AK Parti, SPD, Türkiye, Almanya ve Kıbrıs

AK Parti, SPD, Türkiye, Almanya ve Kıbrıs

0
PAYLAŞ

Geçenlerde Nevşehir’de konuşurken “Kuzey Kıbrıs bizim dönemimizde kişiliğini, kimliğini buldu” diyen TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan sanırım sadece AK Parti Hükümetini kastetmedi.

Lefkoşa’da Sosyalist Enternasyonal ailesine mensup bir sosyal demokrat partinin iktidarda olması ve hem Ankara’daki hem de Lefkoşa’daki iktidar partisinin Alman sosyal demokrat partisi SPD ile çok sıcak ilişkilere sahip olması ve de Ankara ile Lefkoşa arasındaki “uyum” çok önemli bir rol oynadı. SPD, Türkiye’de AK Parti ile neredeyse bir sosyal demokrat parti ile olabilecek kadar yakın bir ilişki içinde. Son yıllarda SPD ve CTP arasındaki ilişki de çok gelişti. Berlin, Ankara ve Lefkoşa üçgeninde iyi bir “işbirliği” söz konusu. Lefkoşa’daki “ufak hükümet ortağı” partinin de AK Parti ile sıkı bir işbirliği içinde olması bu üçgeni daha da güçlendirici bir rol oynadı.

Kuzey Kıbrıs’ın açılım politikası bu sayede Ankara ve Berlin’den destek bularak başarılı bir şekilde sürebilmekte. Küçük hesaplar içinde olanlar hemen soruyorlar “Ne oldu yani? Açıldınız da ambargo mu kalktı?” diye. Elbette dünya politik dengelerinde köklü değişimler öyle bir kaç yılda hayata geçirilememekte. Ancak temelleri atılan bu politikanın sonunda beklentiler doğrultusunda hedefine ulaşabilmesi için kesintisiz olarak sürdürülmesi şart.

Örneğin şimdi seçimler var diye Almanya ile başlatılan sıcak diyalog ortamı bir duraklama dönemine girmemeli. Tam tersine seçim dönemi ve seçim sonrası temposundan hiç kaybettirilmeden sürdürülmeli.

Bu nedenle bugün Girne Amerikan Üniversitesi’nin konuğu olarak dün gece Ercan’dan Kuzey Kıbrıs’a gelen Weilburg Belediye Başkanı Hans Peter Schick’in GAÜ’de “Almanya Örneğinde Belediyeler Reformu” konulu bir konuşma yapacak olmasına çok seviniyorum. Bugün saat 14.00’de gündeme gelecek bu toplantıya dilerim çok sayıda Belediye Başkanı, yerel yönetim alanında aktif şahıslar ve konuya ilgi duyanlar katılırlar. Weilburg Belediye Başkanı bu alanda çok deneyimli bir politikacı. Tam bir Kuzey Kıbrıs dostu. Adaya üçüncü kez gelmekte. Bu toplantının yanı sıra hem daha önce başlatılan Lefke Avrupa Üniversitesi ile işbirliği hem de Girne Avrupa Üniversitesi ile “hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini de” ele almak amacıyla Girne ve Lefke’de temaslarda bulunacak. “Kuzey Kıbrıs Gerçeği’nin” Alman Kamuoyuna doğru bir şekilde anlatılabilinmesinde kentler ve eğitim kurumları arasındaki sıkı işbirliğinin çok yararlı olacağına inanmakta ve bence de çok haklı!

Bu ziyaretin ardından bugüne kadar Almanya’da aralarında büyük inşaatların ve havaalanlarının da bulunduğu alanlarda yatırımlar yapmakta olan ve bu vesileyle Türkiye ve Almanya arasındaki ticari işbirliğine önemli bir katkı sunan MÜSİAD Ankara Yönetim Kurulu, Başkan Hüdaverdi Çakır’ın öncülüğünde on kişilik bir heyetle adaya geliyor. Alman yatırımcılarla hem Almanya hem de Türkiye’de çok aktif olan bir işadamları grubunun Kuzey Kıbrıs’a da ilgi duyması çok sevindirici.

Önümüzdeki on günün son Almanya bağlantılı ziyaretçisi ise Hessen Eyalet Parlamentosu milletvekili SPD’li Jürgen Walter olacak. Jürgen Walter, iki yıl önce Kuzey Kıbrıs’a Ercan’dan giriş yapan ve bu nedenle o dönemde çok tepki alan bir sosyal demokrat politikacı. Onun olaylı bir şekilde Ercan’dan giriş yaptığı günden bugüne o kadar çok gelişme olduki artık Ercan’dan giriş yapmak AB ülkelerinden gelen politikacıların büyük bir kesimi için normal bir hale geldi. İşte bu bile açılım politikasının ufak, ufak adımlarla sağladığı başarılardan biri. Jürgen Walter’in Kuzey Kıbrıs’a Almanya’da çok değerli destekleri oldu. Eminim bu desteği devam da edecek.

Bu nedenle Almanya ve Kuzey Kıbrıs arasındaki kurulan bağların sistemli bir şekilde sürdürülmesi çok önemli. Mart ayında bu alanda çok daha güzel gelişmeler olacak. Dilerim iç politik tartışmalardan bağımsız olarak tüm Kuzey Kıbrıslılar bu değerli diyaloğun sürdürülmesine katkı koyarlar.

BİR CEVAP BIRAK

16 + 15 =