Akıllar başa yürekler şahlanışa

Emekli orgeneral Necati Özgen Paşa, 30 Mart Perşembe akşamı telefonla katılmış bulunduğu Habertürk Televizyon kanalının akşam haberlerinde, spiker Murat Ongun’un, Diyarbakır ve Batman’da yaşanan son PKK terörüne dayalı  olaylarla ilgili sorularını yanıtlarken, durumun vahameti hakkında adeta haykırıyor, feryat ediyor!


“PKK, terörde işi iyice azıtmış, eylemini artık kentlere yaymaya başlamıştır. Dağdaki PKK’lar oralarda kalabilme olanaklarını ve saldırı güçlerini yitirmiş olduklarından, şehirlerde olaylar çıkarıp halkı sindirmenin plan ve eylemleri içerisindeler. Durum son derece ciddidir. Hükümetin etkin önlemler alınmasında hala geç ve yetersiz kalması durumunda, önümüzde ki günlerde yüzlerce ölüm olayı ile karşılaşılması uzak olasılık değil. Olaylar, Türk Kürt çatışmasına kayarsa, Allah korusun felaket olur! Bu durumların ortaya çıkması AB uyum yasaları yüzünden olmuştur! Güvenlik güçleri neredeyse eli kolu bağlı duruma getirilmiştir. Olaylara etkin biçimde müdahale edenler, sonradan kendilerine gelebilecek suçlamalardan çekindikleri için, başlarını belaya sokmamak için, istenilen etkinliği gösteremiyorlar! İşte örnek, Van’da görevini yapmakta olan güvenlik güçlerinin başına gelenler!..” 
Evet, Necati Özgen Paşa böyle haykıyordu!..


“Benim çoluğum çocuğum var geçim derdindeyim, terörle, anarşiyle uğraşacak, onlara kafa yoracak durumum yok. Seçip başa getirdiklerimiz ne güne duruyor? Onlar uğraşsınlar…” Diye düşünenlerin sayısı, sanırız ülke nüfusunun yarısını geçiyordur. Hazindir ki. insanımız hala gidişatın vahametini algılamış durumda değil!


Paşalar oradan, bizler bu sütunlardan, neredeyse her gün ülkenin sürüklenmekte olduğu kaosa dair, alarm düzeyinde çağrılar ve uyarılar yapıyorken; pek çok vatandaşımızın,  “Biz büyük ülkeyiz, bize bir şey olmaz!…” havalarında gerçeklerin uzağına düşmesini, inanın nasıl açıklayabileceğimizi bilemiyoruz!


Necati Özgen Paşa’nın televizyondaki konuşmasında, altını çizerek belirttiği gibi, mutlaka gidişatın “vahim olması” için her provakatif terör ayaklanmasında 10-15 insanın ölmesi mi gerekir. Böyle giderse ne yazık ki onlarcasını, hatta çok fazla canını yitirmiş vatandaşımızın akibetini görmenin,  üzüntü ve talihsizliğini yaşamamız ne çare ki kaçınılmaz olacak!


Sağduyulu vatandaşlarımız, gidişatın son derece ciddi olduğunu kavramış durumdalar. Gelen maillerden bunu açıkça görüyor ve anlıyoruz… Bize ulaşan  son maillerden biri, ismi bizde saklı M.G. adlı vatandaşımızdan geliyor:


“Tamamıyle size katılıyorum ve ayni fikirleri paylaşıyorum ancak; çözümün ne olacağı konusunda olağanüstü hal ilanı ve AB’nin askıya alınması ile bir fayda sağlar mıyız diye düşünüyorum? Bence radikal önlemler hemen alınmalı örneğin CHP’nin sine-i millete dönmesi ile bile, parlamento çatısı altında   çözülebilir. Seçimler yapılabilir, milli cephe mutabakat hükümeti kurulabilir vs. ama inancım o ki, VATAN ELDEN GİDİYOR”


Bu ülkede yaşamanın sorumluluğunu taşıyan, yüreğinin vatan millet sevgisiyle dolu olduğuna inandığımız değerli bir vatandaşımızın, aklından geçen düşünceleri böyle…


Başlıkta ki çağrımızı yineliyoruz:
AKILLARI BAŞA YÜREKLERİ ŞAHLANIŞA davet ediyoruz!
Yeniden 1919 yılı koşullarına döndüğümüze göre, (ki artık bu gerçeği abartı olarak değerlendirmememiz gerekiyor) yüreğimizde ki engin vatan sevgisini yeniden şahlandırıp, aklın yolunu kullanarak üstümüze gelmekte olan düşmanın karşısında KAYA GİBİ DURMALIYIZ!


İktidarın,  PKK terörüne karşı etkinliğinin ve mücadele deneyimimin yetersiz olduğu gün geçtikçe ortaya çıkmaktadır. Necati Özgen Paşa’nın televizyonda işaret ettiği bir konu gerçekten düşündürücü.“Hükümet, AKP içerisinde yer alan Doğu ve Güneydoğu illerinden yaklaşık 100 milletvekilinin partiden ayrılacağı korkusuyla, etkin adımlar atamamakta…”


Olayın siyasi yönünü böyle değerlendiren Özgen Paşa’nın görüşlerinin, birçok zihinde “acaba mı?” düşünce ve sorusu yarattığına inanıyoruz. Eğer durum böyleyse, gerçekten ülkemize çok yazık oluyor!.. Oy hesabı ile ne denli başarısız olursa olsun AKP iktidarının bu hataya düşeceğini düşünmek istemiyoruz..


Bir başka düşünce; olayların arkasında yakın zamanda İran’a yönelik saldırı plan ve hesapları içerisinde olan ABD var. Saldırı öncesi Türkiye’de hassas bir durumda başkaldırmaya hazır vatandaş potansiyeli acaba ne kadar, bunun ölçüm ve belirlenmesi var.


Sevgili okurlar…
Bu sütunlarda onlarca kez tekrarladığımız uyarımızı yineleyerek yazımızı sonlandıralım. Ne ABD’den ne de AB’ den, ülkemize kesinlikle hayır gelmez ve gelmeyecektir! Bunu iki kere iki dört eder gerçeği kadar bilmiş olun!
Her ikisi de Türkiye’nin en büyük baş belalarıdır! 
Bugün yaşamakta olduğumuz zor durumlar, bu iki “bela odağı”nın eseridir… “Aklımızı başımıza, yüreğimizi şahlanışa” götüren yol, bizim için en hayırlısı olan, kendi işimizi kendimiz görmemizdir….


E-mail: burhanaozbey@yahoo.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.