Ahlaki Devrim’e hazır mısınız?

Aldığımız en değerli öğütleri ne profesörlerden, ne devlet büyüklerinden, ne de kişisel gelişim uzmanlarından aldık. Aldığımız en değerli öğütler, annelerimizden aldığımız ve bize farkına bile varmadan “Mutluluğun Kapısı”nı aralayan öğütler oldu hep. Bir alt alta sıralayın bakalım hiç güncelliğini yitirmiş mi, etkisini kaybetmiş mi annenizin size söyledikleri , size tavsiye ettikleri? Merak etmeyin, kimimiz uygulamada başarılı, kimimiz başarısız da olsak anneler ve öğütleri altındır, değerini zamanmış, mekanmış hiç dinlemeden korurlar.

İngiltere`de yaşayan Türk kadınları olarak hedefimiz annelerimizi mutlu etmek olmalı her şeyden önce. Ne kocaları, ne işvereni, ne de ülkeleri aklınıza getirin. Unutun hepsini bir an. Siz, bir kız evlat olarak anneniz nasıl yaşamanızı isterse öyle yaşayın.

Her anne bir insan, hepsi birbirinden farklı elbette. Ama ortak paydalarda buluşur tüm anneler. Ayakları üstünde duran, kendini seven ve güvenen, yüzü gülen, toplumdan önce kendi değer yargılarının peşinde koşan kadınlar olmamızı ister anneler. Dün eğitim almaya hakkı olmayan, bazen de hakkı olsa da parası olamayan kız çocuklarının, bugün bu imkanı bulduğunda sonuna kadar zorlamasını isterler ki, yarın bir gün kimseye muhtaç olmasın kızı, hiçbir topluluk önünde cahil kalmasın.

“Teknoloji Devrimi”nden sonra, adı konmasa da bir “Ahlak Devrimi “ yaşanıyor dünyada. Bu devrimden payını İngilizler de alıyor, Türkler de, tıpkı tüm dünya vatandaşları gibi. Ancak İngiltere`de yaşayan Türkler, ya da dünyanın başka ülkelerinde yaşayan tüm Türkler olarak bu devrim bizde herkesten daha büyük sıkıntılar yaratabiliyor.

İngilizler için yumuşak olabilecek tüm geçişler, Türklere çok sert vurabiliyor ve bu da hem var olan, hem de gelecekte var olacak aile birliğini temelden sarsıyor. “Ahlaki Devrim”, iş hayatını, eğitim hayatını, sosyal hayatı, örf- adet ve gelenekleri unutmayı gerektirmiyor bir İngiliz için. Ama kendi annesinin bile tamamlamadığı bir “Ahlaki Devrim”den etkilenecek bir Türk kız çocuğu, eğitim hayatını da unutabiliyor, iş sahibi olma hayallerini de, hatta ailesini de. Ona `sonsuz özgürlük` olarak gelebilecek bu yeni dünya düzeni, aslında onu ömür boyu sürecek bir köleliğe mahkum bırakıyor farkında bile değil!

Anne iseniz, kızlarınıza öğüt verirken bir daha düşünün… O öğütler o kadar kıymetli ki, o kadar şekillendirici ki, değil 30 yasında, 70- 80 yasında bile dönüp dönüp açıp bakacağımız, uygulamaya koyacağımız değerli kitabeler onlar. Bu nedenle hiç vazgeçmeden, okumanın ve eğitimin önemini, kendini yetiştirmenin asla bitmemesi gerektiğini hatırlatın kızlarınıza. İngilizce kadar anadillerini de akıcı ve doğru konuşabilmeliler. Üstelik kendi vatanlarında yaşamıyor sizin kızlarınız. Onlar her an, her gün ülkelerini gururla, onurla temsil etmek zorundalar.

Eğer kızlarımızın hangi devrim olursa olsun geçeceği bir yol, bir aşama varsa, öncelikleri güçlü olmak olmalı. Güçlü olmanın tek yolu da bilgi dolu olmaktan geçer. İngiltere`de Türk kadınının yükselişi ise siz annelerin tatlı dillerinden geçecek! Bu çok ağır ama ulvi görevde başarılar hepinize.

şenay ORDU
senay.ordu@ordusion.co.uk

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.