Adana’da neler oluyor?

Adana’da seçim sonrası başlayan tartışma, eski kirli çamaşırların ortaya serilmesi ile devam ediyor. AKP eski belediye başkanı, şimdi ki MHP belediye başkanı Durak’ın nasıl başkanlığı bu kadar uzun süreli elinde bulundurduğunu anlatan trajik komik bir öyküyü, AKP medyası sayesinde izliyoruz.

Burada olanlar büyükşehir gibi bütçesi büyük belediyeler ve küçük bütçeli belediyeler içinde geçerlidir. İktidarda kalmak bu kadar önemli olmasının tek bir nedeni vardır, o da bütçenin kullanımıdır. Bu bütçeleri nasıl kullandıkları ise açık değildir, çünkü o kadar karmaşık ilişkiler ve uygulamalar var ki, bu yasalar içinde kanıtlamak zordur. İslam yasası içinde zinayı kanıtlamak ne kadar zor ise, belediyelerin bütçelerinin kullanımındaki ayrımcılığı kanıtlamak o kadar zordur. Sadece hissederiz!

Seçimler söz konusu olunca, seçimlerin sadece görüntüsel olduğunu, asıl seçimin kimler tarafından yapıldığını yakılmış oy pusulaları daha iyi anlatır. Sandığa atılan oy normalde bellidir, kimler oy kullandığı da bellidir, fakat çıkan sonuç kontrol edilmesi zordur, çünkü kimin hangi partiye oy attığı bilinmemektedir. İşte bu bilinmezlik durumu oyların renginin değişimine sebep olmaktadır.

Seçimler gündeme geldikten sonra, AKP taraftarı gazeteler hep bir ağızdan belirli bir propagandayı yapmıştır. Bunların içinde en dikkate değen yakın zamanda el değiştiren Sabah ve ATV olmuştur. Her iki medya taraflı haberleri yanında, taraftar sorular ile okuyucusu ve izleyicisini yönlendirmiştir. Basın tarafsız değil, taraf olduğunu açık açık ilan etmiştir. Bu açıklık, o kadar çıplak olarak sokaklara dağılmıştır ki, yandaş aday belediye başkanları sokaklarda dağıttırmıştır. Sokaklarda dağılan gazetelere, belediyeye ait yerlerde seyredilen kanallara bakılırsa, hangi yayın organı yandaş olduğu açık olarak kendisini gösterir. Kısaca diyet ödenmiştir ve ödenmeye de devam edilmektedir.

Seçim yasaklarının başlamadan önce, başbakan bir fabrika açmıştır. O fabrikanın sahibi gözlerden kaçtı sanırım, yeni bir medya grubunun sahibine aittir. Burnunda çiçek taşıyan ve farklı bir gazete olduğunu belirterek yaşam alanına giren, Haber Türk gazetesinin sahibi olan Ciner grubuna ait olan bir fabrikanın açılması ve sonucu ortadadır. Bizler sadece hissetmekle kalırız olayları, kanıtlayamayız aralarındaki konuşmaları. Fakat yayın politikasına bakılırsa, kimlere karşı sesini yükselttiğine bakarak bir şeyleri kavramaya çalışırız. Yandaş olmak demek, illa açı açık desteklemek anlamına gelmez, gazetelerde ve dizilerde yapılan gizli reklam gibidir. Ve bizim ülkemizde medya bu gizli yönetmeleri çok iyi öğrenmiş ve uygulamaktadır.

Seçimler başka bir gerçekliği tüm çıplaklığı ile sermiştir. Bir seçmen Diyarbakır’da DTP’li, İstanbul’da AKP’li olduğunu çıplak olarak göstermiştir. Konya Cihanbeyli kasabasına bakın, orada da çok ilginç sonuç ile karşılaşırsınız. Orta Anadolu’da Kürt sanatçıların verdiği konserlere on binler katılmaktadır. Fakat seçim sonucunda sandıktan Kürtleri temsil ettiğini iddia eden partiye bir oy bile çıkmamıştır, aksine oralarda MHP oy artırması yapmıştır. Kimlik politikası yaptığı iddia edilen parti, belirli bir coğrafya ile sınırlanmış, sınırı geçince potansiyel seçmeni o partiye oy vermemiştir. Hani genel bir söylem vardır, et ile tırak gibi, şimdi ülkemiz şehirlerinde her kültür kendine yaşam alanı bulmuştur, o yaşam alanında seçmenin tercihleri de değişmektedir. Üstelik kendilerini o yaşam alanında saklamamaktadırlar. Kendilerini gizliyor derse yanılırız, büyük şehirlerde Kürtler açık kimlikleri ile ortadadırlar ve yürüyüşlere kendi sesleri ile katılmaktadır. Bu seçim bir çok soruyu ortaya bırakmıştır.

CHP Güney ve Doğu Anadolu’da yok denmektedir, peki, aynı soruyu Orta Anadolu diye sorsak, acaba orada var mıdır? Seçim sonuçlarına göre iki il dışında yoktur. Güney’de ne kadar varlık göstermişler ise, Orta’da da aynı şekilde varlık göstermiştir. CHP şimdi bölgesel bir parti mi diye soramadan geçemiyorum, bölgesel olmaz ama kıyı partisi diyebiliriz! Denizi görmeyen ilerde yoklar!

Adana’da neler oluyor diye sormuştuk, Adana’da olan şeyler Türkiye’de olan sıradan şeyler oluyor dersek, acaba haksızlık mı etmiş oluyoruz?


—————————
http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.