AB’deki au-pair ve öğrencilere işçi statüsü

AB’deki au-pair ve öğrencilere işçi statüsü

0
PAYLAŞ

İngiltere’deki Türk vatandaşı öğrenci ve au-pairler (çocuk bakıcıları) bir kaç yıl öncesine kadar raflarda unutulan Ankara Anlaşması’nı dayanak gösterip 1 yıl hizmet sonrasında işçi statüsü hakkının tanınması için İngiltere İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açtı.


İçişleri Bakanlığı mahkemeyi yitirmesine karşın bu hakkı tanımayarak davayı Lahey Adalet Divanı’na götürdü. Lahey’in kararı İçişleri Bakanlığı’nın beklentisinin tersine, üstelik bütün AB ülkelerini de kapsayacak biçimde Türk vatandaşları lehine oldu. Böylece AB ülkelerine geçici vize ile giden Türk vatandaşları ilk kez işçi statüsüne hak kazanmış oldu…


İNGİLTERE’Yİ DAVA ETTİLER


İngiltere’de Au-pairlere lere  olarak bulunan Ezgi Payir’in Birnberg Peirce Avukatlık Bürosu ile Burhan Akyüz ve Birol Öztürk adlı öğrencilerin Barrister Nicola Rogers aracılığıyla başvurularını değerlendiren Avrupa Adalet Divanı, au-pairlere lere  ve öğrencilerin 1 yıl sonunda Ankara Anlaşması’ndan yararlanarak isci statusune gecmelerine ve çalışma izni talep edebileceklerine karar verdi.


Birnberg Peirce Avukatlık Bürosu avukatlarından İrfan Cangatin, müvekkilleri Ezgi Payir’in davasını İçişleri Bakanlığı’na karşı kazanmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek şunları söyledi:


“Bu dava emsal teşkil ederek İngiltere’de sayıları 5 bini bulduğunu sandığımız au-pairlere çalışma kapısı aralayacaktır. Aynı biçimde öğrencilerin de çalışma hakkı kazanması sevindiricidir. Ezgi’nin basvurusu Nisan 2002’de İçişleri Bakanlığı’na yapıldı ve tahmin edilebilecegi üzere bakanlık bu basvuruyu kabul etmedi. Ülkede açılan bütün davaları kazanmamıza rağmen İçişleri Bakanlığı dosyayı Lahey Adalet Divanı’na götürdü ve konunun sonuçlanmasını geciktirdi. 24 Ocak 2008’de acıklanan karar ile, aradan yaklaşık 4 yıl geçmis olmasına karşın, nihayet au-pair ve öğrencilerin bu konudaki hakları teyit edilmiş oldu.  Ankara Anlaşması ile kazanılan hakları pratikte uygulamaktan kaçınan İçişleri Bakanlığı, yine Avrupa Adalet Divanı kararı ile İngiltere dışından yapılan başvuruları kabul etmek zorunda kalmıştı. Ayrıca Avrupa Adalet Divanı kararı ile yine sığınması kabul edilmeyenler de bir sure önce Ankara Anlaşması cerçevesinda başvuru yapma hakkını kazanmıştı…”


“TÜCCARLARA DİKKAT”


Ankara Anlaşması’ndan yararlanmak isteyenlerin İngiltere İçişleri Bakanlığı’na yapılacak her türlü başvurularında “mantar gibi biten” aracı tüccarlara dikkat etmelerini isteyen Cangatin şöyle devam etti:


“Bizim insanımız da Ankara Anlaşması’ndan doğan bu haktan yararlansın, aile ve ülke ekonomisine katkıda bulunsun isteriz. Ankara Anlaşması’ndan yararlanmak isteyenler – gerek isci statüsünde gerekse serbest meslek sahibi olarak – kendilerinden beklenen hukuki prosedürü yerine getirmeleri gerekiyor. Bu hakkın kötü niyetle kullanılmaması gerekiyor. İngiltere İçişleri Bakanlığı kolaylaşan Ankara Anlaşması’nın sıkı takipcisi olacaktır…”


ANKARA ANLAŞMASI?


Ankara Anlaşması gereği İngiltere, Türkiye’ye AB üyeliği gözönüne alınmaksızın Türk vatandaşları AB topraklarında serbest olarak dolaşma ve Gümrük Birliği’nden dolayı iş kurabilme hakkı tanıyor.


Ankara Anlaşması, Türkiye ile o zamanki adıyla AET üyesi ülkeler arasında ticaretin geliştirilmesi ve iş hacmini artırmak amacıyla 12 Eylül 1963’te imzalandı. 1973’te de AET’ye İngiltere ile birlikte 8 ülke daha katılarak söz konusu anlaşmayı tanıdılar.


İngiltere, Ankara Anlaşması başvurusunu reddettiği Türk vatandaşı Abdülnasır Savaş’ı sınırdışı etmiş fakat 11 Mayıs 2000’de Lahey Adalet Divanı’nın İngiltere aleyhine verdiği kararla Savaş’a haklarını tanımak zorunda kalmıştı.


Türk vatandaşlarının İngiltere’de kağıt üzerindeki kazanılmış hakları şöyledir:


– Normal şartlar altında AB ülkeleri 1970’te imzalanan ve 1973’te yürürlük kazanan Katma Protokol gereği Türk vatandaşlarına vize uygulayamazlar. Vize 1980 sonrası konulan ve ‘imzalanan protokol şartlarını imzacı ülke aleyhine değiştirdiği’ için kanunsuz olan bir uygulama. Türkiye, katma protokolleri imzalayarak sonradan eklenebilecek maddelere karşı kendini korumuş olmasına rağmen bu hak nedense bugüne kadar gündeme gelmedi.
– Gümrük Birliği (GB) kavramı gereği AB ülkeleri, doğrudan ve dolaylı olarak GB kavramı içinde kalan Türk vatandaşlarına vize uygulayamaz, AB ülkelerinde çalışma ve yerleşme haklarına engel olamazlar. AB Adalet Divanı’nın 11.05.2000 tarihli kararına göre: ‘Türk vatandaşı olan işveren ve serbest meslek sahiplerinin Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği 1973 tarihinden itibaren ‘haklarına kısıtlama getirilmesine’ imkân yoktur.’
– Ankara anlaşması madde 13 ve madde 14’e göre karşılıklı yerleşme serbestliği hakkını Türkiye de kazanmış oldu.


Sonuç olarak hem Ankara Anlaşması, hem ‘1970-73 Katma Protokolü’ hem de ‘GB kavramı’ gereği AB ülkeleri, Türk vatandaşlarına ve özellikle ‘ekonomik faaliyette bulunanlara’ vize uygulayamaz, iş edinmelerini ve kurmalarını engelleyemeyecekleri yönündedir…


FOTOĞRAF: Avukat İrfan Çangatin



 

BİR CEVAP BIRAK

seven − seven =