Abdüllatif Şener: AKP, Filistin’i Yenikapı’da oya dönüştürmek istiyor

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması sonrası yaşanan gelişmeleri Evrensel’e değerlendirdi.

İsrail’in Gazze’ye saldırısı ve ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması sonrası yaşanan gelişmeleri Evrensel’e değerlendiren AKP’nin kurucuları arasında yer alan eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, ABD’nin adımıyla Kudüs’ün fiilin İsrail’in başkentine dönüştürüldsüğünü söyledi. Mecliste HDP ve CHP tarafından verilen İsrail’le anlaşmalar reddedilsin önergelerinin AKP veMHP tarafından reddedildiğini hatırlatan Şener, “Küdüs’ün dünyanın gözünde İsrail’in başkenti haline dönüşmesi sürecinin hazırlayıcılarından biri Erdoğan’dır. Ama Sayın Erdoğan ne yapıyorsa tersi görüntü oluşturmaya çalışıyor. Yani iç politikaya oynuyor. Filistin büyükelçiliğini Kudüs’te açabiliyor musunuz? İsrail anlaşmaların iptal edebiliyor musunuz? Kendi yaptığınız Mavi Marmara anlaşmasını iptal eedebiliyor musunuz?” diye sordu. Yenikapı’da yarın miting yapılacağını hatırlatan Şener, AKP’nin yaşananları oya dönüşltürmek istendiğini belirtti.

‘KUDÜS FİİLEN DE İSRAİL’İN BAŞKENTİNE DÖNÜŞTÜ’

Şener, yaşanan gelişmeleri besleyen şeylerin 2011’e dayandığını söyleyerek, “İsrail’in 80’lerde dünyada tartışılan ve basına yansıyan stratejilerinin özünde bu vardır.  Bu stratejilere uygun olarak Büyük Ortadoğu Projesi hazırlanmıştır. Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi diye geniş ismiyle söylenen proje budur. 2004 yılında ABD’nin Siyland kasabasında yapılan G8 toplantısında ilk kez, resmen Büyük Ortadoğu Projesi ilan edilmiştir. Türkiye de İtalya ile beraber projenin demokrasi eş başkanı olarak dünyaya duyurulmuştur. Ve Türkiye de rol model olarak ve daha sonra Arap Baharı başladıktan sonra aktif olarak bu projenin bir ayağı olarak araziye girmiştir” dedi.

Şener devamında şu noktalara dişkkat çekti: “Türkiye derken özellikle iktidarın izlemiş olduğu, sayın Başbakan Erdoğan’ın o dönemde Davutoğlu ile uygulamış olduğu politikalar doğrudan doğruya İsrail stratejilerine uygun bir zemin hazırlamıştır. Ve o dönemde ben yaptığım konuşmada 2012 Ağustosunda yaptığım konuşmada Arap Baharından bir sene sonraydı. Bu gidişin sonunda İsrail’in genişlemesine yol açacağını, somut olarak da İsrail’in ilk yapacağı işin Kudüs’ü bölünmeksizin bir bütün olarak İsrail’in başkenti haline dönüştürmek olduğunu söylemiştim. Amerika Birleşik Devletleri’nin oraya büyükelçilik taşımaması demek referans olacaktır bu durum. İlerde bazı ülkeler de büyükelçiliklerini Kudüs’e taşıyacaklardır. Kudüs’ün artık filen de İsrail’in başkenti haline dönüşeceği anlamına gelecektir.

‘SÜRECİN HAZIRLAYICILARINDAN BİRİ ERDOĞAN’DIR’

Küdüs’ün dünyanın gözünde İsrail’in başkenti haline dönüşmesi sürecinin hazırlayıcılarından birinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söyleyen Şener şunları söyledi: “Özellikle başbakanlığı döneminde Davutoğlu ile birlikte yürüttüğü politikalar bu noktaya gelmiştir. Burada iki önemli hadise var, iktidar ve sayın Erdoğan kızıyor. İsrail’e bağırıyor. Ama bağırmaya hakkı yok çünkü işi bu noktaya getiren, İsrail’in bu sonucu almasına en büyük katkıyı sağlayanlardan birisi kendisidir. Ayrıca vaktiyle biliyorsunuz başbakanken İsrail’e gitti. Kudüs’te Ariel Şaron’la görüştü. Ariel Şaron ki Lübnan işgali sırasında, Lübnan’daki Sabra ve Şatilla Filistin kamplarında yaşanan büyük katliamın, hala dillerde, hafızalardaki o büyük katliamın mimarlarından biridir. Ve bu Ariel Şaron’la yapılan görüşmede Şaron, Erdoğan’ı karşılarken “Yahudi milletinin başkenti ve İsrail’in başkenti Kudüs’e hoş geldiniz” diye tokalaşmıştır. Bu cümleleri yüzüne karşı ifade etmiştir. Ve o gün Sayın Erdoğan başbakan olarak “ Hayır Kudüs İsrail’in başkenti değildir dememiştir. Ve üstelik de ziyareti Tel Aviv’e yapacağı yerde Kudüs’te, İsrail’in başkent diye takdim ettiği Kudüs’te yapmış olması da ilginçtir. Ama ikinci önemli bir hadise var, Türkiye İsrail ilişkileri içersinde kamuoyu “One munite” falanla yanıltmaya çalışırken İsrail’le ilişkiler sürekli güçlendirilmiş, derinleştirilmiştir. Ticaret artırılmış, İsrail politikalarına en büyük desteği sağlamıştır”

‘MAVİ MARMARA ANLAŞMASI İSRAL’İ KURTARDI’

Mavi Marmara’ya özel bir başlık açan Şener, “Bu Mavi Marmara Gazze’ye yardım götürüyordu. Çünkü İsrail Gazze’yi abluka altına almış. Gazze’ye hiçbir ulusun, hiçbir yardım kuruluşunun doğrudan yardım ulaştırma hakkı yoktu. Türkiye Mavi Marmara gemisiyle bir sivil inisiyatifle ama hükümetin de Tayyip Erdoğan’ın da desteğiyle Gazze’ye gitti. Doğrudan yardım yapmak üzere gitti. İsrail ise “Hayır doğrudan Gazze’ye hiç kimse bir şey veremez, orası abluka altındadır” dedi. Mavi Marmara gemisini bastı. Ve çok sayıda vatandaşımızın ölümüne yol açtı. Sonra aradaki gerginlik İsrail tezlerine uygun olarak Türkiye tarafından benimsendi ve çözüldü. Anlaşma yapıldı. Yapılan bu anlaşmanın bütün maddeleri İsrail tezlerini içermektedir. İsrail ne istediyse Sayın Erdoğan onaylamıştır. Bir kere İsrail’i yaptığı bu katliamdan dolayı uluslararası mahkemelerden de yerel mahkemelerden de kurtarmıştır. İsrail açısından bu son derece önemliydi. İkincisi İsrail’in Gazze’yi abluka altında tutmasını meşrulaştırmıştır bu anlaşma. Bunu kabullenmiştir. Nitekim bu anlaşmadan sonra Gazze’ye yardım gönderiyoruz diye kamuoyu yanıltacak şekilde tek yanlı bir şeyle bir gemi göndermişlerdir. Ama o gemi talimata uygun olarak İsrail tezine hizmet etmiştir. Çünkü yardımı Mavi Marmara’nın denediği gibi doğrudan Gazzelilere ulaştırmak yerine götürmüştür. “Bütün bunlar İsrail’i besleyen uluslararası alanda güçlendiren ve de Kudüs’ü yutmasına yol açabilecek gelişmelerin ana taşlarıdır. Bu ana taşların içersinde Erdoğan’ın rolü asla ihmal edilecek bir noktadadır” ifadelerini kullandı.

‘ERDOĞAN NE YAPARSA TERSİNİ SÖYLÜYOR’

Şener şunları söyledi: “Evet, Sayın Erdoğan ne yapıyorsa tersi görüntü oluşturmaya çalışıyor. Yani iç politikaya oynuyor. Bütün dış politika konularında içeriye oynuyor. Oy almak, kamuoyunu yönlendirmek asıl stratejisidir. Bunu yine yapmaya çalışıyor. Hani siz Kudüs’ü kurtarmıştınız. Yani daha bir sene olmadı. 6 ay önceydi. Birleşmiş Milletler’de (BM) bir karar çıkmıştı. BM 6 ay önce Kudüs’le ilgili benzer 50 civarında karar almıştı. Bunun bir değeri yoktu ki. Ama kamuoyunda öyle bir ateşlediler ki, ooo Kudüs’ü sanki kurtardılar. Filistin’e teslim ettiler, gibi reklam ettiler. Yok öyle bir şey ama o ortamda biz bunları söyleyemedik çünkü onun elindeki medya gürültüsü bizim elimizde yok. Bir yere söylüyorsun boğuyor.”

‘FİLİSTİN BÜYÜKELÇİLİĞİNİ KUDÜS’TE AÇ’

“Mavi Marmara sonrasından yapılan Türkiye İsrail anlaşmasının iptali için muhalefet partilerinin Meclise vermiş oldukları önerge haklı bir önergedir. Yani İsrail’e “Aman sizi kınıyorum, bu yaptığınız doğru değildir, geçici olarak büyükelçiliği çekiyorum” diyerek halledilecek, çözülecek bir konu değildir” diyen Şener, “Niye kandırdınız? Niye kamuoyunu yanıltınız? Filistin büyükelçiliğini Kudüs’te açabiliyor musunuz? Birincisi aç Filistin büyükelçiliğini Kudüs’te. İkincisi İsrail anlaşmaların iptal et. Özellikle kendi yaptığın Mavi Marmara anlaşmasını iptal et. Üçüncüsü de Suriye’deki olaylar nedeniyle İsrail’e karşı direniş hattını -Suriye Hizbullah eksenini- desteklediğini deklere et ve politikalarını ona göre yeniden gözden geçir. Bu üç şeyi yapmadığı takdirde yapıyor göründüğü her şey sadece ve sadece kamuoyunu yanıltmak, aldatmak ve iç politikaya oynamak demektir” ifadelerini kullandı.

‘AKP OYA DÖNÜŞTÜRMEYE ÇALIŞIYOR’

Yenikapı mitingiyle yaşananların oya dönüştürülmek istendiğini belirten Şener, “Medya gücüyle bunu yönetmeye çalışıyor. Zaten mayıs ayında ABD elçiliğinin taşınacağı önceden ilan edilmişti. İslam işbirliği teşkilatı tam o zaman bir toplantı gerçekleştirdi. O zamandan bu zamana hiçbir adım atılmadı. Evet. İlan edildi zaten aylar öncesinden. Ne zaman Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınacağı ilan edildi buna rağmen Türkiye ciddi bir önlem almadı” ifadelerini kullandı. Meltem AKYOL / Nazife YAŞAR – EVRENSEL İstanbul

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

17 + 5 =