Aşık Yener

1928 senesinin Ekim ayinda Kahramanmaras’ in Afsin ilçesi Tanir kasabasinda dünyaya gelen Ozanimiz, 2009 da yine bir Ekim ayinda, Istanbul’ da sona eren dünyevi hayatinda, 3500 den fazla siire imza attigini söylemistir. 200 siiri, bestelenip, sarki ve türkü olarak söylenmistir. 67 dörtlük olarak yazdigi ” Kiz sen Istanbul’ un neresindensin” siirinde Istanbul’ un bütün semtlerini saymistir. Bu siir, Ünal NARÇIN tarafindan bestelenmis ve Türk Müzigi Repertuarindaki yerini almistir.Bu siirin ilk ve son dörtlügünü sizlerle paylasmak,benim için bir onur, Asik YENER’ in ise sevinci olur, çünkü, hayatinda en çok üzüldügü sey, bestelerde son dörtlügün okunmamasi, yani adinin söylenmeden, siirdeki son sözünün söylenmeyisidir.
Ne gezip durursun hep garip garip / Kiz sen Istanbul’ un neresindensin / Gel söyle derdine olayim tabip / Kiz sen Istanbul’ un neresindensin
ASIK YENER asksiz bade içmiyor / Senin kiymetine paha biçmiyor / Yas kirki geçse de gönül geçmiyor / Kiz sen Istanbul’ un neresindensin
Ve elbette müzikseverlerin hatirlayacagi bir-iki dörtlügü de söylemeliyim,
Bilmem sözlü müsün ya nisanli mi / Sevgilin yasli mi delikanli mi / Emirgan Bebek’ li Asiyan’ li mi / Kiz sen Istanbul’ un neresindensin…
Merhametin bahar yoksa kistan mi / Kalbin de sen gibi güzel hostan mi / Esentepe Yildiz Besiktas’ dan mi / Kiz sen Istanbul’ un neresindensin…
Asik YENER, Köy Enstitülerinde yetismis bir ozandir ve Ozanligi söyle tarif etmistir. Kederler, hüzünler, sevinçler, neseler bütün insanlik aleminin müsterek paylastigi bir olaydir, Ozanlar da bu duygunun elçileridir. Kendisi Asik Veysel SATIROGLU’ nun arkadasidir, her iki Ozanimiz da Sünni kültüre sahiptir, Alevi-Bektasi kültürüne saygi-sevgi duyduklari için, bu Camia tarafindan da çok sevilmis ve sayilmislardir.Bütün insanlik Aleminin Baris huzur duygusuyla, bu güzel dünyamizda mutlulukla yasamasini dilemislerdir.
Asik YENER, Devlet Hizmetinde çalisip emekli olmus bir Ozanimizdir. Çok sigara içtigi için, bir bacaginin kesilmesinden sonra, yataga bagimli bir hayat sürmüstür Istanbul’ da.
Esini seneler evvel kaybettigi için, o zor günlerinde , oglu ve gelini Asik YENER’ i hiç yalniz birakmamislardir. Ve kendisini bir baba gibi seven bir baska Asik ARABALI de , Asigi yalniz birakmayan bir dosttur.Ve bir çok siirini besteleyip, saziyla söylemis, CD’ lere kayit yapip, Asik YENER’ i ölümsüzlestirmistir. Bir dostun bir dosta yapabilecegi en güzel seydir bence, birlikte sarki olmak, türkü olup yanmak…
Asik YENER üstadi ben de Istanbul’ da tanidim, ömrünün son senesindeki günlerine zaman zaman tanik oldum, hayatta yasarken anma gününü sunmak nasip oldu. Avcilar, BARIS MANÇO KÜLTÜR MERKEZI’ nde, kendisinin davet ettigi Sanatçilarla ve sevenleriyle birlikte güzel bir aksam yasamistik. O özel geceyi düzenleyen, vefakar dost babam Hasan Hüseyin ERKAN ‘ a, Anadolu Kültürlerini Yasatma Vakfi Baskani Doçent Dr.Serdal UGURLU ‘ya çabalari ve hizmetleri için tesekkürü borç bilirim. Sanata Siyaset karistirilmadan gerçeklestirilen gece, içtenligi ile hala hafizalarda yasamaktadir.
Asik YENER Üstad, hemsehrisi olan babami kendisine öyle yakin hissetmisti ki, vasiyetini söylemisti, Istanbul’ un hangi mezarligina gömülmek istedigini söylemisti ve hiç kuskusuz babam Asik’ in bu istegini yerine getirmisti. Ayni gün fakat farkli mezarliklarda Istanbul’ da gömüldüler, ASIK YENER ile HALIT REFIG.
Yasarken benden bir ricasi olmustu Asik’ in, ben de söz vermistim kendisine, her ikimizde ”kenger sakizini” çok sevdigimizi söylemistik, ” ben artik çigneyemem ama hiç olmazsa bir kokusunu duyayim, köyden getirtirsen bana da getir Ilkim ” demisti…Asik YENER, herkes gibi, ansizin ayrildi aramizdan, ben köyden kenger sakizi getirttim, O’ nun için sakliyorum, mezarinda ziyarete gittigimde götürecegim. Tipki Türk Sinemasi’ nin Senaryo yazari Bülent ORAN’ i kaybettigimizde, mezarinda ziyarete gittigimizde, kizinin topraga kursun kalemler birakmasi gibi, ben de güzel kokulu kenger sakizini birakacagim, ASIK YENER görecek, duyacak ve koklayacaktir.

Asik YENER’ in Yol Ver Daglar isimli siirini, Ismail ÖZDEN bestelemis, ve dilden dile gönülden gönüle akmasini saglamistir.Avcilar’ da, ben bu siirin hiç söylenmemis son iki dörtlügünü bestesine uygun söyledigimde, sahnede yanimda, tekerlekli sandalyesinde Asik YENER’ in öyle bir tesekkürü olmustu ki bana, hatirimdan çikmasi mümkün degil…Meraklisi için, bu dörtlükleri paylasmak istiyorum ki, benden sonra, ASIK YENER’ in bu istegini yerine getirip, ruhunu sad etmek isteyecek baska sanatçilar da olur belki…
Filiz yarim yaprak olur / Gazel olur toprak olur / Siyah saçi ak ak olur / Yol ver daglar yol ver bana
Yar bir rakip bulur sonra / Gidip elin olur sonra / ASIK YENER ölür sonra / Yol ver daglar yol ver bana
Asik YENER diyor ki, ”Insan olan insan gerçegi arar / Insanlik younda kilmisiz karar / Üç günlük dünyaya minnetim mi var / Ben öldükten sonra yasayacagim”
Bu duygularla eserlerimizin ellerde dillerde ve gönüllerde yasayacagi ve unutulmayacagimiz ümit ve dilegiyle, bütün dünya insanligina selam olsun…ASIK YENER
Ve ben diyorum ki, Tanirli ASIK YENER, Binboga’dan Marmara’ ya HOSGELDIN, Istanbul’ un hangi semtinde yasadin, kaç kisi senin naif yüregini bildi, kaç kisi farkindaydi senin, Sanat ve Sanatçilar ölümsüzdür, Sonsuzluga HOSGELDIN…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.