Acelesi olan yolcu acil kapısını açarsa!

Hesaplı bilet fiyatları ile yolcuları çeken Lion Havayolu’nun 2013 yılında başına gelenler pişmiş tavuğun bile başına gelmemişti.

Geçenlerde Manado-Jakarta uçuşuna hazırlanan uçakta bir yolcu âniden uçağın acil çıkış kapısını açtı. Dananın kuyruğu orada koptu ve ardı ardına yaşanan olaylar o andan itibaren çığrından çıktı; ortalığı bir panik havası aldı ki sormayın gitsin. Aslında acil kapısı kimseye belli edilmeksizin kapatılsa, olaylar belki bu kadar büyümeyecekti. Ancak öyle olamadı. Kalkışa hazırlanan uçakta acil kapısının açıldığını gören yolcuların paniği Kontrol Kulesi’nden duyuldu, herkes ayaklandı. Müdahale kaçınılmaz görülüyordu, uçağın hiçbir sorunu olmadığı hâlde, perona geri çağrılan kaptan pilot geri vitese takıp döndü, uçuş ertelendi. Polisler, özel tim, itfaiye, ambulans, hasılı ne ararsanız hepsi uçak başına üşüştü. Sonra, asayiş berkemâl oldu.

Lion Havayolları adına açıklama yapan basın sözcüsü, uçuşun toplam 4 saat geciktiğini ve sonuçta uçakta bulunan 190 yolcunun başka bir uçağa aktarılarak evlerine sağ salim teslim edildiğini bildirdi.

Uçağın acil kapısının neden açıldığına gelince, işte bu muamma da çözülecekti. Zira yalnızca yolcunun işgüzarlığından başka bir şey değildi. Yolcu, pişkin pişkin “Uçağın içi yeterince soğuk değildi, galiba klimalar da bozuktu, bütün amacım uçağı biraz havalandırmak, serinletmekti” diyerek adeta zeytinyağı gibi su üstüne çıkıverdi.

Havayolu yetkilileri uçak klimalarının bozuk olduğunu kabul etmedi. “Klimalar çalışıyordu, ancak hava çok sıcaktı ve uçak tam hareket etmediği için motorlar tam kapasite çalışmaya başlamadığından klimalar yüzde yüz etkili olamamıştı ” dedi. Onlara bakılırsa, yolcu veya yolcular böyle durumlarda azıcık sabretmeli, uçağın havalanmasını beklemeliydi, zira yukarıda havalar serindi, klima sistemi de iyi çalışacak hatta üşüyenler bile çıkacaktı.

Bu basit olay Lion Havayolu’na epey pahalıya mal oldu.. Kazalar yönünde sabıkası çok olan havayolu iyice mahcup olmuştu, havalanmak yerine bir yerin dibine girmediği kalmıştı. Kolay değil son 8 ay içinde bu kaçıncı vukuatlarıydı. 2013 yılının hemen başında pilotlarının kokpitte uyuşturucu bulundurmaları iddiları ile basında yerini almış, olayın doğrulanması üzerine pilotlara tazminatlarını ödeyip işten atmışlardı.

Hemen ardından Mart ayında 191 yolcu taşıyan uçakları Makassar Havalanı’na iniş yaptıktan hemen sonra tekeri patlamış, olası bir büyük kaza ucuza atlatılmıştı. Sonra Nisan ayında bir uçakları Bali’ye ineceği sıra deniz kıyısına yumuşak bir iniş yapmıştı. Can kaybı olmayan bu olaylı inişte 101 yolcu ve kabin ekibinden 52’si ufak tefek yaralanmalar sonucu ayakta tedavi ile durumu kurtarmışlardı. Bununla birlikte havayolu yolcularına hatırı sayılır bir tazminat ödeyerek hatasını telafi etmeye çalışmıştı. Uçağın indiği yerden kalkdırılması için çalışmalar aylar sürerken epey de masraf edilmiş olmalıydı.

Durun, durun daha bitmedi: Bu şansız ama aslında can kaybı olmayan kazalarıyla bir bakıma şanslı sayılabilecek havayolu şirketi Ağustos ayının başında yine planlanan bir uçuşu gerçekleştirmeye ramak kalmışken kalkamadı. Bu sefer suçlu bir inekti! Uçağın arka tekerleği tam kalkmak üzereyken oraya otlamaya gelmiş bir ineğe çarpmıştı. Bu çarpma esnasında panik yaşayan iki yolcu uçaktan atlamışlar, bacakları kırılmıştı. Bir sürü hastane masrafı da oradan yazıldı şirket muhasebesine…

Ne var ki, son vâkada, Endonezye Ulusal Ulaşım Güvenlik Komitesi’nden gelen açıklama ile yüzleri birazcık güldü, en azından bu sefer temize çıktılar. Komite, “Olay tamamen yolcu hatasıdır. Çünkü yolcu güvenlik önlemlerine uymayıp pervâsızca acil kapısını açmıştır” dedi. Bu açıklamaya rağmen şirketin yolcu başına gecikme tazminatı ödemesi zorunluydu. Kesenin ağzını açtılar. Böylece, bu yıl havayolu şirketinin kazandığı paralar burunlarından gelmişti nerdeyse…

Kendi kazaları dahil olmak üzere ödenmiş tazminatlar düşünülünce, bunlar arasında en gereksizi elbette şu pervasız yolcunun başının altından çıkmış olmalıydı. Bu olayı duyan havayolu şirketleri, bundan sonra bilet satarken yolcuya bir zeka testi uygulamaya başlarlarsa hiç şaşırmamak gerek.

“Bana yolcunu ya da bana havayolunu söyle sana uçuşun âkibetini söyleyeyim” diyeceğimiz günlere geldik galiba…

_________________

gjtozkoparan@gmail.com
9 Ekim 2013

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.