“Aile şirketi” gibi Meclis*..

Danimarka’da 15 Eylül’de yapılan seçimlerle merkez sağın ”Mavi blok” iktidarı, yerini Sosyal Demokrat Parti, Sosyalist Halk Partisi, Birlik Listesi ve Radikal Sol Parti’den oluşan sol ”kırmızı blok’a bıraktı. Sol blok, oyların yüzde 50.4′ ünü, sağ blok ise yüzde 49.6′ unu aldı. Bu sonuca göre, Sosyal Demokrat Parti’nin 44 yaşındaki bayan lideri Helle Thorning-Schmidt, Danimarka’nın ilk kadın başbakanı olacak. 1966 yılında Kopenhag yakınlarındaki Rödovre kasabasında doğan Helle Thorning-Schmidt, İngiliz İşçi Partisinin eski genel başkanlarından Neil Kinnock’un oğlu Stephen Kinnock ile evli ve 2 çocuk annesi.Helle Törning Schmidt, 1999-2004 yılları arasında Avrupa Parlamentosu’nda görev yaptıktan sonra, ilk kez 2003 seçimlerinde milletvekili seçildi, 2005 yılında da parti genel başkanlığına getirildi.

Danimarka parlamentosunda Helle Thorning- Schmidt, Margrethe Vestager ve Pia Kjærsgaard gibi güçlü kadınların görev yapmasına karşın, bu seçimde kadınlar üçte bir oranında temsil edildiler. 70 bin dolayındaTürk’ün yaşadığı Danimarka’da, sadece 2 Türk kökenli kadın aday parlamentoya girmeyi başardı. Adaylardan Özlem Çekiç, tercihli oylarla Sosyalist Halk Partisi listesinden parlamentoya girdi. En ilginç karşılaşma ise Aarhus bölgesinde aynı partiden aday olan Türk karı-koca Fatma Yeliz Öktem ile eşi Bünyamin Şimşek arasında yaşandı. Fatma Yeliz Öktem, eşini eleyerek Liberal Parti Venstre’den milletvekili seçildi. Radikal İslamcı grupların yürüttüğü engelleme çabaları nedeniyle, Fatma Yeliz Öktem, Türk’lerin yoğun olarak yaşadıkları Gellerup Parken bölgesinden sadece 8 oy alabildi. Öktem, Danimarkalı seçmenlerin oylarıyla seçildi. Seçimi kazanması halinde Sol blok hükümetinde Bilişim Bakanlığına getirileceği bildirilen Yıldız Akdoğan ise seçimi sadece 4 oyla kaybetti. 2007 seçimlerinde Sosyal Demokrat Parti’den Kopenhag milletvekili olan Yıldız Akdoğan, son seçimi kaybetme nedenlerini açıklarken, ”Dinci ve şeriatçı gurupların sürdürdükleri karşıt kampanya etkili oldu. Seçim çalışmalarını yürütürken bir çok kez tehdit edildim. Seçim afişlerimin üzerine ‘Demokrasi riyakarlıktır; riyakarlığın cezası ise cehennemdir; kanunları yapmak Allah’a mahsustur’ şeklinde sloganlar yazdılar. Seçim günü, bazı Türk ve Müslüman grupların sandığa giderek bana oy vermelerini engellediler” dedi.

Danimarka Haber Gazetesi’nin ’’Aile şirketi gibi parlamento’’ başlığıyla verdiği habere göre, yeni parlamento, aynı soyadını taşıyan, birbirleriyle akraba milletvekili sayısıyla Arap emirliklerini aratmıyor. Geçen seçimlerde kuzen adaylar olarak parlamentoya giren Sören Krarup ile Jesper Langballe, bu seçimde yerlerini çocukları Marie Krarup ile Jesper Langballe’ye bıraktılar. Iki dönemdir milletvekili olan Christian Thulesen, bu seçimde kardeşi Jens Henrik Thulesen’i de parlamentoya sokmayı başardı Eski Danimarka Dışişleri bakanlarından Niels Helweg Petersen, bu yasama döneminde aday olmadı; ancak, yerine iki oğlundan biri olan Rasmus Helweg Petersen’i seçtirdi. Eski Dışişleri Bakanının diğer oğlu Morten Helweg Petersen de geçen dönemde parlamentoda görev yapmıştı. Baba/ oğul/kız ittifakına bu seçimde kardeşler de eklendi. Birleşik Liberal Partisi Genel Başkanı Anders Smauelsen, kız kardeşi Mette Bock’ı de parlamentoya soktu. Liberal parti Venstre’nin eski genel başkanlarından Uffe Ellemann Jensen’in, geçtiğimiz dönem Çevre Bakanı olan kızı Karen Ellemann Jensen, artık kardeşi Jakob Ellemann Jensen’le birlikte parlamentoda görev yapacak. Sosyal Demokrat Parti ile özdeşleşmiş Haekkerup ailesi de bu dönemde Nick ve Ole Haekkerup kardeşlerle temsil ediliyor. Danimarkalı ikiz kardeşlerden Villum Christensen, Liberal İttifak Partisinden, Troels Christensen de Liberal Partiden milletvekili seçildi.

Danimarka’daki yeni ”sol” iktidarını, zorlu bir bütçe maratonu bekliyor. Yabancılar ve emekliler Ilgili yasalarda yapılacak değişiklikler de Meclis gündeminde bulunuyor. Temmuz ayında aldığı bir kararla, komşu ülkeleri İsveç ve Almanya’ya, giriş çıkışlarda pasaport ve gümrük denetimi uygulamaya başlayan Danimarka ile AB arasında süren gerginlik ekonomiye de yansıyor. İsveç ve Danimarka, AB üyesi olmalarına karşın, kendi para birimlerini kullanmayı sürdürüyorlar. Danimarka Kronu, son yıllarda Euro ve İsveç Kronu karşısında değer yitiriyor…

alinergis@yahoo.se

*Bu yazı Cumhuriyet gazetesinin Pazar Yazıları sayfasında da yayımlandı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here