AÇIK GAZETE’DEN… İnternet medya

Geçen akşam ATV’de Ali Kırca’nın sunduğu  Siyaset Meydanı’ında internet medyası tartışmasını sonuna kadar izledim. Programda  geleceğin internette olduğu anlatıldı ve internet gazetecilerine ‘pijamalı gazeteci’, internet medyasına da ‘kopyala yapıştır’ diye eleştildiği söylendi.

Konuşmacı konuklardan e-kolay.net’in Danışmanı Yurtsan Atakan ile www.star.com.tr nin kuruluşunda yer almıştım. Sevgili Atakan internet medyasında marka bir isim. 2001 krizi vurmasaydı internet gazeteciliği daha ileride olabilirdi. Krizden sonra star.com.tr 120 çalışanıyla kolu kanadı vahşice kırıldı. Kriz sonrasında büyük projeler yerini bireysel internet gazetesi girişimlerine bıraktı ve onların desteksiz, teşviksiz  yolları da haliyle taşlı ve epey uzun oldu…

Açık Gazete, aslında yaşanan deneyimlerin üzerinde kuruldu. Kendisine dev medyanın arasında yer açmaya çalışırken rekabet üstünlüklerinin de farkında. Açık Gazete milyonlarca dolarlık büyük gazeteler gibi dünyanın çok farklı köşelerinde dünya medyasını tarıyor, özel haber yapıyor ve sıcak haber takibine çıkıyor… Ama işini onlardan farklı bir  yöntem, farklı bir misyon ve farklı bir göz ile yapıyor. İşte bu “fark” bizi ileride Türkiye’nin en saygın gazetelerinden yapacak… Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum…

– Gazetelerin dış habercileri The Financial Times’ı nasıl okur biliyor musunuz? Gazetenin arama motoruna ‘Turkish’ ya da ‘Turkey’ kelimesi yazarlar ve gelen haberlerde dişe dokunur olan varsa çevirip sayfaya yerleştirirler. Açık Gazete ise bütün gazeteyi tarıyor… Fransa ve Hollanda’da AB Anayasası oylanırken seçmenin küreselleşmeye ve sosyal haklarının gerilemesine karşı hayır dediklerini bu nedenle göremediler. Fransa ve Hollanda’da daha sonra yapılan araştırmalar bizi haklı çıkardı “Hayır diyenlerin derdi Türkiye değil” sonucu çıktı…

– Açık Gazete, haberlerdeki manipülasyonu ayıklıyor. Bunda da hani “feleğin çemberi”nden atlamışlık yardım ediyor. Dünyanın en saygın medya kuruluşu sayılan BBC’de dahil bütün dünya medyası İngiltere’yi Afrika’ya yardım eli uzatan melek ilan etti… Buna yönelik manipule haberleri olduğu gibi okurlara sunarak kirliliğe yol açmadık elhamdülillah… Gündeme girebilen ajans haberini yorumsuz verirken, en azından sigara paketlerinde olduğu gibi haberin altına yorum yazarak neredeyse “Bu haber sağlığa zararlıdır” diyerek uyardık. Bir yorumumuzda dedik ki; İngiltere Güney Asya depremiyle fason üretimi darbe yedi. Depremzede işçileri ‘telef’ olmuş gözüyle süzdü ve yumurtaları aynı sepete koymamak için Afrika’yı kendi üretimine entegre etmek istiyor. Bunun içinde IMF ve Dünya Bankası gibi kapitalist oluşumların fonlarından yararlanmak istiyor. İyi niyetli olsaydı yeni “Göçmenlik Yasası” ile yoksul Afrika’dan işçisini kapı dışında bırakırken yetişmiş emek gücünü çalmak istemezdi…

– Açık Gazete’nin haberlerinde art niyet yok! Bunu büyük gazetelerin mutfağında çalışmış bir gazeteci olarak kıyaslayarak söylüyorum. Öyle gereksiz şirket haberleriyle borsada küçük yatırımcıyı silkelemek gibi bir görevimiz yok… İhalelere katılmıyoruz, bankasızız, teşviğe, desteğe de bel bağlamıyoruz. Velakin hükümete ya da gazetelerde olduğu gibi dağıtım şirketine de “eyvallah”ımız yok elhamdülillah…

– Bir diğer artımız da biz ‘çürüyen diş, dökülen et’i temsil etmiyoruz. Evrensel değerlere sahip çıkarken küreselleşme canavarının mozayikteki diğer renkleri soldurmasına evrensellik adına karşı çıkıyoruz. Savaş karşıtıyız, doğa dostuyuz… Biz evrensel doğruya daha yakın olduğumuzu düşünüyoruz…

-” Farklı bir gözle görüyoruz” dedik… Bizim gündemimizi farklı kılan bu gözümüz işte. Dünyanın bir köşesindeki yerel bir haber tekelci medyanın ve uluslararası ajansların filitresine takılırken bizim manşetimiz oluyor.Manşete taşıdığımız haberlerden örnekler verirsek: İtalya’da CocaCola makinalatını boykot edip söktüren ve yerine yoksul ülkelerin organik içeceklerini getirten öğrenciler… Avustralya’da bir kilisede  papazın, ölen 2’nci Dünya Savaşı’na katılan asker bile olsa bayrak ve flamalarla kiliseye getirilen cenazeyi “Burada şövenizme gerek yok” diyerek kabul etmemesi… Yunanistan’ta balkondan düşerek ölen İngiliz turistin ailesinin “hak” mücadelesi…

Ayrıca araştırma haberler üretiyor, söyleşiler de dahil özel haberler yapıyor ve bakanları izleyip, toplantılara katılıyoruz.Valla bunları da picamayla yapmıyoruz…

Açık Gazete’yi değerli kılan ve ileriye taşıyacak bir önemli öge de pek çok yazarının akademik kariyeri olması ve okurlarının yüzde 82’sinin de yüksek eğitimlilerden oluşması sayılabilir.

Açık Gazete henüz 6 aylık bile değil. Birinci doğum gününde geleceğimiz yeri ve bu köşede neler yazacağımı şimdiden kestiriyorum… Asıl keyifli olan da Açık Gazete’ye emek verenlerin “Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” çalışması…

 


 

Önceki haberMEKSİKA’DAN… Yıllar sonra yine Zapatistalar
Sonraki haber‘Türkiye AB programını aksatmayacak’
Faruk ESKİOĞLU
1958’de Akşehir’de doğdu. Parkalı dönemin tanıklığını yaptı. 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’de Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde ‘master’ yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. 1985’de yerleştiği Londra’da da medya okudu ve film yapımcılığı kursları aldı. Nokta İngiltere Temsilciliği yaptı ve Hürriyet Londra bürosunda görev aldı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak çalıştı. 2001 ekonomi krizinde Londra’ya döndü ve gazeteciliğini sürdürdü. 2005 Ocak’ında dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. 2007'de "Aşkolsun Adı aşk olsun!" başlıklı belgesel romanı Türkiye'de yayınlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.