Adam olmak

Kendini yeterince geliştirememiş insanın başlıca kaygısı başkalarında yetkin insan izlenimi yaratabilmek için davranışlar edinmektir. Beni de yabana atmayın, ben de az insan değilim demek ister o. Kimseyi yabana atmayız, her insanın değerlidir gerçeğini baştan benimsemişiz. Ancak şunu da gözden kaçırılmayalım: kendini oya gibi işlemiş adamla kavun karpuz gibi yata yata büyümüş adamı aynı kefeye koyamayız. Bu tür kişilerin üstünlük numaraları iyiden iyiye sinir bozucudur. Hele adam kendini belirsiz bir rüzgara verip kanatlı kuş gibi uçup kimselerin kolay kolay ulaşamayacağı bir dala konuverdiyse. Yerinde gözümüz yoktur ama o olduğunu sanır. Onu kıskanmamız gerekir, onu kıskanmıyorsak bizde bir eksiklik olmalıdır. Kendimizi ne sanıyoruz!

Ortam yoğun tembelliklerin ve eşsiz görgüsüzlüklerin ürünü olan bu sözde görgülü bilgili saygın insanlarla doludur. Bunların tümü değilse de büyük bir bölümü ağzından bal akıtır. Sözlerinin bir gerçeği karşılayıp karşılamadığını sorun etmeden onları bir kulağınızla dinlerseniz hoşça vakit geçirebilirsiniz. Bırakın adam ezberlediklerini kendi görüşleri olarak ballandıra ballandıra anlatsın. Ara sıra şaşar gibi yapın. Vay canına, demek öyle ha! Çok da yüreklendirmeyin, yakanıza yapıştı mı bırakmaz. Kendisini ciddiye aldığınız gibi bir izlenime kapılırsa sizi yönetmeye eğitmeye yola getirmeye de kalkabilir. Bu gibi insanlar hastalık düzeyinde kıskançtırlar, ne kadar dost ne kadar arkadaş görünseler de sizin en küçük bir başarınız karşısında tedirgin olurlar. Kıskanç ruhun tedirginliği tehlikelidir, her an onu kuyu kazmak gibi bir tutum almaya yöneltebilir. Genelde o her zaman överek küçük düşürmek ya da yüceltirken aşağılamak yöntemini kullanır. Birilerine sizi över durur, söz gelir sonunda koca bir “ama”ya dayanıverir. İyisinizdir hassınızdır ama bir takım kötü huylarınız vardır ki onlar sizin değerinizi düşürmektedir.

Kendinizi iyi kötü başarılı buluyorsanız, boyunuzdan büyük hevesleriniz yoksa, ben bu koşullarda toplumum için ancak bunları yapabildim, ancak bunlar elimden geldi, daha çoğunu başkaları yapsın daha yetkin kimseler yapsın deme rahatlığındaysanız birilerini kıskanmak diye bir sorununuz olamaz. Kıskanmak bir yana, güzel işler yapan kimseleri hiç tedirginlik duymadan candan gönülden alkışlarsınız. En büyük alkışı da sizi mesleğinizde sollayıp geçen insanlara tutarsınız. İnsan yaşamı bir ortaklaşma düzenidir. Benim beceremediğimi siz becerebildiyseniz ne mutlu bana. Bu meslekte adım adınızla anılacaksa daha ne isterim! Hele benim yetişmesine azçok emek verdiğim kimselerdenseniz.

Bize düşen elimizden geldiğince başkalarına yardımcı olmaktır, onları desteklemektir yüreklendirmektir. Genç insanlar en küçük bir becerilerinin bile övgüyle karşılanmasını beklerler. Bize düşen onları hem kırmadan eleştirmektir hem de şevke getirmektir. Biz çok zaman bu yumuşaklığı gösteremeyiz. Eline sağlık, ne güzel olmuş, üstünde biraz daha çalışırsan daha güzel olacak, şu şu noktalara biraz daha kafa yormalısın dediğinizde genç insan kendine güvenmeye başlar. Bir takım zavallılar vardır, yaşça ya da bilgice biraz daha üstün olmalarını gençlere ağır ödetirler. Sen felsefeyi beceremiyorsun, bu işten erkenden vazgeçsen iyi olur. Bu şiirler senin şair olamayacağını söylüyor, sen en iyisi şiiri bırak bir başka alanda yazmaya bak. Sen bu roman yazma işini unut kardeşim. Bu tür öğütlerin insanları yapmak istedikleri işten daha başlangıçta soğutacağı kesindir. Salak adam, sana ne, bırak yazsın, bir süre sonra kendini geliştiremezse zaten kalemi kağıdı çöpe atıp gidecektir. Sen kimsin ki birilerinin geleceğiyle ilgili kararlar verebiliyorsun. Bakarsınız salaktan da salak bir adam falanca kişinin asla adam olamayacağını biliyor ve daha öteye gidip durumu ilgililere bildiriveriyor. Canım benim, şeytanlar öpsün seni.

İnsandan umut kesilmez. Tamam artık bitti dersiniz, bu deli bundan sonra taş çatlasa adam olamaz dersiniz, zaman sizi haksız çıkarıverir. Sizin adam olmakta güçlük çektiğiniz süreçlerde bir de bakarsınız ki herif almış başını gidiyor. Adam olduğunu ya da adam olma yolunda olduğunu sanan birçok insan gördük, bunların büyük bir bölümü pek kötü çuvalladı. Çuvalladıkları zaman da birileriyle insana yakışmayacak karanlık ilişkiler kurabildiler. Adam olmanın yolu insan yüreği taşımaktan geçer. Bu da başkalarına ya da bütün bir insanlığa adanmayı zorunlu kılar. İnsanlaşma yolunda alın teri dökmek gerekir. Kendi çıkarlarımızı sağladığımız zaman adam olmuş olmuyoruz. Kendimizi insanlığın bütünü içinde kurmayı başarabildiğimiz zaman, insanlık değerleriyle içli dışlı olmayı becerebildiğimiz zaman adam olma hakkını elde edebiliyoruz. Onun ötesinde çok şey olabiliriz ama adam olamayız. Adam olamamışken adam olduğunu sananlara ne yazık! Yaşasın gerçekten adam olanlar!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × one =