“Adada anlaşma Türkiye ile sağlanır”

Güney Kıbrıs’ın ekonomik sorunlarla boğuştuğunu anımsatan Klerides, “bizim için öncelikli olan iç sorunlarımızdır” dedi.

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, 2008’de dünyada etkili olmaya başlayan ekonomik krizi fark etmediğini ve “bize gelmez” diyerek oralı olmadığını kaydeden Klerides, bugün yaşanan olumsuzluklarda Hristofyas’ın etkisinin olduğunu ifade etti.

Kıbrıs sorununun çözümü için Türkiye’nin de masada olması gerektiğini savunan Klerides, “Türkiye’yi masada istememizin sebebi Türkiye’nin bu konuda önemli rolü olmasıdır. Kıbrıs’ın Kuzey kısmını işgal eden bir yer olarak görüyoruz. Adada bir anlaşma olması için Türkiye ile bir anlaşma olması gerekir” dedi.

Kıbrıs Türkü ve Rum’unun çok uzun yıllar ayrı kalmasından dolayı bir araya getirmenin zor olacağını dile getiren Klerides, zorlamanın doğru olmayacağını kaydetti. “Yavaş yavaş bir araya gelmelerini sağlamak gerek” ifadesini kullanan Klerides, bu noktada AB prensiplerinin yol gösterici olabileceğini söyledi.

Kety Klerides Hristofyas’ın yanlışlarından birinin diğer partilerin görüşlerini almaması olduğunu dile getirdi. “Diğer partilere sormadı, görüşmedi, görüşmelerden sonra açıklama yapmadı. Ne görüşüldüğünden partilerinde, halkın da bilgisi olmadı. Gelen teklifleri de açıklamadı. Örneğin dönüşümlü başkanlık ve çapraz oylama konusu. Rumların çoğunluğuna göre bu teklifler kabul edilebilir değil. Bunları halka açıklaması gerekirdi. Hangi gerekçeyle bu kararı alıyor, bir görüş alışverişi yapması gerekirdi, yapmadı” diyen Klerides Anastasiadis’in aynı hatayı yapmayacağını savundu.

DİSİ Başkan Yardımcısı, Rum eski lideri Glafkos Kleridis’in kızı Keti Klerides Star Kıbrıs’a konuştu.

Güney Kıbrıs’ta 17 Şubat’ta yapılacak olan Başkanlık seçimleri öncesi en güçlü aday olan DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs sorunu konusundaki görüşlerini ve ülkelerindeki ekonomik durumu değerlendiren Klerides çarpıcı açıklamalarda bulundu.

– Önümüzdeki seçimlerin en güçlü adayı Anastasiadis. Anastasiadis’in seçilmesiyle Kıbrıs müzakerelerinde ray değişikliğine gidilecek mi?

– Anastasiadis yürütülen görüşmelerin çok verimli olmadığını söylemektedir. Bu noktada yöntemin daha geniş olmasını, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye’nin de masada olmasını istemektedir. AB ve Türkiye’nin masada olmasının daha verimli olacağı görüşünde. Buradaki niyet Kıbrıslı Türklerin değerini düşürmek değil. Kıbrıs sorununun sadece iki halkın problemi olduğunu düşünmek yanlış.

– Sayın Anastasiadis AB’yi de masada görmek istediğini söylemişti. AB’nin müzakereler üzerinde yaptırımı olamayacağına göre AB’yi istemenizin sebebi nedir?

– Benim düşüncem AB’nin bu sürece katkı koyabileceği. Kıbrıs AB üyesi ancak şimdi sadece Kıbrıslı Rumlar AB vatandaşı. Biz çözüm bulursak adanın tümü üye olacak. İkincisi Türkiye’nin AB’ye katılım konusu var. AB’ye üye olmak için başvurdu ama Kıbrıs sorunu katılım sürecini etkiliyor. AB kurallarının Kıbrıs sorununun çözümüne uygulanmasının çözüme katkı koyacağını düşünüyorum. Dolayısıyla tüm bu taraflar bu toplantıda olmalı. Açık söylemek gerekirse çok taraflı bir toplantıdan bahsediyoruz. Yunanistan, Türkiye ve AB’de masada olmalı.

– Çoklu konferans 2. Greentree zirvesinden sonra ortaya konan bir öneriydi. Birtakım şartları vardı. Ne var ki Rum tarafı bu teklife hop oturdu, hop kalktı. Ancak Sayın Anastasiadis’in geçen günkü bir mülakatında Çoklu konferans demedi ancak Türkiye’nin de masada olmasını istediğini söyledi. AKEL politikalarından farklı olarak Türkiye’yi masada istemenizin sebebi nedir?

– Türkiye’yi masada istememizin sebebi Türkiye’nin bu konuda (Kıbrıs sorunu konusunda) önemli rolü olmasıdır. Kıbrıs’ın Kuzey kısmını işgal eden bir yer olarak görüyoruz. Adada bir anlaşma olması için Türkiye ile bir anlaşma olması gerekir.

– Anastasiadis “Seçilirsem görüşmeci olmayacağım” demişti. Bu sözü geçerli mi?

– Onu oturup bekleyelim. Bakalım nasıl gelişmeler olacak. BM’nin tavrı ne olacak göreceğiz. Bu daha önce söylenmiş bir sözdür. Konu herkesle konuşulduktan sonra bir karara bağlanacaktır. Bunu zaman gösterecek.

– Güney Kıbrıs doğalgaz konusunda Amerikan Nobel şirketiyle ve İsrail’le anlaştı. Şimdilerde İtalyan ENI şirketi ile ikinci tur ruhsatlandırma çerçevesinde görüşmeler yapıyor ama Türklerin adı geçmiyor. Hristofyas “Kıbrıslı Türkler paylarını anlaşmadan sonra alacaklar” dedi. Kıbrıs sorunun çözülmesi zor görünüyorken doğalgaz iki toplumun temelli bölünmesine hizmet etmez mi?

– Adada doğalgazın olması pozitif faktördür. Şimdi Güney’de ve tüm AB’de ekonomik kriz var. Kıbrıs konusunu çözebilirsek hepimiz doğalgazdan pay alabiliriz. Bu yüzden doğalgazın çözüme faydası olacağını düşünüyorum. Şu anda bölüşecek hiçbir şey yok. Ayrıca çözüm olmadan nasıl bir bölüşüm olacağı konusunda fikrim yok, şüphelerim var.
Soru: Doğalgazın Avrupa’ya naklinin en akılcı yolu Türkiye üzerinden gitmesi ancak Rumlar bunun yenine sıkıştırma tesisi kurmayı düşünüyor. Maliyeti 3 katına çıkaracak bu tesis ekonomik akla pek uygun değil. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Partinizin doğalgaz politikası olacak mı?

Sanırım itimat etmek çok önemli bir konu. Şu anda Türkiye’ye pek itimadımız yok. Bu itimat tesis edilirse bu (Türkiye üzerinden taşınma) olabilir. Çözüm olursa ve itimat tesis edilirse doğalgazın Türkiye yoluyla taşınması olasılıklardan biri.

“DOĞALGAZ EKİBİMİZ VAR”

Partimizin doğalgaz politikası var. Ekibimiz var bu konuda. Derinlemesine bildiğim bir konu değil. Eğer isterseniz sizi bu konuyu çok iyi bilen kişilerle görüştürebilirim.
Soru: Bugün Kıbrıs Rum’unun müzakereler konusundaki tavrı geçmişe nazaran nasıldır? Şimdi referandum yapılsa 2004’deki sonuç çıkar mı?

Kıbrıslı Rumların referandumdaki oyunun ne olacağı çözümle ilgili yönteminize bağlı. Korkularını ve ürkekliklerini tatmin edecek bir yöntem ise olumlu bir sonuç alınabilir. Sayın Anastasiadis bu konuda, “seçilirsem tüm partileri işin içine karıştıracağım ve bizimle görüşecekler” diyor. Tüm partilerin katılımını sağlayacak bir politika tespit edecek. Referandum yoluyla bir çözüm elde etmek istiyorsak nasıl bir çözüm istediğimize dair görüş birliğine varmamız gerekiyor.

“HRİSTOFYAS DİĞER PARTİLERİN GÖRÜŞLERİNİ ALMADI”

Hristofyas’ın yanlışlarından biri de diğer partilerin görüşlerini almamasıydı. Diğer partilere sormadı, görüşmedi, görüşmelerden sonra açıklama yapmadı. Ne görüşüldüğünden partilerinde, halkın da bilgisi olmadı. Üzerinde konuşulan, mutabık kalınan noktaları da açıklamadı. Örneğin dönüşümlü başkanlık ve çapraz oylama konusu. Rumların çoğunluğuna göre bu teklifler kabul edilebilir değil. Bunları halka açıklaması gerekirdi. Hangi gerekçeyle bu kararı alıyor, bir görüş alışverişi yapması gerekirdi, yapmadı. Anastasiadis aynı hatayı yapmayacak. Kıbrıslı Rumların fikrini alacak. Herkesle konuşarak, konsensüs sağlayarak görüşmeleri götürecek.

– Mari’deki patlama ve ekonomik kriz göz önüne alındığında Hristofyas’ın şanssız bir lider olduğunu düşünüyor musunuz?

– Kaba olmak istemiyorum. (Gülüyor) Çok şanssız olduğunu düşünmüyorum. Her iki konu da daha iyi ele alınabilirdi. Konuları yanlış ele aldı. Ekonomik kriz AB ve Amerika’da 2008’de başladı. Kıbrıs’ta insanlar bunu konuşmaya başlayınca Hristofyas, “bize kriz gelmeyecek” dedi. Ve kriz en kötü zamanda geldi. Hazırlıksız olduğumuz için hiç tedbir alamadık.

– Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun müzakerelerdeki tavrını nasıl buluyorsunuz? Sayın Eroğlu’yla ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı karşılaştıracak olsanız, Sayın Anastasiadis’le en fazla görüş birliği içinde olan lider hangisi olurdu?

– Sayın Eroğlu iki devletli çözüme inandığını söylüyor. Sayın Talat ise iki toplumlu, iki bölgeli federasyonu tercih ettiğini söyledi. Herhangi bir Kıbrıslı Rum müzakereci, federal bir çözüme inanan biriyle görüşmeyi tercih eder. Biz federal çözüme inanıyoruz. Bu açıdan bakarsak Sayın Talat Anastasiadis’e daha yakındı. Kişisel olarak bir şey söyleyemem.
Soru: Babanız Glafkos Klerides Kıbrıs sorununun çözümü konusunda umutlu mu?

Babam Anastasiadis’in seçilecek görünmesinden dolayı şimdi çok mutlu. Kendisini en mutlu edecek şeyde Kıbrıs sorununun çözüldüğünü görmek olacaktır.
Soru: Siz ümitli misiniz? “Babam o kadar uğraştı, yarım asırdır bir sonuç alamadık” deyip ümitsizliğe kapıldığınız olmuyor mu?
(Gülüyor)Ümitlerimi yitirmek istemiyorum. İnanıyorum ki insanlar en sonunda hem kendileri, hem de Kıbrıs için çözüme gitmenin en iyisi olduğunu anlayacaklar. İnşallah…(Bunu Türkçe söylüyor.)

– İki toplum arasındaki en güzel anlaşma şekli?

– Federal çözüm arıyoruz, ona ihtiyaç duyuyoruz. Hükümetin kuvvetli olmasını istiyoruz. Çok uzun yıllar ayrı kaldığımız için iki toplumu bir araya getirmek zor olacak. O açıdan zorlamak doğru değil. Yavaş yavaş bir araya gelmelerini sağlamak gerek. Bu noktada AB prensipleri yol gösterici olabilir. Merkezi güçlü bir yapı değil, merkezden güçleri dağıtmak daha başarılı olacak. AB prensipleri de zaten bunu söylüyor.

“ANASTASİADİS’İN ÖNCELİĞİ İÇ SORUNLAR OLACAK”

– Anastasiadis başkan seçildiği takdirde görüşmeler kaldığı yerden mi devam edecek?

– Kaldığı yerden devam etmeyecek. Sayın Anastasiadis yeni teklifte bulunacak. Mevcut yapılanlarla bir yere varılmaz. Böyle giderse daha yıllarca sürer gider. Yeni teklifler ortaya koyacak. AB kuralları çerçevesinde, AB, Yunanistan ve Türkiye’nin de masada olacağı bir toplantı istiyor. Bu düşünce hangi tarafın esnek olduğunu ortaya koymak açısından çok önemli. Onun yanında Sayın Anastasiadis Kıbrıs sorunundan daha fazla iç sorunlara önem verecek. Şu anda halkın sorunları öncelik taşıyor.
Soru: Seçime sayılı günler kaldı. Güney’de seçim coşkusu var mı?

Ekonomi o kadar kötü ki, sokaktaki insan seçimi düşünecek durumda değil. Dolayısıyla kişilerde heyecan yok. Politikacılardan nefret ediyorlar diyebilirim. Bu konuda da çok kibar değiller.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.