Ahlaksız bir aile

Bu süreç yaşanırken çocukları, babalarına tüm güçleriyle yardım ediyor, bazen aile meclisi oluşturup falan kişinin çanına nasıl ot tıkayacaklarını, falan yeri nasıl ele geçireceklerini konuşuyorlar, bazense baba vur dediyse delikanlılar öldürüyor. Tüm aile tek bir hedefe kilitlenmiş: Daha fazla siyasi ve ekonomik güç

İnsan onları tanıyınca “Böyle bir aile ancak romanlarda, filmlerde olur” diye düşünüyor. Her ailede ahlaksız, suça meyilli biri olabilir; ama herkesin külliyen böyle olması o kadar tuhaf bir durum ki, şaşkınlıktan ağzımız açık kalıyor. Öylesine yozlaşmışlar, öyle akla hayale sığmaz suçlar işliyorlar ki, yaşam bu kadarına izin vermez, bu karakterler hayal gücü geniş bir yazarın üretimidir gibi geliyor. Oysa bu olayların hepsi yaşanmış; tanıkları, kanıtları, belgeleri var…

Aile reisi, güce tapan, kendi çıkarından başka bir şeyi önemsemeyen bir lider. İlgili kişilere servet saçarak koltuğa oturmayı başardığında, ilk işi oğullarını saltanatı süresince en işine yarayacakları pozisyonlara yerleştirmek oluyor. Bu kadarı gerçekten muktedir olmaya yetmiyor tabii ki; mecbur kaldığında başka güçlü kişilerle işbirliği yapıyor, ortak düşmanı tepeledikten sonra birlikte hareket ettiği güçleri de pasifize ediyor, yavaş yavaş tam bir hakimiyet kuruyor.

Tabii ki tüm insanlar çiğ süt emmemiş; gücüne direnmeye çalışan onurlu kişiler çıkıyor bazen yoluna; onlardan da, iftira atıp gözden düşürerek, hücrelere tıkıp anahtarı denize atarak, çevresinden uzaklaştırıp servetlerine el koyarak, bunlar da yetmezse gizlice öldürterek kurtuluyor.

Bu süreç yaşanırken çocukları, babalarına tüm güçleriyle yardım ediyor, bazen aile meclisi oluşturup falan kişinin çanına nasıl ot tıkayacaklarını, falan yeri nasıl ele geçireceklerini konuşuyorlar, bazense baba vur dediyse delikanlılar öldürüyor. Tüm aile tek bir hedefe kilitlenmiş: Daha fazla siyasi ve ekonomik güç, aşılamaz bir savunma… Örneğin bazen baba ihtiyatsız davranıyor, ne de olsa insan, zaafları, örneğin metresleri var, bir açık verecek, kamuoyundaki imajı zedelenecek gibi oluyor, oğulları yetişip savunma duvarındaki o deliği gerekirse en çılgın hamlelerle tıkıyorlar.

Bu yöneticinin, kendi çıkarına uygun evlilik yapmaya zorladığı bir de kızı var. Babasının uygun gördüğü kişiyle evlenmek istemese de, bu “mantık izdivacının” gerekli olduğunu gayet iyi anlayan, eşiyle sorunlarını bile ailenin toplam çıkarına hizmet edecek biçimde çözmeyi akıl eden bir kadın. Ağabeyleri kadar sert de değil, acımasız da; konsantrasyonu mutlu olmaya yönelik, ama o da güçten keyif alıyor, ailenin konumundan yararlanmakta beis görmüyor, sözün kısası onda da temel erdemler eksik.

Tüm bunlar olurken, perde arkasındaki gerçeklerden habersiz halk (en azından çoğu) liderlerinin önünde öyle diz çöküyor, sadece onu değil, tüm aileyi o kadar seviyor, onlara öyle bir imreniyor ki, olup bitenleri izlerken ahlaklı insanların midesi bulanıyor.

İstisnalar hariç, günümüz politikacılarına bire bir uyuyormuş gibi görünen bu tablonun 21. yüzyılla ilişkisi yok, adamın koltuğa oturduğu yıl 1431…

Ünlü Borgia ailesinden söz ediyorum, yukarıda lider diye bahsettiğim kişi Papa 6. Alexander, gerçek adı ise Rodrigo Borgia… Olaylar Avrupa’nın göbeğinde, tüm kralların elini öpmek zorunda olduğu bir adamın çevresinde geliştiği için belge çok; seyircinin merak ve ibretle izlemesine yetecek kadar dramatik malzeme de var, haliyle sinemacılar boş durmamış: Merkezinde bu ailenin tamamının veya bir kısım ferdinin olduğu 40’a yakın sinema filmi ve dizi yapılmış; örneğin 1949 yapımı “Prince Of Foxes”ta -Rodrigo’nun kardinal oğlu- Cesare’yi Orson Welles canlandırıyor.

Borgia ailesini tekrar gündeme getiren, 2011 yılında iki ayrı TV dizisi oldu. Özellikle -İngiliz yönetmen Neil Jordan’ın tasarladığı- “The Borgias” pekçok ülkede ilgiyle izlendi, beğenildi. Usta oyuncu Jeremy Irons’ın 6. Alexander yorumuyla öne çıkan dizi, olayları olanca açıklığıyla ele almasıyla da şaşırtıcıydı.

Büyük bir dinin merkezi kurumunda yaşananları öğrenince insan, dinsel ve ahlaksal ilkelere bir Papa kadar bağlı olması gerekmeyen, bu anlamda daha özgür hareket eden siyasetçilerin yozlaşmasına daha az şaşırıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.