‘AB’nin Kıbrıs ısrarı AKP’yi düşürebilir’

‘AB’nin Kıbrıs ısrarı AKP’yi düşürebilir’

0
PAYLAŞ

FT, Türkiye AB ilişkilerinde gelinen noktanın zor olduğunu vurgulayarak AB’nin Kıbrıs ısrarını sürdürmesi durumunda olası senaryoyu şöyle aktardı: 


“AB’nin iyi niyetli olmadığı inancı, Türkiye’de sağ kanadı giderek cesaretlendiriyor. Kıbrıs konusunda ısrar etmek, Türkiye’nin üyeliğine Almanya, Fransa ve Avusturya’nın muhalefetinin arttğı bir dönemde, Ankara için kötü sürprizler doğurabilir. Taviz vermesi durumunda ise, Tayyip Erdoğan hükümeti ordu ile karşı karşıya gelecek ve düşecektir. Üstelik tüm bunlar, Ankara ile Washington’ın, Irak konusunda ve Türkiye’nin Suriye ve İran ile pragmatik ilişkileri nedeniyle zıtlaştığı bir döneme rastlıyor.”


“SİYASİ FIRSATÇILIK”


FT, Türkiye’nin Kıbrıs’ı tanımadığını deklarasyonuyla Ek Protokolü imzalamasını doğru bularak, Fransa hükümetinin Rum tezlerine destek çıkmasını ‘siyasi fırsatçılık’ olarak yorumladı.


Fransa Başbakanı Dominique de Villepin’in, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadan, üyelik müzakerelerine başlayamayacağı yönündeki açıklamasını mercek altına alan gazete, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın da, bu görüşü paylaştığı yolundaki haberler karşısında sessiz kaldığını yazdı.


Türkiye ile müzakerelere 3 Ekim’de başlama kararının, tüm üye ülkeler tarafından onaylanması gerektiğine dikkat çeken FT, Fransa’nın sürecin önünü tıkama olasılığı bulunduğunu belirtti.


Haberde Chirac’ın daha önce, AB’nin Türkiye ile müzakerelere başlama sözünü tutması gerektiğini vurgulansa da, ancak üyelik konusunda son kararın Fransız seçmenin vereceği aktarıldı.


Fransa Başbakanı Dominique de Villepin’i “siyasi fırsatçılık” ile suçlayan FT, başbakanın konuyu iç politikada malzeme olarak kullanarak cumhurbaşkanlığı koltuğuna oynadığını öne sürdü.


TÜRKİYE’NİN HAKLILIĞI


Türkiye’nin Gümrük Birliği anlaşmasını yeni üyeleri de kapsayacak şekilde genişletirken, bunun Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıma anlamına gelmediğini açıklamasına da destek veren FT, Türkiye’nin tezlerini şöyle savundu;


“Bu mantıklı bir pozisyon. Birincisi, Avrupa Birliği’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerine 3 Ekim’de başlama kararı aldığı Aralık zirvesinde, tüm üyeler tarafından benimsenen bir pozisyon bu. İkincisi, geçen yıl BM çözüm planını Kıbrıslı Rumlar reddederken, Ankara, Kıbrıslı Türkleri bunu kabul etmeye ikna etti. Üçüncüsü Ankara, AB’nin yükümlülüklerini yerine getirmesini beklemekte son derece haklıdır. Bu nedenle, tam da müzakeler başlamak üzereyken, taşların yerinden oynatılmaması gerekir.”


“SORUNUN KÖKENİNDE AB VAR”


FT Kıbrıs sorununun geldiği noktada AB’yi sorumlu tutarak “AB, BM’nin çözüm çabalarının sonucunu beklemeden Kıbrıslı Rumları üyeliğe kabul etmekle büyük hata yaptı” diye yazdı.


Gazete yorumunu şöyle sürdürdü:


“Üstelik bu süreçte Tayyip Erdoğan hükümeti, Türkiye’nin güçlü ordusunun, Kıbrıslı Türklerin uzlaşmaz tutumuna destek vermesini engellemek için tüm gücünü kullandı. AB, Rumların inadına boyun eğerek, sorunun çözümü konusunda tarihi bir fırsatı tepti…”


 


 

BİR CEVAP BIRAK

1 + three =