AÇIK GAZETE’DEN… ‘Terörist başı’

Açık Gazete okur sayısının arttığı, neredeyse içerikte her hafta yeni bir atılımı gelenek haline getirdiğimiz iyi haberini sizlerle paylaşmak sitiyorum.

Kıbrıs Temsilcimiz Doç. Dr. Ata Atun’un ailmize katılması Açık Gazete’yi güçlendirdi. Ata Atun, çok genç yaşta milletvekili olmasıyla devletin yapısını ve işleyişini çok iyi bilen bir yazarımız. Ata Atun yılan hikayesine dönmüş Kıbrıs sorununa öğretim üyesi olmasının getirdiği bilimsel şüpheci ve objektif yaklaşması yazılarına bir ayrıcalık kazandırıyor… Sayın Atun, Kıbrıs’ta her iki kesimin gündemini en iyi takip edenlerden… Değerli hocamız, iyi ki çalışarak yorulup, yine çalışarak dinleniyor. Çünkü 24 saate sığmayacak bir performansla günlük çalışma akışını aksatmaksızın bütün Rum basınını tarayarak değer bulduğu haberleri siz okurlarımıza aktarıyor. Rum yöneticilerin gözünde dünyanın çok farklı olduğunu yine Kıbrıs sayfasında öğrenme fırsatı bulacaksınız…

Açık Gazete’ye başından beri yazı, yorumlarıyla desteğini esirgemeyen sevgili hocamız Sayın Doç. Dr. Birol Ertan’ı tanımamız da bizim için bir şans. Birol Ertan’ın onca yoğunluğuna rağmen özveriyle sunduğu desteğine her zamanki gibi ihtiyacımız olduğunu belirtmek istiyorum.

Polonya, dünya politikasında etkin rol oynamak için yoğun çaba gösteriyor. Irak işgaline katılması, Karabağ ve Filistin sorunları çözümünde aracılık için kolları sıvaması, Rusya ile arasını bozan Çeçenlere sahip çıkan demeçleri, AB üyeliğiyle karar mekanizmalarına katılma çabası örnek gösterilebilir. Türkçe basında yalnız Açık Gazete deneyimli gazeteci Alpaslan Düven ile Polonya’dan düzenli haberler aktarma başarısını gösterdiğini söylemeliyim. Varşova’daki Avrupa Birliği Konsey Zirvesi de dahil pek çok haberde sevgili Alp kuş uçurtmadı.

***

Açık Gazete, internet haberciliğinde kendi haberlerini üretmeye önem veriyor. Açık Gazete’yi büyütecek ve ayrıcalıklı kılacak en önemli unsurlardan biri de bu. Haberlerin ilk kaynaklarından ürettiğimiz haber sayısının artık ajans haberlerini çoktan solladığını da belirtebiliriz. ABD, içinde yaşanılan devlet ya da çokuluslu sermayenin işine gelmediği için uluslararası ajansların filitresinden geçmeyen ve haber değeri yüksek haberleri sizlere büyük bir zevkle sunuyoruz. Açık Gazete olarak rutin haber takibinin yanısıra bir günde en az 10 dilde 300’e yakın internet sitesinin taradığını söyleyebiliriz. Sevgili yazarımız Mesut’un Mısır’da basılan  El Usbu dergisinden çevirdiği ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile Saddam Hüseyin görüşme iddiası sanırız Türkçe basında ilk kez bizde yer aldı. Mesut’un haberinden ABD işgalcilerinin direnişçiler karşısında gerçek çaresiz olduğunu anlıyoruz.

***

Açık Gazete olarak tanınırlığımızı artırma çabalarımızda siz değerli okurlarımızın katkılarını bekliyoruz.

Lütfen eleştiri ve yorumlarınızı bize göndermeyi ihmal etmeyiniz. Çevrenizdeki dostlarınıza Açık Gazete’yi öneriniz.

Ayrıca sivil toplum örgütlerinden kurum ve kuruluşlara bize basın bülteni gönderdikleri için de buradan ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Elimizden geldiğince bize gelen bütün haberleri değerlendirmeye çalışıyoruz. Açık Gazete’nin sivil insiyatifi öne çıkarmak gibi bir misyonu olduğu çizgimizden belli zaten…

Geldiğimiz noktada her gazete gibi ayakta kalabilmemiz için gelir kazandırıcı faaliyetlerimizin başında ‘reklam’ gelecek. The Wall Street Journal’deki gibi editöryal

bağımsızlığımız ile reklam şirketi arasında Çin Setti olacak tabii. Bu Türkiye’deki büyük basında olmayan bir olgu. Medya ve Toplam Kalite araştırma yazımızda da bu konuyu ayrıntılı ele aldık. Açık Gazete’ye gelir getirici faaliyetleri İngiltere merkezli Turkish Gateway Ltd. sürdürecek. Turkish Gateway Ltd.’in Açık Gazete’ye reklam veren kurum ve kuruluşların artık verim elde edebilecekleri aşamaya geldiğini düşünmesine sevindik.

***

Gelelim başlığımızdaki “terörist başı” hikayesine…

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, abonesi olduğumuz Anadolu Ajansı’nın olaylara ”objektif ve normal”  yaklaştığını söylemiş. Anadolu Ajansı’nın devlet kurumu olduğunu biliyoruz. Yapacağımız yapıcı eleştirilerin pek işe yarayacağını sanmıyoruz. Ne yazık ki İslamov ile aynı görüşte değiliz.

Çeçenistan değerlendirmesinde Türkiye’nin çok satan basını ve haber ajansları sınıfta kaldı. İngiltere basınını iyi tarayan Açık Gazete “İşte gazetecilik” bu dediği haberleri okurları için tercüme edip, kaynak gösterip link vererek size aktardı…

The Guardian ve The Indepent gazeteleri radikal solcu gazeteler değil ama ABD ve İngiltere’nin hiç bir zaman Çeçenistan’daki anti demokratik yönetimi eleştirmediğini yazdı. Gazetelere göre bunun nedeni Çeçenistan’da demokrasi bu ülkelerin işine gelmiyordu da ondan. Üstelik ABD “uluslararası terörist” diye tutukladıklarını kendi ülkesinde yasalar ve sivil toplum kuruluşları izin vermeyeceği için Çeçenistan’a da götürüp sorgulamış ve rahat rahat da işkence yapmış…

Anadolu Ajansı Çeçenistan’da haberleri için övünecekse bu tür haberlere imza atarak, Kerimov’u gerçek yüzünü anlatarak övünmeliydi…

***

Gazetecilikte dil konusuna da değinmek istiyorum… Anadolu Ajansı, Abdullah Öcalan’ı köy kahvelerindeki muhabbet diliyle “nam-ı diğer” bir ad takarak “terörist başı” diye tanımlıyor.

Ajans haberlerini kullanan pek çok gazete ve internet sitelerinin bu tanımı kullanmalarına ne demeli? Bu tanım, herşeyden önce gazeteciliğin ‘objektif olma’ ilkesine aykırıdır. Siz “terörist başı” diye bir haber veriyorsanız, dağdaki asker – PKK çatışmasında güvenilir ve doğru haber verdiğinizi kimseye inandıramazsınız.

Ermeni sorunu konusunda da “sözde soykırım” kelimesiyle Ermeni iddialarını küçümsemiş olunmuyor tam tersi habere olduğu gibi “önyargı” yükleniyor ve değersizleştiriliyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan “İslamcı teröristler” kelimesine haklı olarak karşı çıkmıştı, şimdi Ermeni halkı açısından da olay aynı. “Ermenilerin ‘sözde’ soykırım iddiası” yerine “Ermeni Cumhuriyeti Hükümeti’nin ‘soykırım’ iddiası…” denilmesi gerekir.

Bazı Rum basını da Türkiye’deki basın ve ajansların yöntemini uygulayıp KKTC’nin önüne “sahte devlet” tanımlamasını getiriyor. Şimdi siz bu tanımı gördüğünüzde o yazıya güvenir misiniz?

Gazeteciler, objektif ve yorumsuz haber sunmak zorundadır. Eğer yorum yapmak istiyorsanız köşe yazınızda yapar ya da haberden ayırıp, Açık Gazete’nin yaptığı gibi en alt paragrafa adınızı belirterek yazarsınız.

Biz gazeteciler habere gittiğimizde de yalnızca gözlemci olarak olup biteni izleriz. Hatta bir söyleşide çok iyi konuştuğuna inandığımız bir hatibi alkışlamayı bile ilkesizlikten sayarız. Yorumu, alkışı okur yapacaktır… Tabii gazetecilerin etik olarak “karşı” ve “taraf” olması gereken durumlar da var. Örneğin savaşa – teröre karşı, barışa – huzura taraf olunması gibi…

Taraf olmanın da yolu yöntemi var, herşeyden önce evrensel değerlere, genel geçerli gazetecilik kurallarına saygılı olunmalı ve devletin tellallığından kaçınmalı.

İyi haberlerde buluşmak üzere…

Önceki haberİlişik Yaşayacaksın
Sonraki haberKTHY’nin özelleştirmesinde dev adım…
Faruk Eskioğlu
1958’de Akşehir’de doğdu. Parkalı dönemin tanıklığını yaptı. 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’de Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde ‘master’ yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. 1985’de yerleştiği Londra’da da medya okudu ve film yapımcılığı kursları aldı. Nokta İngiltere Temsilciliği yaptı ve Hürriyet Londra bürosunda görev aldı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak çalıştı. 2001 ekonomi krizinde Londra’ya döndü ve gazeteciliğini sürdürdü. 2005 Ocak’ında dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. 2007'de "Aşkolsun Adı aşk olsun!" başlıklı belgesel romanı Türkiye'de yayınlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here