Ait olmak…

Yazan kişi  MESUT MEKSUT ALEV.. O  25 yaşına ait bugünlerde..Ve bir üniversitenin Mühendislik Fakültesinin son sınıfında kayıtlı..Yazısında adı gecen ikametgah gibi.. Kayıtlı..


Ama MESUT MEKSUT ALEV  “kayıtsız şartsız” kendinde yaşıyor, kendini yaşıyor..Nice yetişkin bunu unutmuşken..


Bu yazısını benim ısrarımla, çekinerek  yayınlamama izin verdi..
Hadi birlikte okuyalım..



Bugun kayıtsızlığıma kayıt ekledim başkalarınca.İkametgah…Hiç kaydım yokmuş birçok şehirde kayıtlı olmuşken.Her yerimden binlerce kelimeler fışkırırken bomboş ekran.İkametgah,bir kişinin bir yer ile ilişkisini belirten hukuki kavrammış.
İki tane ilkesi varmış;
1-gereklilik
2- teklik
Biri der ki, herkesin ikametgahı olmalıdır. İkincisi ise herkesin ancak bir tane ikametgahı olabilir …Boş ekranla yüzleşdiğim an ait olmama hissi dolaşıyordu damarlarımda..Oysa hiç bir yere ait olmama konusunda, kendime ait olmaktir diye düşünürdüm. Ve icinde her zaman gidecek baska bir yer oldugunu bilmek düşüncesini çoktan yer etmişti içime,yanılıyordum elbet. En soguk yurt odalarina gittigimde bile sokaktan topladigim cakiltaslarini eskimis demir dolaba dizip kurtulmaya calistigim ama tam da bu hareketi yaparak kurtulamayacağimi anladigim duygudu bu aitsizlik.Şimdi ait mi oldum bir yere.Ki bu yer; cadde, sokak, kapı no, apartman adı, daire no, semt, şehir, ülkeden oluşuyordu aitliğim!!!


Aitim o zaman,yada boş vereyim maddesiliği de aitsizlikle kendime aitliği yankısını dinleyeyim…



Bir yanımda da akan zamanın akışı hayatın birbiri ardına geçen vagonları gibi ve benden götürdükleri;getirdiklerini teslim edicekitir ardı sıra. Bazen götürdüklerinin getirdiklerinden az olduğunu gördükçe üzüntü duyacağım, oysa iyi bilirim çok şeyi olanın aklı karışır ve az şeye sahip dinç bir beyin için götürsün istiyorum tüm fazlalıklarımı trenler. Varsın öküz misali bakayım bir çift sedefsi yırtıkla ardından. Getirdiklerinin faydası bana yeter.
Ve raylar uzayıp gider onların üzerinde yürüdükçe zamanın sonsuzluğu gibi…


Bir yanımda da son zamanlardaki sistematiklik bir giysiyse, bürünmekse mesele ardının geleceğine endişelenmemem gerek. Cephe ilk değişimidir belki hayatımın, iç dizayn hep sonradır ve her seferinde bozup yeniden yapabilirim. Benden istenilen ve benin rahat edeceğim ortamı asla yaratamaz insan, yinede umudun varlığı ve yeni başlangıçların verdiği haz ile güç yeterlidir.


Merdivenin ilk basamağındayım ve şiirdeki gibi” ağır ağır çıkacağım bu merdivenlerden”. Aşağıdan yukarı bir yol, bir zirve…
İncinmeden, sindirerek ve yanımdan geçenleri bana özel perdesiz gözümle görerek.
Çünkü; düşme edimi ille de aşağı doğru gitmek değildir; yeterince tepetaklak olmuşsam yukarı doğru düşmeyi de başarabilirim elbet…


Hergün doğuyorum güne artık.Değişmesi gereken onca alışkanlıkla gün bana doğuyor.


Bu halimle yakıştım mı,yakışmadım bilmiyorum doğaya…
Ama o beni dinliyor ben de onu…


Mesut Meksut Alev
Istanbul Eylül 2008



Sevgili Dostlar..Bu yazıya yorumlarınızı rica ediyorum..


 


figenokandan@gmx.net
Arama kutusuna OKANDAN yazarsanız diğer yazılarıma ulaşabilirsiniz Dostlar..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.