‘ABD üçüncü saldırısında da yenilecek’

Gerger, göçmen derneği GİK DER’de 1 Temmuz Cumartesi günü  ABD ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) konulu panelde konuştu.


Atılım gazetesi tarafından düzenlenen paneli 150’ye yakın katılımcı izledi. Gerger panel sonunda ayrıca kısa bir süre önce piyasaya çıkan “ ABD-Ortadoğu-Türkiye” isimli kitabını da imzaladı.


Bilim adamı iki bölümlü konuşmasının ilk bölümünde ABD’nin Ortadoğu’ya saldırmasındaki nedenselliği sorgularken, ikinci bölümde de Türkiye’deki siyasi gelişmelere değindi.


Gerger, ABD’nin Ortadoğu’ya saldırısının genelde petrole indirgenip açıklanmaya çalışıldığı gibi “Soğuk Savaş sonrasında Ortadğu’da ihtiyacı kalmadığı diktatörleri alaşağı ederek bölgeye özgürlük getiriyor” gibi savların da bulunduğunu söyledi.


Bilimadamı, ABD’nin 1952’den bu yana Ortadoğu’ya üç büyük saldırı düzenlediğini ve günümüzde üçüncü saldırının ikinci aşamasının yaşandığını vurgulayarak, “Ortadoğu tarihine bakılırsa ABD’nin hiç bir zaman özgürlük, bağımsızlık, adalet ve kalkınma gibi kavramların kaygısında olmadığı tam tersine saldırıların temelinde de bu tür kavramlara karşı emperyalist amaçların yattığını anlattı.


Gerger, Ortadoğu’nun emperyalizmle tarihsel ilişkisini özetle şöyle aktardı:


“İngiliz ve Fransızlar 1’nci Dünya Savaşı sırasında Araplara Osmanlı’ya karşı savaşmaları durumunda savaşı kazanmaları halinde özgürlüklerini tanıyacaklarını vaadetmişlerdi. Aynı zamanda ise kendi aralarında Arap topraklarını paylaşmışlardı… Savaş sonrasında böl, yönet ve birbirlerine düşür yöntemiyle cetvelle çizilen sınırlarda, krallıkla yönetilen Arap ülkeleri yaratıldı.  Bu dönemde dünyada ilk kez İngilizler Ortadoğu’daki Kürt ve Araplar üzerinde nepal ve gaz bombaları denedi… Hatta dönemin İngiliz Sömürge Bakanı William Churchill bombalara karşı çıkanlara çok şaşırdığını bile söylemişti…


2’nci Dünya Savaşı’na gelindiğinde ise Araplar’ın bu kez gerçekten bağımsızlık için kızıl bayrakların arkasında ayağa kalktıklarını görüyoruz.Farklı terimlerle de olsa ‘milli demokratik devrim’ hedefleniyordu. Hatta ABD’nin bu dönemde kızı bir Ortadoğu’nun önüne geçmek için toprak reformu yapmaları için para yardımı yaptığı kayıtlarda… 1952’de Mısır’da Nazır’ın Kral Faruk’u devirerek iktidarı ele geçirdi. 1953’e gelindiğinde CIA’in İngiliz petrol şirketini millileştiren Musaddık’a karşı darbe düzenleyerek işbirlikçi Şah’ı geri getirdiğini görüyoruz. Nasır anti komunist bir lider olmasına karşın üç nedenle ABD tarafından sonu hazırlandı. Bunlar, ülkenin bağımsızlığını ciddiye alması, ekonomik kalkınmasını IMF ve Dünya Bankası gibi kurumların dışında araması ayrıca demokratikleşme çabasında halkın tepkisini çekecek uygulamalardan kaçınmasıydı… ABD’nin Ortadoğu’ya ilk saldırısı aynı zamanda İsrail tehditini öncelikli görerek Arap Nato’su kurulmasına karşı çıkan Nasır’a karşı suikastla yapıldı… Bu dönemde ABD Arap ülkelerinin diktatör yönetimleri yeşill ışık yakmalarına karşın halkın tepkisinden dolayı Arap Natosu’nu kuramayarak Araplar’ın bileğini bükemedi…


ABD Ortadoğu’ya ikinci saldırısında ise tetikçi ülkeler aracılığıyla Araplar’ı kuşatmaya çalıştı. Bunun için İsrail siyonizmi, Şah’ın İran’ı ve Türk militarizmini kullanmak istedi. 1967 Savaşı ile İsrail Araplar’a saldırdı ve yeni topraklar işgal etti. Bu yıllar aynı zamanda milli burjuvazinin kuyrukculuğu yapan bir kısım Arap ulusalcı solun da çürümesine neden oldu. Asıl temiz olan kirlendi ve geriye İslamcılar kaldı… Bütün bunlara karşın ABD ikinci saldırısında da amacına ulaşamadı.


Üçüncü saldırı ise 1991’de Körfez Savaşı ile başladı. ABD yalnız askeri işgal ile Arapları dize getiremeyeceğini anlayınca ikinci evrede BOP ile değerleri çarpıtarak ideolojik ve kültürel saldırı başlattı.”


Gerger, ABD’nin bu son Ortadoğu saldırsında da hayalkırıklığına uğrayacağını belirterek “ABD’nin döktüğü kandan oluşan bataklıkta boğulması kaçınılmazdır” dedi.


HALUK GERGER?


Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararasi iliskiler bölümü eski öğretim üyesi olan Haluk Gerger’in bu görevine YÖK ve 1982 anayasası yürürlüğe girdiği gün son verildi.


Çesitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. İnsan Hakları Derneği Kurucu Üyesi.


Darmstadt Teknik Üniversitesi’nde 1996 ve 1999 yıllarında misafir öğretim üyesi olarak bulundu.


ABD’DEN 1 DOLAR TAZMİNAT


Haluk Gerger, 1 Ekim 2002 tarihinde 10 yıllık vizesi bulunmasına rağmen ABD’nin New York Havalimanı’nda eşiyle birlikte ülkeye giriş yapmak istemiş, ancak kendisine vizesinin ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından iptal edildiği söylenerek ABD’ye girişi engellenmişti.


Gerger, ABD sınır kapısından Türkiye’ye dönmesi için baskı yapıldığını, bu süre içerisinde ABD polisi tarafından sorgulandığını, parmak izinin alınıp ve fotoğrafının çekilerek, suçlu mumelesi yapıldığını öne sürerek, maddi ve manevi zarara uğradığını savundu.


Gerger, 18 Şubat 2003 tarihinde Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açmıştı. Dava sonucundaAnkara Asliye Hukuk Mahkemesi ABD’yi, yazar Haluk Gerger’in vizesi olduğu halde ülkeye sokulmayarak, kişilik haklarının ihlal ettiği gerekçesiyle 1 dolar manevi tazminata mahkum etti.
 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here