ABD’nin Asya’ya eksen kaydırması

Ortadoğu’da, İsrail ile Filistin barış görüşmeleri sürerken, Filistin’de El Fetih ile Hamas’ın uzlaşır görünmesine de tepki önemlidir diyemeyiz. ABD’nin İran’la geride nasıl bir uzlaşımda ilerledikleri de gizemini koruyor.

ABD içinde, özellikle, Güney Eyaletleri’nde 2014 Senato seçimleri tartışmaları, Suriye Filistin ya da Rusya’nın Ukrayna’da ilerlemelerine göre önceliklidir. Obama’nın öncülüğünde gerçekleştirilen “Sağlık Sigortası” tartışmalarıyla, işsizlik oranında iyileşmedeki yavaşlık ve gelir bölüşümündeki eşitsizlikler konusundaki tartışmalar da eksiksiz sürüyor.
ABD içi ve dışındaki bu öncelikler ve odaklanma bugünlerde yeni bir yönlenme yaşıyor. Şöyle demek daha doğrusudur: ABD için, uzunca süredir tasarımı geliştirilen yeni bir eksen arayışı için, Başkan Obama, Asya’da dört ülkeyi ziyaret ediyor. Japonya, Güney Kore, Malezya ve Filipinler’de Obama’nın ya da ABD’nin işi nedir?

ABD’nin Ortadoğu ilişkilerinde olsun, Avrupa’yla, Rusya’yla, Afrika’yla, Latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerinde olsun, her durumda yaşanan ikili karşıtlıklar, Asya ekseninde yaşanmıyor. Neredeyse, ABD’nin ulusallıkta amaç ve ülkü birliği ettiği konu, Asya ekseninde ABD içi uzlaşım en yüksek düzeyde yaşanıyor. ABD içinden, cılız da olsa, Ukrayna’da ne işimiz var diye sorgulanma ve tartışma yaşanırken; Asya’da ne işimiz, neredeyse, hiç sorgulanmıyor. Uzun dönemde de Asya ekseni konusunda bir değişiklik beklememek gerekir diye düşünülüyor.

ABD’de, Asya deyince, öncelikle, dost ve bağlaşık Japonya ile uzlaşmaz konuma düşmemekte özen gösterilen Çin ilişkileri anlaşılıyor. Obama, dört ülkeyi gezerken Çin’i bu kez atlıyor. Tokyo, Seul, Kuala Lumpur ve Manila’dan ne bekleniyor? ABD, bu dört ülkeyle ilişkilerinde sorunsuzdur. ABD için diplomatik olsun, ticari olsun, bu dört ülkeyle günümüzde uyumluluk yüksek düzeyde seyrini koruyor. O zaman, neden bu dört ülke ya da neden Çin’e uğramayı atlıyor Obama?

ABD için Asya’da birincil amaç: Bu dört dost ülkenin ABD’yle ilişkilerinde sorun az ama birbirleriyle sorunlarını azaltıcı siyasetleri geliştirmektir. Ayrıca, Japonya düzeyinde birincilliği olan Çin’le ilişkilerde beklenmedik sorunlarla karşılaşmak önceliklidir. ABD dostu ülkelerin, ABD’den bağımsız, birbirleriyle yaşadıkları karşıtlıkların, uzun dönemde üstesinden gelinmesinde, ABD yaklaşımının, o dört ülkeye yeniden anlatılmasıyla ABD’nin o ülkeler arası anlaşmazlıklarda yan tutmadan, karşıtlığı tırmandırmadan birlikteliklerin geliştirilmesi öncelikli sayılıyor. Japonya’nın Çin’le süregiden, İkinci Dünya Savaşı’ndan ve öncesinden kalan, Asya’da egemen olma ya da güç gösterisinde; ABD Çin’le olurken Japonya’nın çıkarlarını nasıl uzlaştırmak gerekir konusuna önem veriyor. Benzeri biçimde, Japonya ile Güney Kore arasında, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan kalma tarihsel insani sorunları uzlaştırmaya da ayrıca önem veriliyor ABD’de.

ABD için bir sonrası da yeniden Çin ve Hindistan’da odaklanma ve yoğunlaşma olacaktır. ABD, önce daha kolay birliktelik sağlayabildikleriyle birlikteliklerini güçlendirmeyi yeğliyor. Çin de, Hindistan da, Japonya’dan daha bağımsızdır ABD ilişkilerinde. Ayrıca, Çin de, Hindistan da birbirlerinden bağımsız, ABD’yle ortak çıkarları konusunda, günümüzde değil ama, gelişmelerini duraklamaksızın sürdürdükleri sürece, daha önce çelişebilecek konumdadır. ABD, Çin’i de, Hindistan’ı da öteki Asya ülkelerinden yalıtarak birlikteliklerde da belirleyici olmayı amaçlıyor. Hindistan, altı haftalık büyük değişim getirecek bir seçim sürecinden, Obama’ya ya da ABD’ye eksen arayışları konusunda tepkisiz dururken; Çin, ABD’nin eksen arayışına karşı etkisiz de olsa tepki gösterdi.

ABD açısından, Kuzey’de Kanada ile Güney’de Meksika ile ilişkiler olumlu ve sorunsuz sürerken; Avrupa ile de enaz sorunlu bir evrededir. Ortadoğu’da, ABD yaptırımlarında varılan son noktalardan öteye zorlanacak yeni bir sorun ve odak görünmüyor. Dünya ticaretinin yüzde ellisinin üstünde bir yoğunluğa erişilmiş Asya’da eksen arayışına, günümüzden çok 21. Yüzyıl’ın sorunlarına önceden hazırlık gereğidir diye bakmak gerekir.

Çok açıktır ki, Obama’nın gezisiyle, tüm ilişkiler gelişirken, Asya ekseninde öngörülen tüm sorunlar çözülmüş olmayacaktır. Yine de, bu gezinin sıradan ve önemsiz olduğunu da düşünmek yanlış olur. Önemli olan, ABD’nin arayışlarına, Asya’dan tepkilerin, ABD’ye karşı olmakta ortak bir davranış göstermedikleridir. Ayrıca, Avrupa Birliği benzeri Asya Birliği diye bir arayış da yoktur. ABD için, Asya ekseninin, yarın, olası Cumhuriyetçi Başkanlar ve Meclisler döneminde de süreceği gerçeğini görmemiz ve bilmemiz gerekir.

________________

Salih Yurttaş, 26 Nisan 2014.
http://salihyurttas.blogspot.com/
http://faculty.cse.tamu.edu/yurttas/y99/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 × three =