patronları” Chavez’den hiçi memnun değillerdi. ABD ve patronlara yakın Venezuella ordusu da tahrik edilince, “Ordu, patron, ABD üçlüsü” halkçı ve ulusalcı Chavez’i faşist bir darbe ile güç kullanarak devirdiler. Ancak Chavez taraftarlarının sokaklara dökülmesi sonucu yapılan referandumla 22 eyaletin 20’sinde zafer kazanarak 2004’te görevine döndü.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here