AB’de rüşvet yoktur!

PAYLAŞ

Avrupa Birliğinde “Rüşvet” yoktur.
Bu kelimeden de hiç hoşlanmıyorlar ve hiçte kullanmıyorlar ama bu kelimeyi kullanmamaları da rüşvet vermiyor veya almıyorlar demek değildir.
Hem alıyorlar, hem de veriyorlar ama usulüne göre ve kitabına uydurarak yapıyorlar bu işi.

AB’de bir menfaat karşılığında “Rüşvet” yerine “Yardım, Hibe, Bağış, Komisyon veya Hediye” gibi tanımlamalar yapılıyor ve buna da hiç kimse itiraz etmiyor, üstelik gocunmuyorlar da.

Son günlerde KKTC gazetelerinde Avrupa Birliğinin KKTC’de faaliyet gösteren Dernek, Birlik ve özel kişilere yaptıkları “Yardım”ların listesi sayfa sayfa yayınlandı.

Gazetelerimizde yayınlanan bu listeyi görünce aklıma 2002, 2003 ve 2004 yılları içinde KKTC vatandaşlarını bölmek ve o dönemde tartışılmakta olan “Annan Planı”na Kıbrıs Türk tarafından “EVET” oylarının çıkması için adanın kuzeyine akıtılan milyonlarca Dolar ve Avro geldi.
Sınırsızca akıtılan bu paraların kamuflajı da, “İki toplumlu faaliyetler, Hibe, Yardım, Çözüm, Barış, AB’li olmak” ve benzeri gibi kulağa hoş gelen tanımlamalardı. Alan da memnundu, veren de. Oyun bittikten sonra da bu sözlerin içlerinin boş olduğu kısa sürede ortaya çıktı.

Karen Fogg ve Hasan’ları ile birlikte birçok kişi de bayağı ünlenmişti o dönemde. Televizyon ekranlarına biri çıkıyor, diğeri iniyordu. Büyük paralarla mitingler tertipleniyor, AB’nin birçok diplomatı ile önde gelen devletlerin bazı elçileri de fiilen bu mitinglere katılıp destek veriyorlardı.
Sonra da bunun adını “24 Nisan iradesi” koydular, nasıl bir iradeyseydi. Herhalde güdümlü ve yapay bir iradeydi ki, içi fos çıktı ve zamana karşı koyamadığı için yok oldu, bitti.

Şimdi de altı yıldır sonlandırılamayan Avrupa Birliğinin Kıbrıslı Türklere yaptığı 259 milyon Avro’luk “YARDIM” projesi, aniden KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri evvelsinde sonlandırıldı ve yüzde doksan dokuzu da dağıtılıverdi.

Burada dikkat çeken iki önemli nokta var.
Birincisi, bu içten gelen “YARDIM”ların KKTC’ye değil de, sadece 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasına göre Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan kişilere veya bu kişilerin oluşturduğu “Dernek veya Birlik”lere yapılması.
İkincisi de bu göz yaşartıcı ve Kıbrıslı Türkleri kucaklayan “YARDIM”ların, 18 Nisan’da yapılacak KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri evvelsinde tamamlanması ve neredeyse tümünün de dağıtılması.
Belli ki 2002 yılında Kıbrıslı Türklere oynan oyun gene tezgâha konmuş.

Bundan sonra KKTC vatandaşlarının aklını çelmek için başlar artık gene “Müzakereler”, “Barış”, “Çözüm”, “Rumlarla Ortak Devlet”, “AB’ye Katılma” gibi cicili bicili ve kulağa hoş gelen ama gerçekleşmesi şimdilik olanaksız olan konularda düzemece toplantılar, seminerler, yurt içinde ve yurt dışında konferanslar, ortak bildiriler, yalan vaatler, gerçekleşmeyecek sözler ve adı “Rüşvet” olmayan ama kendisi gerçekte “Rüşvet” olan para dağıtmalar ve menfaat sağlamalar.
Biz bunları geçmişte yaşamış ve acımasızca cezalandırılmıştık. Umarım bu defa böylesi alçak bir oyuna bir daha gelmeyiz.

_________________

* Prof. Dr. Ata ATUN
http://www.ataatun.com

CEVAP VER