`AİHM’den kayıplarla ilgili başvuruya toplu ret`

`AİHM’den kayıplarla ilgili başvuruya toplu ret`

0
PAYLAŞ

POLİTİS gazetesi, “Başka 100 Dava Daha Düşüyor… AİHM’den Kayıplarla İlgili Başvurulara Toplu Ret” başlıklarıyla yayınladığı haberde, kayıplar konusuyla ilgili Kıbrıslı Rumlar tarafından yapılan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) karşısında bulunan hemen hemen tüm kişisel başvuruların Rum Başsavcılığı tarafından artık “kayıp dava” olarak nitelendiklerini yazdı.

Gazete, AİHM’in kısa bir süre önceki kararında kayıplarla ilgili Kıbrıslı Rumlar tarafından yapılan 49 kişisel başvuruyu reddettiğini, bu kararın kayıplar konusuyla ilgili neredeyse tüm başvuruların geleceği hakkında olumsuz anlamda peşin hüküm verdiğini ve yeni başvurularda bulunulmasına esaslı hukuki engel ortaya koyduğunu kaydetti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Rum kayıp ailelerinin Türkiye aleyhine yaptıkları 49 başvuruyu, zaman aşımına uğradıkları değerlendirmesinde bulunarak reddettiğini anımsatan gazete, Rum Başsavcılığının bu çerçevede 1990’lı yılların sonunda mahkemeye sunulan başvurularla ilgili toplu retler beklediğini ifade etti.

Kayıplarla ilgili Strazburg’a kadar ulaşan başvuruların 180 civarında olduğunu, 49’unun son reddedilmesiyle bu sayının azaldığını yazan gazete, eski başkanlar Glafkos Kliridis ve Tasos Papadopulos hükümetleri döneminde bu çeşit başvuruda bulunulması için çaba gösterildiğini anımsattı.

Gazete, bu başvurularla hedefin, “Türkiye karşısında AİHM ve Avrupa Konseyi düzeyinde daha büyük nüfuz kullanılması” olarak özetledi.

Gazete, bu çeşit başvurularla ilgili AİHM’in resmi olarak zaman kısıtlaması koymasının ardından, Rum hukuk dünyasının umutlarının kimlik tespitlerine çevrildiğini belirtti.

Gazete, kısa bir zaman öncesine kadar kayıp olarak addedilen fakat artık kimliği belirlenmiş olan bir Kıbrıslı Rum’la ilgili davanın tescil edilmesinin, kimlik tespiti yüzünden AİHM tarafından kabul edilmiş olarak değerlendirileceğinin yeterince olası olarak addedildiğini belirtti.
Haberde, kayıp kalıntılarının tespit edilmesi ve DNA metoduyla gerçekleştirilen kimlik tespitlerinin kayıplarla ilgili AİHM’de yeniden davalar açılması konusunda tek pencere olarak lanse edildiği de ifade edildi.

BİR CEVAP BIRAK